DOLAR 8,6196-0.36%
EURO 10,3169-0.2%
ALTIN 496,980,47
BITCOIN 29438716,02%
Muğla
29°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

  • Hamburger Menü 1
  • Hamburger Menü 2
  • Hamburger Menü 3
  • Hamburger Menü 4
  • Hamburger Menü 5
  • Hamburger Menü 6
  • Hamburger Menü 7
Hakan Canel

Hakan Canel

20 Haziran 2021 Pazar

Kıbrıs-Bayraktar Bozkurt

Kıbrıs-Bayraktar Bozkurt
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(önceki yazıdan devam)

Kenan Çoygun silahların bir kısmını Kıbrıs TÜRK Alayında saklamıştı. TÜRK kesimi kuşatma altında olduğu için onları da alıp dağıtmak istiyordu. Ancak TÜRK alayı Rum birlikleri tarafından çevrili idi. Tek çare Türk Büyükelçisini ikna edip, Resmi araba ile bunlar çıkarılabilirdi. TMT lideri Bayraktar BOZKURT Kenan Çoygun bunu elçiye nazikane bir şekilde anlattı, karşı çıktı, bir kaç defa denedi karşı çıktı. Sonunda silahı elçinin kafasına dayadı yapıyor musun yapmıyor musun sorusu sordu, sonunda razı oldu. Büyük badireler atlatılarak görev başarılır. Kenan Çoygun az kişiyle mücadelenin zorluğunu biliyordu. Türk alayındaki genç Türk askerlerini zaman zaman irtibat kurarak TMT mücahitlerinin yanına katar görev yapılır. Kimseye fark ettirmeden birliklerine geri gönderirdi. Bunlar çok büyük risk almalar korku ve güven veren hareketlerdir. Ancak lider, Bayraktar bir BOZKURT bunları yapabilirdi. 1965 yılı Mart ayına gelindiğinde 7000 bin BM Barış Gücü askeri yerleşmiştir.

Kenan Çoygun: Bir gün TMT Teşkilat arkadaşlarını, bir bölükte toplantıya çağırır. Bir bakarlar elinde sazı ile Kenan Çoygun içeri girer. Tek tek herkesten bilgi aldıktan sonra. Haydi efeler diye seslenir, sazını çalmaya başlar. Sonra döne döne harika bir şekilde SARI ZEYBEK oynar herkesi etkiler.

Hiç moralinizi bozmayın, biz haklıyız ve kazanacağız diyerek tek tek gelenleri uğurladı.

1964 Ocak ayında Türkler: Devlet dairelerinden ,bakanlıklardan atılmıştı. Dr. Fazıl Küçük başkanlığında bir genel komite kurulur. Bir devletin fonksiyonlarını yapacak şekilde Kenan Çoygun burayı örgütler ve çalışır hale getirir.

Kenan Çoygun bunu yaparken Kıbrıs Türkü’nün büyük küçük, genç yaşlı kadın erkek bu mücadelenin içinde olması için herkesin derdiyle, işiyle aşıyla uğraşmıştır. Türkiye’den gelen yardımı eşit olarak 300 KL Kıbrıs kamu görevlisine vererek, onları, milleti birbirine kenetlemiştir.

Kıbrıs Türk’ünün Moral motivasyonu için Bir Radyo kurulmasını düşünür. Bayrak Radyosunu kurar. 1965 Yılında 19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR Bayramını, bütün zorluklara rağmen YUSUF KAPTAN stadında kutlar. Bu bayram Rum tarafına Enosise ulaşamayacağınız mesajı olur. Yıl 1967. Ortaklık anlaşmalarla düzelecek diye Kenan Çoygun geri çağrılır. Bütün Kıbrıs ayağa kalkar. Onlar Kenan Çoygun’u Kıbrıs’ın Paşası olarak bilirler.

Kenan Çoygun Kıbrıs’tan ayrılmak için BM barış gücü Kıbrıs Rum kesiminde bulunan Lefkoşa Hava alanına Silahsız seyahat etmesini ister. Kenan Çoygun, bir Türk subayı silahını asla vermez der. Rum polisi veya askeri beni durdurup yoklamaya kalkarsa silahımı çekip vururum der ve silahını vermez. BM Barış Gücü Rumlarla muhatap etmeden uçağa kadar götürürler. TMT Bayraktarı BOZKURT KENAN ÇOYGUN Türkiye’dedir.

1973 yılında Tuğgeneral rütbesi ile emekli oldu.12 Ekim 2005 yılında vefat eder.

(Altaylı.net’ten naklen)

Devamını Oku

RODOS

RODOS
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugün sizlerle geçen haftaki üç günlük RODOS gezi notlarımı paylaşmak isterim. Yediğim içtiğim bana kalsın lakin Rodos’ u sizlere tanıtayım.

Dodecanese” denilen 12 adaların en büyüğü ve yönetim merkezi olarak geçiyor Rodos. Tarihi dillere destan, taş devrinden bile kalıntılar var adada. Ege ve Akdeniz’in birbirine karıştığı noktada yer alması sebebi ile konum açısından çok kıymetli yapıyor adayı.

Adaya en büyük yatırım, 1522 yılında Kanuni tarafından fethedilene kadar adayı yöneten Rodos Şövalyeleri tarafından yapılmış. 400 yıl Osmanlı egemenliğinde kalan adada Osmanlı izleri de kolaylıkla görülüyor. 1912’de ise Rodos İtalyan egemenliğine geçiyor. Yunanistan’a katılması ise 1947’yi buluyor. Dolayısıyla 1923’te yapılan mübadeleden Rodos’ta yaşayan Müslümanlar etkilenmiyor ve Türkiye’ye taşınmıyorlar. Adada hala yaşayan Türk nüfus olması da bu durumdan kaynaklanıyor. Adanın en büyük yerleşim merkezi Rodos şehri. Onun dışında Lindos da adanın güney doğusunda önemli bir şehir.

RODOS ADASI’NA NASIL GİDİLİR?

Öncelikle pasaportumuzu ve vizemizi ayarlıyoruz. Vizemiz ya konsolosluklardan alınmış Schengen vizesi olacak, ya da Yunanistan’ın Türklere uyguladığı “kapıda vize” ye başvuracağız. Kapı vizesi için en az 3 gün önceden bir turizm acentesi ile irtibat kurup basit birkaç belge vermeniz isteniyor. Konsolosluktan alınan vize daha uzun süreli, daha ucuz ama zahmetli iken; kapıdan alınan vize pahalı, kısa süreli ama zahmetsiz oluyor.

Rodos’a Marmaris’ten haftanın her günü birkaç defa, Bodrum ve Fethiye’den de haftanın belli günleri feribotlar kalkıyor. Marmaris’ten kalkanlar zaman ve fiyat olarak en ekonomik olanı. Feribotlar günübirlik gidip gelenler daha az öderken, konaklamalı seyahatler daha pahalı. Yolculuk yaklaşık 1 saat sürüyor.

Rodos Adası’nın çeşitli yerlerine toplu taşıma ile ulaşmak mümkün. Rodos’ta kalenin dışında MANDRAKİ LİMANI’ na yakın bir yerden otobüsler kalkıyor. Yine Mandraki limanından kalkan tekneler ile Lindos’ a ve Anthony QUİNN’in koyuna deniz aracılığıyla ulaşabilirsiniz. Anthony Quinn koyunun ismi ise Nikos KAZANCAKİS’ in ünlü romanı “ZORBA” nın sinemaya uyarlanması sonucu Zorba karakterini canlandıran Anthony QUİNN’ in denize girdiği koya onun ismini vermişler. Bu romanı okumadıysanız okumanızı tavsiye ederim. Bunun yanında sizi belli başlı yerleri gezdiren bir mini tren de var.

RODOS’TA NEREDE KALMALI?

Ortaçağ atmosferindeki “kale içi” bölgesinde kalmak araba kiralamaya ihtiyaç duymayacağınız için mantıklı olabilir, zira bütün atraksiyon bu bölgede dönüyor. Rodos’un “yeni şehir” bölümü, yani kalenin dışında kalan bölümü bizim tercihimiz oldu. Rodos Casino’ ya yakın birçok otel var, pansiyonlardan yıldızlı olanlara kadar. Yeni şehirde de birçok mağaza, kafe, restoran olduğu için nispeten canlı bir bölge. En önemlisi de önünde denize girebileceğiniz bir plaj var. 1-2 gece Rodos eski veya yeni şehirde kalmak ama en az 1 geceyi de Lindos ’ta geçirmek daha mantıklı.

RODOS’TA GEZİLECEK YERLER:

Rodos, Unesco Dünya Kültür Mirası listesinde ve en iyi korunmuş ortaçağ kentlerinden biriymiş. Rodos merkezde “old town” denilen “eski şehir” veya “kale içi” olarak bahsedeceğim bölge en önemli nokta. Ortaçağ kokan, surlar ile çevrili bölgedeki canlı sokaklarda taş binalar, şirin hediyelik eşyacılar, restoranlar, barlar ve hatta camiler bile var.

Adanın bir süre İtalya egemenliğinde kaldığı belli, “meydan” kültürü var burada da. Eski şehrin kalbi HİPOKRAT MEYDANI’ nda atıyor. Hipokrat Meydanı’nı ortasındaki çeşmeden tanıyabilirsiniz. Bu meydana açılan birbirinden hoş sokaklara girip çıkın, hiç ummadığınız sokakta güzel mekânlar bulabilirsiniz. Hipokrat Meydanına açılan sokakların en ünlüsü SOKRATES CADDESİ.

BÜYÜK ÜSTATLAR SARAYI, Sokrates Caddesinin sonunda, kale içi bölgesinin yüksek bir yerinde konumlanmış. Vakit varsa sarayın içi gezilmeli ve saraydan yokuş aşağı inilen zemini tek tek elle döşenmiş taşlarla bezeli ŞÖVALYELER SOKAĞI’ nda da yürünmeli.

Arkeoloji müzesi de tarihe ilginiz varsa es geçmemeniz gereken bir yer. Rodos’ta gezerken birçok cami göreceksiniz. İBRAHİM PAŞA CAMİSİ Rodos’ta ibadete açık olan tek camii.

Kale içinden çıkıp yeni şehir tarafına yürüdüğünüzde MANDRAKİ LİMANI’ nı görüyorsunuz. İki sütun üzerindeki geyiklerden tanıyabilirsiniz limanı. Eskiden bu noktada geyiklerin olduğu yere ayaklarını basmış dev bir heykelin olduğuna inanılıyor. “KOLOSSOS” adlı Rodos Heykeli Antik çağda dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul ediliyormuş. Heykel, Yunan Güneş Tanrısı HELİOS’ u temsil ediyormuş. M.Ö 304 yılında yapılmış bu heykelin M.Ö 225’te bir deprem sonucu yıkıldığı rivayet ediliyor. New York’taki ÖZGÜRLÜK HEYKELİ de KOLOSSOS’ tan esinlenilerek yapılmış.

Rodos’ta kısıtlı zamanı olup sadece merkezde konaklayacak olan tatilcilere ELLİ BEACH’ de denize girmelerini önerebilirim. Ancak zamanınız uzun ise Antik Yunan mitolojilerindeki sahneleri andıran görüntüsü ile tatil beldesi KALİTHEA ve plajını ıslarla tavsiye ederim.

LİNDOS da Rodos’ ta mutlaka görülmesi gereken mekânlardan biri. Lindos, bir tepe üzerine inşa edilmiş beyaz evleri ile Bodrum’ u andırıyor. En tepede Lindos Akropolisi var. Tarihi kalıntıları incelemenin yanı sıra süper bir manzara izleme şansınız mevcut. Bu tepeye ise eşekler ile çıkılıyor. Bu eşekler Lindos’ un simgesi olmuş durumda.

RODOS’TA GASTRONOMİ:

Rodos kale içinde en çok öne çıkan 2 restoran ismi var: ROMİOS ve ALEXİS. Alexis’ in konumu çok daha ayaküstü, Romios’un ise bahçesi çok zevkli döşenmiş. Alexis; Daha çok balık üzerine bir restoran, her deniz ürününü yemiyorsanız yiyecek bir şey bulmakta zorlanırsınız. Romios’ a oturmadığımız için bir şey söyleyemeyeceğim. Yeni şehir bölümünde ise TAMAM RESTORAN ise tam bir Ege mutfağı harikası. Burada yiyebileceğiniz her şey nerede ise çok leziz ve efsane.

Canınız Türk çayı çekerse veya bu tür mekânları seviyorsanız Sokrates Caddesi üzerindeki “MEVLANA” kahvesine uğrayabilirsiniz. STANİ PASTANESİ adanın en iyi tatlılarını yapıyormuş. Buranın klasik tatlısı “Galaktoboureko” denenebilir.

Velhasıl Ege’ nin bir parçası ve bize hiç de yabancı olmayan Rodos mutlaka keşfedilmeli…

Devamını Oku

Kıbrıs-Bayraktar Bozkurt

Kıbrıs-Bayraktar Bozkurt
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(önceki yazıdan devam)

Bu dönemde BAYRAKTAR Kenan Çoygun artık ortaya çıkmaya başlar.

Adayı 24 saatte alacaklarını sanan Rumlar, Şanlı direniş karşısın da şaşırır kalırlar. Fakat Türk kesiminin de artık gücü kalmamıştır. Bayraktar BOZKURT (Kenan Çoygun) son çare Ankara’yı arar eğer yardım gelmezse, haklı bir nedeni olacağını düşüneceğiz. VATAN SAĞOLSUN. Mesajını çeker. Türkiye milletçe sizlerle beraber. Dayanın Jetlerimiz yolda Cevabını alır. Türk Jetleri Semada görülür. Tek mermi atmadan Rumlar baskını sona erdirirler.

Kenan Çoygun, İnanç, cesaret, kararlılıkla en kanlı saldırıyı son anına kadar karşı koyar ve gereğini en güzel bir şekilde anlatır ve yaptırır.

Lefkoşe, Küçük Kaymaklı, Arpalık, Yeni şehir Bölgesinde, Erenköy’de, Bafta, Beşparmak dağlarında, Mücahitlerin kahramanlıkları Kenan Çoygun’un savaş kabiliyeti, bizzat katıldığı çatışmalarda gösterdiği başarılar, bu işin kahramanlığını aşmıştır. O gün Kenen Çoygun olmasaydı, Kıbrıs’tan Girit gibi söz eder olabilirdik.

Kenan Çoygun bunları yapabilmek için Rum tarafına özel yetiştirilmiş insanları erzak almak için gönderir. Rumlar bizimkiler sizleri basıp taciz etmişler derler. Türk’de biz duymadık biz balodaydık diye cevap verdirirdi dış baskılara karşı tarafı baskı altına alırdı. Erzak almaya giden kişi 100 ekmek alacaksa 200-250 ekmek aldırır. Bizim oralara dağlardan adamlar gelip ekmek alıp gidiyor diye söyletirdi. Bunlar Türk askeriymiş dedirterek Rumları baskı altında tutardı.

23 Aralık Lefkoşe de Rum polisi yoldan geçen Türklere ateş etmiş. Bir Türk Öldürülmüştü, ancak bu sırada 3 kişilik TMT mücahit timi çok büyük bir cesaretle ateş ederek bir kaçını yaralamıştır. Hiç bir şeyde yapamamışlardır.

Kenan Çoygun saklanan silahları dağıtmak için Ankara’dan haber bekliyordu. İzin gelmemişti. Divanı harbi göze alarak, saklı yerlerden silahları çıkarıp dağıttı. (devamı var)

(Altaylı.net’ten naklen)

Devamını Oku

Kıbrıs-Bayraktar Bozkurt

Kıbrıs-Bayraktar Bozkurt
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kıbrıs Cumhuriyetini Yunanistan’a bağlamak amacıyla Rumların 1958 yılında başlattıkları Türklere karşı baskı, yıldırma ve yok etme politikalarına karşı o zamanki Türkiye Cumhuriyeti hükümeti dışişleri bakanlığı aracılıyla Kıbrıslı Türkleri korumak, onları Rum çetelerine karşı kendilerini yeterli korumayı sağlamaları için bir çalışma başlatır.

Birimin başına Em. Gnr. Daniş Karabelen Ankara’daki birime Bnb. İsmail Tansu Kıbrıs’taki göreve Yb. Rıza Vuruşkan getirilir. Rıza bey adaya İş bankasını teftiş için gönderilir. adı Ali Conan’dır Görevi TMT Başkanı; (BAYRAKTARDIR)

Artık bir şekilde yeraltı eğitim çalışmaları başlatılır. Türkiye’ye özel birimler şeklinde gelinerek kamplarda eğitilirler. Bu arada baskılar, yıldırmalar artar. buna karşı Türkiye’den gizli silah sevkiyatı TMT’ye başlar.

Türk gemicileri Kemal Sadıkoğlu, Muhittin Topcuoğlu ve Kıbrıslı TMT üyeleri adaya gizli gizli silah taşırlar, TMT üyelerinden Arı gurubu adı altında adaya 7. defa silah taşırken Asaf Elmas, Hikmet Rıdvan şehit olurlar bu arada beş bin mücahit silahlanır. Yine 1959 yılında elma adlı tekne silah taşırken İngiliz savaş gemilerince yakalanır. Ankara’dan emir derhal tekneyi batırın olur Asb. Bşç. Ali Levent “- Emredersiniz VATAN SAĞOLSUN TMT VAROLSUN” Son Sözü Olur.

Sene 1960 Türkiye’de ihtilal olur. iki yıl Kıbrıs unutulur gibi görülür. Ama Kıbrıs’a yeni bir Bayraktar atanır, Kıbrıs Lefkoşa Büyükelçiliği İdari Ateşeşi olarak adı KENAN ÇOYGUN ama Kıbrıs’a TMT’nin başına geçmesi için gönderilmiştir, adı Kemal Coşkun olarak bilinir Kod Adı. BOZKURTTUR

Adaya gelen Kenan Çoygun Lefkoşe’nin Rum kesimine yerleşir, 6 ay kadar EOKA lideri Girivası adım adım takip eder. Sonra eşini ve küçük oğlunu Kıbrısa getirir diğer iki çocuğunu Türkiye de bırakır. 5 yıl içinde de hiç Türkiye’ye dönmez. Çocuklarını da göremez, silah arkadaşları onlara yardımcı olurlar. Kıbrıs’ta Denktaş’la karşılaşır. Ondan güvendiği arkadaşlarının isimlerini ister. Sene 1963 olmuştur. Rum bölgesindeki Bayraktar Camii Pertev Paşa Türbesi, Ömeriye Camii ikinci defa saldırıya uğrar. Ekim 1963 de KARPAZ Bölgesinde toplanan EOKA cemiyeti cumhuriyeti yıkıp ilhakı gerçekleştirmeğe karar verir. Aralık ayında da Lefkoşe Türk lisesi Rum Polisler tarafından basılır, Türk öğrenciler yaralanır. 1963 Noeli kanlı Noel olarak anılacak baskınlar yapılır. Rumlar başkent Lefkoşe’ye sahip olunca. Kıbrıs’a hakim olacaklarını sanırlar. Kaymaklı Kasabasını alıp Lefkoşe’ye giden yolu kesmek istiyorlardı. EOKA’nın başına NİKOS SAMPSON gelmiştir. TMT teşkilatı olası saldırıya karşı hazırdılar. Oradaki Türkleri güvenli yerlere yerleştirdiler. (devamı var)

(Altaylı.net’ten naklen)

Devamını Oku

Anadolu’daki ilk Türk camisi

Anadolu’daki ilk Türk camisi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kars, Ani Harabeleri içinde Anadolu’da inşa edilen ilk Türk camisi olan Manuçehr Camii biraz yorgun olsa da 942 yıldır nöbetine devam ediyor.

1064’te Ani’yi fetheden Alp Arslan şehrin idaresini Manuçehr’e bırakmış, o da vakit kaybetmeden imara başlamış. Şehrin ulu camisi olan bu yapının 1071-72 yıllarında tamamlandığını biliyoruz.

Arpaçay’a bakan yamacın kenarında yer alan caminin doğu kısmı, eğimden dolayı fevkani, yani iki katlıdır. Batı cephesinin tamamı, güney cephesinin batı bölümü, harimin bir kısmı, mihrabın tamamı ile minarenin şerefe üstündeki kısmı yıkılmış durumdadır. Neyse ki minarenin ayakta kalan bölümü üzerinde siyah renkli taşlarla kufi hatla nakşedilmiş “Bismillah” yazısı ziyaretçileri karşılar. Harim tavanında siyah ve kırmızı taşlarla örülmüş yıldız motifleri, fotoğrafta gözükmese de uçsuz bucaksız bir gökyüzü ferahlığıyla kubbeyi bir kılıf gibi muhafaza etmeye devam ediyor.

(Tarih Gazetesi’nden naklen)

Devamını Oku