Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Hakan Canel
Hakan Canel

Sulak alanlarımızı korumalıyız

Ülkemizdeki sulak alanlar ekosistemin ve su kaynaklarımızın sigortası durumunda. Bu önemine rağmen ne yazık ki sulak alanlarımızı da her geçen gün kurutuyor yok ediyoruz. Ne uğruna? Biraz daha rant ve aç gözlülük uğruna.

Ülkemiz öyle sanıldığı kadar su zengini bir ülke değildir. Ülkemiz küresel ısınmanın da etkisiyle gittikçe azalan bir yağış rejimine sahiptir. Bunun etkilerini kurak geçen kış mevsiminin ortasında olmamıza rağmen görüyoruz. Suyun petrolden daha değerli olduğu günümüzde gerekli önlemlerin gecikmeden alınması şarttır.

Son yıllarda dünyada yaşanan iklim değişiklikleri nedeniyle ülkemizde yaşanan aşırı sıcaklar ve kuraklık, sulak alanlarımızı olumsuz etkilemektedir. Tarım alanlarında aşırı ve bilinçsiz su kullanımı özellikle yer altı su seviyelerini düşürmüştür. Bu da su rejiminin zarar görmesine ve dolayısıyla da yer altı suları için adeta rezerv görevi yapan sulak alan ekosistemlerini olumsuz etkilemiştir. Bu yıl ülkemizde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, düşen yağışların da normallerin altına kalması tarımsal kuraklık riskini gündeme getirmiş, yer altı su kullanımını artırmıştır.

Bunu Konya bölgesinde çok net bir şekilde görüyüroz. Yerüstü su kaynaklarımızı doğru düzgün kullanamadığımız gibi yeraltı su kaynaklarımızı da hunharca tüketmekteyiz. Konya ovasında devasa toprak çökmeleri, devasa obrukların oluşması bunun sebebidir ve her geçen gün artmaktadır.

Sulak alanların korunması artık tıpkı yerli tohumlarımızı ve topraklarımızı korumak kadar yaşamsal bir mecburiyet halini almıştır. Son dönemlerde ülkemizde yaşanan kuraklıklar, yer altı ve yer üstü sularımızın bilinçsiz bir şekilde kullanımı, tarımdabilinçsiz olarak kullanılan kimyasallar ve zirai ilaçlar, sanayiden kaynaklanan kirlilikler nedeniyle sulak alanlarımız elimizden çıkmaktadaha da önemlisi biyoçeşitliliğin kaybolmasına neden olmaktadır. Ülkemizin sulak alan ekosistemlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak ve korumak zorunluluğumuz vardır.

Sulak alanların korunması için öncelikli ve mutluka yapılması gereken iki şey vardır, bilinçsiz su kullanımını ve yapılaşmayı önlemek. Sulak alanlarımız mutlak surette korunmalı, hatta kaybetmekte olduğumuz sulak alanları geri kazanmak için gerekli çalışmalar titizlikle uygulanmalıdır.Sulak alanları etkileyecek yatırımların projelendirilmesinde yatırımın yapılacağı bölgenin ekolojik, biyolojik, hidrolojik yapıları incelenmelidir.Bu alanlarda yapılaşmaya izin verilmemelidir. Su ihtiyacının giderek arttığı ülkemizde tüm sulak alanlarımızın akılcı yönetim planları, havza bütünlüğü içinde ve koruma-kullanma uyumu gözetilerek tamamlanmalı ve uygulanmasına başlanmalıdır.Ülkemizde su potansiyelimizin yüzde 70’ine yakın kısmının tarımsal sulamada kullanıldığı düşünüldüğünde sadece tarımda basınçlı sulama sistemlerine geçerek yapılacak olan su tasarrufu ile sulak alanlarımız üzerindeki baskıyı azaltmak mümkün olacaktır.

Unutmayalım birçok şey olmadan hayatımızı idame ettirebiliriz. Ama su, koprak ve yerli tohumlarımız olmadan asla….

Bu haber 4 kez okundu.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER