Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
kule reklam
kule reklam
Header reklam
İsmail Atasever

KAPIMIZIN EŞİĞİNDE BEKLİYOR

İki seneyi geçen sürede tüm dünyayı etkisi altına alan, ilişkin olarak Covit-19 olarak nitelendirilen Coronavirüs için çok şeyler yazıldı çizildi.
Özellikle hastalığın seyri ile ilgili açıklamalar yapıldı.

Üstelik aynı şekilde devam ediyor.

İlişkin olarak TV ekranları ve gazetelerde gün geçmiyor ki yer etmesin.

Hastalıkla ilgili bulgular bir şekilde yansıtılıyor.

Özellikle insanlığın yakasından düşmeyince…

Üstüne üstlük küçümsenmeyen sayıda ölümler olunca…

Kısaca dense ki, geçen bunca süre içerisinde Covid-19’la yatar kalkar olduk.

Kesinlikle abartı değildi.

Olamazdı…

Covid-19’un nasıl bir etki yarattığı ortadaydı…

                                                              ***

Aslında bizim tabirimizle gına gelmişti.

Nasıl gelmesin!

Bunca süre içerisinde biran olsun aklımızdan çıkmadı.

Bilhassa, tüm dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de hayatını kaybedenler olunca…

Özellikle hastalığın seyri noktasında gözlenen gelişmeler, ulusal düzeyde yayın yapan medya organlarında yansıtılınca…

                                                                ***

Gözlenen gelişmeler üzerine, ister istemez düşünüyorsunuz.

İlişkin olarak her birimizde yer eden soru, yakamızdan ne zaman düşeceği!

Yoksa etkisi daha da devam edecek miydi?

Kaldı ki insanlığın yakasından artık düşmeli diyoruz.

Zira, 2 senelik süre içerisinde zihnimizde yer ettiği için, istense de yönümüzü başka tarafa çeviremedik.

Sonra nasıl bigane kalınırdı!

Özellikle aynı süreçte konunun uzmanlarıyla birlikte, ilgili ve yetkililerden ümitli olmayı öngören açıklamalar beklendi.

İstendi ki, hastalığın seyri ile ilgili sevindirici açıklamalar yapılsın.

Yapılmalıydı da…

Böylelikle bunca süre içerisinde çekilen üzüntüler ve endişeler, bir nebze giderilirdi.

                                                               ***

Bu arada, birebir yaşadığımız olaylara karşın hastalığın seyri hangi aşamadaydı?

Biraz olsun etkisini yitirmiş miydi?

Yoksa aynı şekilde devam ediyor muydu?

Gözlenen o ki, hiç kimse kesin bir şekilde tarih veremiyordu?

Özellikle, başlangıçtan bu yana Coronovirüs ve etkisi noktasında araştırmalar yapan konunun uzmanları dahi, teskin eden açıklamalar yapamıyorlardı.

Sonra nasıl yapılsın!

Kısa bir süre öncesinde hastalığın etkisinin azaldığı gibi bir yaklaşımda bulunuldu.

Bunun üzerine tüm dünyada çok sayıda kişi, ister istemez bir rahatlama içerisine girerek, evden dışarı çıkıp gezip tozmaya başladılar.

Nasıl sevinme sinlerdi?

Nereden bakılsa bunca süre içerisinde evlerinde hapsolmuşlardı.

Şimdi dışarı çıkmaları en doğal haklarıydı.

                                                        ***

Ancak!..

Görüldü ki, henüz değişen bir şey yoktu.

Kısa bir süre için, hastalığı gidişatı üzerinde bir iyileşme gözlense de, çok kısa sürmüştü.

Covid-19’un etkisi aynı şekilde devam ediyordu.

Dolayısıyla yeniden endişeli bekleyiş içerisine girildi.

Her vesileyle şahsen vurguladığım gibi nasıl endişe edilmezdi!

Söz konusu virüsün şakası yoktu.

Etkisini yavaş yavaş yitiriyor derken, sinsice yaklaşımını sürdürüyordu.

Hem de yaş sınırı tanımaksızın…

Ve de ülke ayrımı yapmadan…

Sonuçta, her birimize düşen önemli bir göre var.

Öngörülen şartlar çerçevesinde hareket etmek.

Bize bir şey olmaz! gibi sığ düşünceye kapılmadan, tedbiri elden bırakmamak.

O takdirde, tavsiye edilen hususlar yerine getirileceği için kafamız daha bir dinç olur.

Dolayısıyla, tabir yerindeyse KAPIMIZIN EŞİĞİNDE BEKLEYEN söz konusu hastalıktan bir şekilde kendimizi korumuş oluruz.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER