Anneler Günü, 1905 yılında vefat eden annesi Ann Reeves Jarvis’in anısını yaşatmak isteyen Anna Jarvis’in çabalarıyla, 1908’de ABD’de başlattığı anma günüyle ortaya çıktı. 1914’te resmiyet kazanan gün, annelerin fedakarlıklarını onurlandırmak amacıyla zamanla dünya çapında her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanan evrensel bir gelenek halini aldı. Anneler gününün temel amacı annelerin fedakarlıklarını ve çocukları için yaptıklarını onurlandırmak.
Anna Jarvis, ilerleyen yıllarda anneler gününün ticari boyuta dönüşmesine karşı çıkmış olsa da, Anneler Günü dünya genelinde kabul görmüştür.
Türkiye’de Anneler Günü, ABD’deki geleneğe paralel olarak 1950’li yıllarda yaygınlaşmış ve Mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanması Türk Kadınlar Birliğinin girişimiyle 1955 yılında resmiyet kazanmıştır. Aynı yıl Nene Hatun’a yılın annesi ünvanı verilmiştır.
Cennet annelerin ayakları altındadır” (Arapçası: El-cennetü tahte akdâmi’l-ümmahât), Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) annelere verilen değeri, saygıyı ve onların rızasının Allah’ın rızasına ulaşmada ne kadar önemli olduğunu vurgulayan meşhur bir hadis-i şerifidir. Bu söz, annelerin fedakarlıklarına karşılık cennetin anahtarının onlara hizmet ve hürmet etmek olduğunu mecazi olarak ifade eder.
Mevlana ise anneler için “Anne sevgi denizidir , doğurmakla bitmez. Gözlerinde annesi ağlayanın gözyaşı bitmez. Anne, güzel bütün sıfatların toplandığı bir varlıktır.” sözlerini söylemiştir.
Bosch markası “ tam bir anne hikayesi”reklamını yayınladı bir hafta önce. Reklamda, elektrik süpürgesi ile ilgilenen iki kadın, çocuk sahibi olmak hakkında konuşuyorlar ve bir kadın diğerine “bende de iki tane var” , “çocuk işte” diyor ve eve gidiyor. Reklamın devamında, annenin insan yavrusu değilde köpek annesi olduğu anlaşılıyor. Bu reklam linç ediliyor. RTÜK inceleme başlatıyor, RTÜK başkanı Mehmet Daniş anayasayı hatırlayarak hatırlatıyor : Anayasanın 41.maddesi aile kavramını açıklar diyor “ anne , baba , çocuk”. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da “ annelik reklam diline indirgenerek değersizleştirilecek bir kavram değildir ve bunu bilerek yapıyorlar” gibi açıklamalarda bulunuyor. Yeni Şafak gazetesi “ Anneleri hayvan annesi yaptılar” , “ diye başlık atıyor. Tepkiler üzerine Bosch reklamı geri çekiyor, bu sefer de Yeni Şafak gazetesi “ Bosch Türkiye’nin köpek annesi reklamını kaldırdı” manşetini atıyor.
Ve geçen hafta saçma sapan annelik üzerine linç kampanyası başlatılarak gündem oluşturuldu. Burası Türkiye ; anayasanın uyulmadığı bu dönemde bir şeye dayanak bulunması gerektiğinden anayasanın 41. maddesi hatırlatıldı. Aile ve Sosyal hizmetler bakanlığı daha bir kaç gün içinde halk ile bütünleşti , annelerle kucaklaştı ama Türkiye’de değil Belçika’da.
İzmir’de Temel Conta, çoğu anne olan işçiler 516 gündür grevde, direnişte.
Esra Işık’ın annesi İkizköy muhtarı Nejla Işık ve destekçileri 40 gündür Milas Ataparkta adalet nöbeti tutuyor.Danıştay Akbelen’in kamulaştırmasını iptal ettiği halde , yani suçu teşkil eden durum ortadan kalktığı halde hala Esra Işık ve serbest bırakılmadı.
17 gazetecilik ödülü almış İsmail Arı’ nın annesi “ oğlumu serbest bırakın , bişey yapmadı” diyor.Yine bir diğer gazeteci Alican Uğur’un annesi , tutuklu belediye başkanı Murat Çalık’ın annesi, tutuklu İstanbul belediye başkanı Ekrem İmamoğlu diğer bütün siyasi tutukluların anneleri Anneler Gününde evlat hasreti çekmeyi haketmiyorlar.
Türkiye’de 2026 yılı itibarıyla,sivil toplum örgütleri ve Bekar Anneler Derneği verilerine göre boşanma ve evlilik dışı doğumlar artmış; yaklaşık 3,5 milyon bekar anne bulunduğu ve bu annelerin 7 milyondan fazla çocuğu tek başına büyüttüğü tahmin edilmekte. Bu anneler, hane reisi olarak çocuk bakımı ve ekonomik mücadele süreçlerini yönetmekte, onların derdi eve ekmek getirmek ve birçoğu anneler gününden bihaber.
Bir takım linçler , gerginlikler arasında yine bildik tanıdık her zaman ki yaptığımız gibi birbirimize anneler günü mesajları attık , çocuklarımızın hediyelerini açtık , çok teşekkürler deyip kucaklaştık. Karınca kararınca bazı çocuklar annelerine kahvaltı hazırladı , çiçekler sundu , en azından bazıları ise o gün annelerine iş yaptırmadılar, anneler iş yapmasın istediler.Başka ne yapacağız ki zaten.
Bireysel olarak günü kutlanılan anneler için kutlamalar sevimli ve tatmin edici.Bir gün bile olsa anılmak ve baş tacı edilmek gurur verici. Ama,günü kutlanmayan annelerin de olduğunu tahmin edebiliyorum.
Devletimiz de anneler gününü kutladı.Kuşkusuz, yerel ya da ulusal çapta bir takım günün anlam önemini belirten konuşmalar yapıldı. Ama öldürülen çocukların, failleri belirlenmemiş ve belirlense bile yeterince ceza almamış içi soğumamış anne ve babaların acıları gölgesinde anneler günü sevinci ne kadar yaşanabildi ki?
Bu memlekette Cumartesi anneleri , şehit anneleri adlı sivil toplum dernekleri var. Cumartesi Anneleri, 1995 yılından beri her Cumartesi günü İstanbul Galatasaray Meydanı’nda toplanarak gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerin yargılanmasını talep eden, kayıp yakınları ve insan hakları savunucularından oluşan bir topluluk.
Şehit Anaları Derneği (veya Şehit Anaları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği), terörle mücadelede evladını şehit vermiş annelerin bir araya geldiği, şehit ailelerinin haklarını savunan, terör karşıtı duruş sergileyen ve toplumsal dayanışma sağlayan, özellikle başkanı Pakize Akbaba ile tanınan sivil toplum kuruluşu.
OECD ülkelerinde aile yardımı, çocuklu ailelerin mali yükünü hafifletmek, çocuk yoksulluğunu azaltmak ve çocuk refahını artırmak amacıyla devletler tarafından sağlanan nakdi veya ayni destekler ile vergi indirimlerini kapsayan sosyal politika uygulamalarıdır. Bu yardımlar, çocuk parası, doğum izni ödemeleri, kreş desteği ve aile odaklı vergi avantajları gibi çeşitli mekanizmalarla sunulur
Türkiye’yi ve OECD Ülkeleri ile karşılaştırmak gerekirse;
Türkiye, aile yardımları harcamalarında OECD ülkeleri arasında son sıralarda yer almakta. 2024 yılı itibarıyla Türkiye, sosyal yardım harcamalarında 491 milyar 700 milyon TL’lik bir bütçe ayırmış olsa da, kişi başına düşen destek oranları OECD ortalamasının altında.
Öyle bir hal ve durum içindeyiz ki artık gençler evlenmiyor , evlenenler çocuk sahibi olmuyor. Türkiye doğurganlık oranı %1,5’a kadar düşmüş durumda. Bu orandaki düşüş sebepleri arasında, teknoloji ve küreselleşen dünyanın değişim etkisinin yansıması var tabi ki, ancak , asıl mesele ülkemizde güvenlik, ekonomik ,eğitimsizlik, ahlak yoksunluğu, liyatkatsızlık, anti demokratik hukuksuzca yapılan hamleler, toptan kalitesizlik gibi unsurların ülkeyi ele geçirmiş olması büyük etken. Ve böyle bir Türkiye’de yaşayan depresif Türk gençleri, önünü göremediği yeni Türkiye’ye çocuk getirme ve getirmeme çelişkisi yaşıyor. Ve kimisi de evcil hayvan ebeveyni olmayı tercih ediyor, ya da benim gibi hem insan hem de evcil hayvan annesi olmayı seçiyor.
Böyle kafalar karışık memleket insanlarının yaşadığı ve her gün farklı bir gündeme uyandığımız , sorunların bir değil binbir dağ gibi yığıldığı yeni Türkiye’de bırakın şu Türk aile yapısına uygunluk ya da aykırı meselesini, yapıcılığa odaklanın. Ne kadar kırılgan bir Türk aile yapımız varmış ki hemen bir reklam ile tuz ile buz oluyor. Anlıyorum ki Türk aile yapımız sanıldığı gibi sağlam bir aile yapısına sahip değil, yapının duvarları çatlak. Ve yönetenlerin bu yapıyı sağlamlaştırma sorumluluğu var. Aile destek planlaması yapılması gerekliliği var.Tekrar güçlü aile yapısının inşa edilmesini gerektiren uygulamalar ve tedbirlerin alınması,ve bu tedbirlerin acilen pratiğe dökülmesine ihtiyaç var.
Hem bekar bir anne, hem de insan çocuk ve evcil hayvan annesi olarak bu durumla oldukça mutluyum.
Bu kimi ve neden ilgilendirsin?
Bütün Anne Yüreklilerin Günü Kutlandı ve bu sene de böyle bitti.
Sevinç Son Sözüm :
1.Muğlaspor ile Seza Çimento Elazığspor maçı sonucunda 10. penaltı atışlarında 8-7 skoru ile öne geçerek 1.lige yükseldi. Gururlandık , Teşekkürler Muğlaspor Kulübü
2.Geçtiğimiz Cumartesi günü Galatasaray Antalyaspor’u 4-2 yenerek Süper Ligde üst üste 4.kez şampiyonluğu elde etti. Bir Fenerbahçe taraftarı olarak Galatasaray’ı tebrik ediyorum.

YORUMLAR