İLİMİZDE GÜLÜMSEMEK

Birkaç haftadır ilimizde yaşayan yazarların kitaplarından bahsettik. Şimdi de corona virüs ve yollar diyelim… Corona virüsün Türkiye’ye gelmesi ile birlikte ilimizde gülümseten görüntüler oluşmaya başladı. Bir eczanede maske takan eczacı ve çalışanları, vatandaşların şaşırmasına yol açtı. Bunu gören bir ilaç tanıtımcısı bir ilaç göstererek bu ilacı için, corona virüsten hasta olmazsınız dedi. Tam bu sırada kasklı bir motorcu kaskı ile içeri girdi giysisi ile birlikte tam karantinadaki görevli görüntüsüne benzer bir görüntü verdi. Maske satışları artmaya başladı. Yetkililerden garip açıklamalar gelmeye başladı. Dünyada bu virüsten ölen sayısı ortada iken bir televizyon kanalında grip %10, corona virüs %3 öldürüyor gibi garip bir açıklama vardı halbuki hiçbir yerde böyle bir bilgi yok. Mantık çizgisinden uzaklaşmamak lazım kanaatindeyim yoksa güvenilirlik kalmaz. Corona virüs şöyle dursun ilimizde gülümseten başka görüntüler de var.

Gerçi gülümser misiniz hiddetlenir misiniz bilmem ama…Muğla’da yollar konusu, tek yön uygulamaları… İlimizde hayatı kolaylaştırmak üzerine bir daha mı düşünülmeli acaba… Örneğin Koca Yunus ne der; “Gelin tanış olalım/ İşi kolay kılalım”. Bu noktada acaba ilimiz ne durumda?

İlimizde yollar yeniden yapılıp bazı yollar daraltılıp tek yön haline getirildikten sonra yollarda uzun kuyruklar oluşuyor. Araba yoğunluğu en fazla il olan Muğla’da tek yön uygulamasından sonra trafik sıkışıklığı ciddi sorunlar oluşturmaya başladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 23 milyondan fazla taşıtın olduğu Türkiye’de ortalama her dört kişiden birine bir araç düşüyor. Nüfusuna oranla en fazla aracın düştüğü şehir yüzde 51,7 ile Muğla iken ilimizi yüzde 50 ile Burdur ve yüzde 44,6 ile Antalya takip ediyor.

Büyükşehir Muğla büyük şehir olmadan çift şerit yollara sahipti, büyük şehir olunca bazı ana yollarda tek şerit yola düştük! Bu da herkesi şaşırttı doğrusu. Gelişmeler ileriye doğru olmalıdır ancak bu yönde büyük şehir Muğla’ya bu yol uygulamaları düzeni, maalesef oturmadı gibi. Kimse kusura bakmasın ama bu tip uygulamalarda beyin fırtınası yapılması gerek, her meslek grubundan bu tip işlere kafa yoran insanlara danışmak lazım.

Büyük şehirlerde yollar en az çift şerit olur, acelesi olan sol şeritten gider ancak Muğla’da bazı ana yollarda bu imkân yok. Örneğin Uğur Mumcu Bulvarındaki Helvacıoğlu önünden Aylin Karaca Kavşağına çıkan yol böyle, yol tek araçlık. Yolun yanı taş şeritli bisiklet yolu şeklinde, ambulans için geçecek yer yok ancak uçan otomobil tarzı ambulansla çözülür bu iş, yollar yeni yapıldığına göre… Büyük şehirlerde ambulans sireni duyulunca araçlar yolun kenarlarına geçip ortayı boşaltıyorlar ambulans ortadan geçip gidiyor. Eskiden emniyet şeridi vardı en kötü ihtimalle ambulans oradan geçer giderdi şimdi bisiklet yolu yapılmış ve bu yolu ayıran yere araç geçmesin diye taş şerit çekilmiş, ambulans buradan geçemiyor. Bisiklet yolu olsun bir diyeceğimiz yok fakat yollar gereksiz yere daraltıldı gibi, kaldırımlar fazla geniş tutulmuş örneğin bu bahsettiğim yolda.

Büyük şehir komşu il Denizli’nin yolları, yolların yapısı, yol mantığı örnek alınmalıydı zannımca. İsmet Tayyaresinin olduğu yerdeki 2 göbek de bir garip oldu, sürüş sırasında bu garip durum sürücülerce fark ediliyor. Yol akmıyor halbuki yol akmalı tıpkı bir şiir gibi iyi yazılmış sürükleyici bir yazı gibi. Maalesef Muğla’da yol akmıyor bu yüzden trafik sıkışıklığı var. Bu iki göbek insana kulağını direk göstermek varken dolandırıp göstermek niye dedirten cinsten, alan geniş ama değerlendirilmemiş maalesef.

İsmet Teyyaresinin oradaki geniş alan inşaatı başladığında iki göbek yapılacağını bilmiyorduk farklı düşünmüştük doğrusu o geniş alan büyük şehire yakışır bir şekilde yapılacak sanmıştık. Büyük şehirlerdeki gibi alttan geçirilirdi yollar, üstten geçirilirdi iki göbek yerine farklı, daha pratik, akan yol yapılabilirdi. Yollar büyük şehir, büyük şehir olmadan daha mı iyi idi ne… Haddim olmayarak bunu söylüyorum. Yaşantıyı kolaylaştırmak esastır. İnsana hizmette, halka hizmet Hakka hizmet anlayışından bakmak gerekir, düşüncesindeyim pek çok kişi de aynı fikirde, bu kadar kişi yanılıyor olabilir mi?

Örneğin İsmet Teyyaresine doğru giderken yol üzerindeki Migros marketin arkasındaki sokak, yani Migros Marketin arkasındaki sokaktan İsmet Teyyaresine doğru dönülen yol tek araçlık, yolun dönüşü yine çok kötü yapılmıştı, sanırım bu fark edildi oraya dönüş yasaklanmış orası da tek yön olmuş. Fakat bu çözüm mü? Eski mezarlığın önündeki ışıkların olduğu yol da keza öyle akmıyor.

Akyol’dan gelirken Sabri Acarsoy İlkokulunun önünden geçen Turgut Reis Lisesine çıkan Rıfat Ayaydın Caddesi de bu caddenin devamındaki Hasan Ercan Caddesi de iki şerit fakat tek yön olmuş bu da oldukça yaşantıyı zorlaştıran bir uygulama. Hele “Pazar Pazarı” önünden Menteşe konutlarına doğru giden yolda, Abdi İpekçi Caddesinden Barış Sokağa dönülen yolda, o yola dönüşe dar bir giriş verilmiş, yol ortasına blok konulmuş, bu dönüş yerine yakın sakın ola araç sollamaya çıkmayın çıkarsanız yol bitiyor yolun ortasına blok yapılmış, blok aniden karşınıza çıkıyor, yolun mantığı yok anlayacağınız…

Acaba şehrin yaşanmaz hale gelmesi birilerinin prim yapmasına mı sebep oluyor hepsini düşünmek gerekir. Nasıl bir hesap var, var mı? Var ise ki var gibi gözüküyor olan yine vatandaşa oluyor. Bu tek şerit yollarda uzun trafik kuyruğuna katlanan vatandaş park yeri de bulamayınca kısa bir iş için arabasını bırakınca hemen kamera ile çekilip adrese trafik cezası geliyor. Tek yön uygulaması zaten hayatı zorlaştırmışken, vatandaş iş çıkışı yorgun park yeri de bulamayınca tek yön yollarda Muğla gibi küçük bir yerde yolunu kaybediyor.

“Yol, iki yer arası değildir; yer, iki yol arasıdır” der, Oruç Aruoba. İlimizde iki yol arası olsa yer olacak da…İki yol yok! İki yol arası konusu düşünülmeli… Bir kötü gün dostu arkadaşım şöyle dedi “Yollar var gidilesi, yollar var gidilip dönülmeyesi…” Gidilesi yollara kavuşacağımız daha pratik bakış açısına sahip, diğer büyük şehirleri bilen, yolları bu gözle değerlendiren, vizyonu geniş kişilere danışılarak yola çıkılmalı sanki…

Yollar ve corona dedik bugün… Corona ile mücadele yolları bir de ilimizin yolları… Milletimiz zekası ile yine her zamanki gibi yaratıcı şekilde corona virüsü tiye alıyor. Corona sen çok yanlış ülkeye geldin gibi söylemler, milletimizin zekası ile yaratıcılığını ortaya koyup mizaha döktüğü durumlar, tabii ki gülümsetiyor. Laz Player, #koronavirüs #coronavirüs başlık etiketi ile oy corona corona adlı aşağıdaki Karadeniz şarkısını bestelemiş.

                        Oy corona corona, çıktım dünya turuna

                        Bize gelsen ne yazar, maske taktık buruna

                        Virüs kaptım corona, yaşar mıyım sor ona

Uzaklarda yârim var, ben ölürsem corona

                        Virüs yayacak mısın, yaysan doyacak mısın

                        Bu kadar söz üstüne, bize kıyacak mısın

                        Coronanın oyuni, göreceğiz boyuni

                        Ben demiş idim size, Amerika oyunu da

Amerika oyuni

Ülkemizin ve ilimizin corona virüsle imtihanı çetin ve bir o kadar da mizahi geçecek, gülümsetecek gibi gözüküyor. Çin’de maske kuyruğu bizde kolonya kuyruğu olmuş… Corona ve yollar dediğimiz bugünde, ne diyelim… “Yoldan giden yorulmaz” atasözünce yoldan gidelim ki yorulmayalım, eyvallah.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı