Altın tepsi üzerinde HAK sunuyorlar bana;
iyi giyimli ve fit olduğu bir bakışta anlaşılan genç, referans yapıp 24 ayar altın tepsiyle önümde eğiliyor.50 punto gümüş harflerle 50cm genişliğindeki
“H A K”. Altın tepsideki gümüş hak.
Bana sunulmuş; şaşırıyorum, afallıyorum, kirpiklerimi kırpıştırıp, gözlerimi kısıyor ve tekrar tekrar açıp bakıyorum.Evet gerçekten de bana verilmiş Hak. İnanamıyorum. Kendiliğinden dudaklarım gevşiyor, kocaman bir gülümseme beliriyor yüzümde.Yüzüm artık tek bir gülümseme emojisi.
Yoo, hiç öyle bir şey yok.
110 Doruk Maden işçisi 19 gün önce Eskişehir’den Ankara’ya yürümek için yola dökülmediler.Yüz seksen kilometre yol kat etmediler. Ankara Kurtuluş Parkında konaklamadılar. Dokuz gün açlık grevine girmediler.Enerji Bakanlığına yürümeye çalışırken polis barikatıyla karşılaşmadılar. Bağımsız İşçi Sendikaları Maden İşçileri Koordinatörü Başaran Aksu “ Biz disiplinli, örgütlü ve kararlıyız” demedi. Desteklemek için orada bulunan İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş’ın polislere maden kaskını fırlatmasından sonra hiç bir polis sinirlenip, madencilere biber gazı sıkmadı. Başaran Aksu ve Bağımsız Maden İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır tutuklanmadı. Maden işçileri isyan etmedi, tepki göstermedi. Bir işçi “ holding sahibi devletten büyük mü ? “ diye haykırmadı. Diğer bir maden işçisi de üzerinde “ 1 kilo domates, 1 kilo salatalık, 3-4 kilo patates, 4-5 tane limon , maydanoz” yazan alışveriş listesini göstermedi ve listedekileri alamadığından hiç bahsetmedi. Ertesi gün Enerji Bakanı “ bu şirkette hep böyle ; her işletmesinde sorun var” demedi. Halk, haberlerden, aynı enerji bakanlığının bu sorunlu şirkete 2364 maden işletme ruhsatı verdiğini öğrenmedi.1 Mayıs İşçi Bayramı geldiği ve direnç büyük toplumsal bir başkaldırıya dönüşmesin diye korktuklarından madencilerle holding uzlaştırılmadı, ve direniş mireniş olmadı ki böyle bir şey; doğal olarak bitme diye bir durum söz konusu değil. Nerden çıkarıyorsunuz canım “neymiş bu holding 12 ay çalıştırıp işçilere 10 ay hiç ödeme yapmamışmış, işçilerin tazminat haklarını vermemişmiş ve iş sağlığı, iş güvenliği önlemlerini de almamışmış. Aman canım ne kadar da büyüttünüz! neyin ne olduğunu koskoca Enerji Bakanı bilmeyecek de siz mi bileceksiniz?
Yok ; kim ? Neymiş siyasi miyasi tutuklamalar mı? Yok canım, ben hiç siyasi rakip olduğu için 19 Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Türk polisi eşliğinde sabah saat 07:00 da tutuklandığını duymadım. Kendisi ile birlikte yaklaşık 100 kişi daha tutuklanmış. Silivri Zindanında belediye başkanı duymadım, görmedim, izlemedim televizyonlarda, okumadım gazetelerde.19 Şubat 2026’da Ankara’da gazeteci Ailcan Uğurcan tutuklanıp İstanbul’a gönderilmişmiş. İstanbul Başsavcılığı yetkisizlik kararı verip dosyayı Ankara’ya göndermişmiş. Davası Ankara’da kendisi İstanbul’da kalan ve davaya online olarak katılmasına karar verilip sadece işini yaptığı için tutukluluk süreci devam ediyormuş falan yok böyle şeyler. Zaten olsaydı trajikomik bir durum oluşurdu.
Tutuklu gazeteciler, tutuklu belediye başkanlarına her gün siyasi miyasi operasyonlar. En son Antalya Büyükşehir Belediye başkanı Muhittin Böcek ve beraberindeki 34 kişi mi tutuklanmış? Yok canım daha neler? Yok öyle şeyler.
Esra Işık mı? Otursaymış oturduğu yerde. O’na neki zaten! Annesi köyün muhtarıysa ona ne oluyor ki. Neden devlet görevlilerinin işine karışıp engellemeye çalışıyor ki…Tabi ki de 31 Mart 2026 Salı günü gözaltına alınıp tutuklanır. Ona neymiş canım Muğla Milas Akbelen’de 697 parsel dahilinde İkizköy’ün de bulunduğu 7 köy tarım arazileri kamulaştırılmış. O’na ne? O kim oluyor ki? Sayın Cumhurbaşkanımız böyle uygun görmüş maden yasasını imzalamış. Ne olacak, en fazla ileride zeytin niyetine maden kırıntısı kemiririz, yağ yerine bakır suyu falan içeriz.Element değil mi sonuçta vücudun da elemente ihtiyacı var. Şimdi kapansın bakalım cezaevinde ve taaa mahkemeye çıkacağı 1 Haziran’ın gelmesini beklesin.
Bakın emekliler nasıl neşeli , bir elleri yağda diğer elleri balda. Asgari ücretin, açlık ve yoksulluk sınırının altındaki maaşlarıyla gül gibi geçinip gidiyorlar. Zaten parayı ne yapacaklar, bir lokma ekmek bir hırka bundan sonra. Diyar diyar gezecek halleri yok ya, hepsinin bir ayağı çukurda.Yolda zor yürüyorlar. Ya evet, keşke öyle olmasaydı ama oldu işte. 1 Ekim 2008’de yürürlüğe giren 5510 sayılı kanunla, emekli aylık bağlama oranı (ABO) ciddi oranda düşürülerek prim gün sayısı 3600-9000 gün arası olanlar için genel olarak %50’ye (yıllık ortalama %2) düşürülmüş. Eski sistemlerde %65-%75 olan oranların %50’ye inmesi, özellikle bu tarihten sonra işe girenler için daha düşük emekli maaşı anlamına gelmiş. Demek ki böyle olması gerekmiş. Devlet aklından daha mı üstün senin aklın? Vardır devlet büyüklerimizin bildiği bişey. Otur oturduğun yerde buna da şükür. Emeklisin, çalışmıyorsun sonuçta, oturduğun yerden para alıyorsun.Yok yetmiyormuş falan filan. Yetirirsin istersen. 2026 yılı itibarıyla yapılan analizler ve güncel veriler, Türkiye’de ne eğitimde ne de istihdamda yer alan 6,5 milyon civarında diplomalı (NEET)ama işsiz “ev genci” varken sana da ne oluyor? ne haddine!
Türkiye İstatistik Kurumu kısaca TÜİK ve sivil toplum kuruluşlarının verilerine göre, 2020 yılında %16 seviyelerinde olan çocuk işçiliği oranı 2024 yılı itibariyle %24.9’a yükselmişmiş. Bu durum yaklaşık 720 bin ile 1 milyon arasında çocuğun çalışma hayatında olduğunu gösteriyormuşmuş.Yok efendim Meclis’te staj yaparken bir genç kızımız mecliste çalışan diğer birisi tarafından tacize uğramış ve bu skandalmış. O kızcağız abisinin yardım etmek istemesini yanlış anlamış hepsi bu. Ya Allah aşkına ne çocuk işçiliği , çocuktan işçi mi olur. Hepsi Mesem’de staj yapıyor , üstüne bir de devletten harçlık alıyorlar. Daha ne yapsın bu devlet size? Yaranılmıyor !
Zaten devletimizin başı işinden aşkın.Süreç müreçle ilgileniyorlar kendileri, kolay mı canım bunu yürütmek? 19 Şubat 1999 tarihinde DSP- ANAP- DTP koolisyon hükümetinin (56.Türkiye Hükümeti) başkanı olan Bülent Ecevit PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ı Kenya’nın başkenti Nairobi’de yakalatarak İmrali Cezaevine koymuştu ya hani; işte bu şahıs, şimdi umut hakkından yararlanıp, statü kazanıp siyasete atılacak ve böylece devlet büyüklerimiz yıllardır süregelen terör belasını kökünden kazıyacak. Başka hiç işleri güçleri yok. Tam konsantrasyonla bunu başaracaklar Alim Allah! Ve bu başarı yeni Türkiye YüzYılına tazelik kazandıracak. Başka bir amaç yok yani. Her şey “ devletimizin bekâsı” için.
Bırakın bu ıvır zıvır şeyleri… Etrafınıza bakın ; her yerimiz yemyeşil orman, güneş parlıyor, kuşlar cıvıldıyor, kelebekler uçuşuyor, çiçekler açıyor, kuzular meliyor olmayan meralarda.
Bahar geliyor, Bahar !
Neşe de doluyor mu Türk İnsanı?
s a y g ı l a r ı m l a.

YORUMLAR