Geride kalmak

Son dönemlerde pek çok vatandaşımız gibi evdeki televizyonlar ile olan ilgimizi nerede ise keşmiş durumdayız,

Gün içerisinde eve ekmek götürebilmek adına oradan oraya koşturmaktan zaten televizyon izlemeye vakit yok,

Akşam saatlerde de içi boş, hiç kimseye faydası olmayan ve her şeyi bildiğini iddia eden konuklardan herkes gibi bizde bıkıp usandığımızdan evde televizyon varmış yokmuş , umurumuzda bile olmuyor..

Bu aralar hacı olan kayınvalidemiz bizim eve daha çok gelir oldu, akşam üzeri eve geldiğimizde birkaç kez televizyonun açık olduğunu Kanal 7 logosunun bulunduğu görüntüyü görünce kendi kendimize “Kayınvalide muhtemelen Kanal 7 televizyonunda islami filmlere bakıyor, kalan zamanlarda da din eğitimi ile ilgili belgeseller seyrediyor diye düşündük.

Ancak kayınvalidenin bunları değil de 7/24 Kanal 7 televizyonunda yıllardır devam eden bir Hint dizisini bir an bile kaçırmadığını, bu dizi dolayısı ile Hint adet-gelenek-görenek ve yaşam tarzını bizim memleketimizin geleneklerinden daha iyi bildiğini öğrenince nasıl bir kültür emperyalizmi ile karşı karşıya kaldığımızın üzülerek acı içerisinde farkına vardık.

Bu durumu çerçeveleyen “Kültür Emperyalizmi” ile ilgili zaman zaman kafa yorunca  anladık ki yüzyıldır sürekli zihinlerimize pompalanan bir düşünce şekli var.

Böyle düşününce anlıyoruz ki dünyada büyük devletler var, onlar çok güçlü, biz zayıfız gücümüz yok

Pısırık yöneticiler sürekli yabancı işbirlikçilerle birlikte bize ne kadar zayıf ne kadar güçsüz olduğumuzu öğretmişler.

Bizi kültür emperyalizmiyle kuşatmışlar.

Silik zayıf güçsüz muhtaç bir toplum görüntüsüne büründürmüşler.

Filmleri, gazeteleri, internet üzerinde yayınlarıyla büyük denilen devletler hep kendi güç gösterileri, film kahramanları, Süpermenler, örümcek adamlar, Rambolar ve benzeri imajlar imgelerle yerli işbirlikçilerinde destekleriyle bizi sindirmişler.

Korkmuş, tırsımmış, sinmişiz.

Bunlara karşı projeler geliştirmemişiz.

Okumamışız ,okutulmamışız bilinç sahibi olamamışız.                                                                                                                                             

Kültür emperyalizmine karşı Türk sineması fakir oğlan zengin kızı, tiyatrosu batı oyunlarını, gazetesi batı taklitçisi ,televizyonu Amerikan televizyonunu birebir taklitten öteye gidememiş.                                                  

Binbir ümitle kurulan özel televizyonlar dini ağırlıkta yayın yapmak üzere kurulan kanallarda bu kötü taklitçilikten öteye gidememiş. Ne kanal 7,ne ATV ne de TGRT.                                                                  

Amerikan televizyonunu açıyorsunuz programı izliyorsunuz.

Dönüp bizim yayınlara bakıyorsunuz yerli kopyacılar bire bir hiçbir şey değiştirmeksizin maymun papağan taklitçiliğiyle rengine koltuğu sandalyesine kadar sadece aynısını kopyalamışlar.

Amaç kültürü aşmış para olmuş.

Tüccarlığa dönmüş işler.

Tüccarlığa döndürmüşler işleri.

Din adına Allah rızası için çıktıkları yolu da ellerinden kaçırmışlar ,

Beceriksiz kullanmışlar  yada para için çıktıkları yolu ülkelerini bilgilendirmek yerine modernleştirmek yerine akıntı ve rüzgarlara göre yön değiştiren mecralara döndürmüşler.

Sormak lazım, halktan topladığınız ,o yoksul fakir halktan, size umutla inançla bakan halktan topladığınız paralarla kurduğunuz televizyon kanalları neden asıl mecralarından başka yerlere kaydı..?

Asıl amaç insanları bilgilendirmek öğretmek geliştirmek inançları uğrunda eğitmek değil miydi?                      

Şimdi sokaktaki halk soruyor “siz ne yaptınız? ”                                                                                                                     

Neden Amerikan taklitçiliğinden bir adım öteye gidemiyorsunuz?

Yıllarca inançları umutları uğruna size bedava çalışan yazarlar neden bedava çalıştı ve neden şimdi yüksek maaşlar verdiğiniz Amerikan dolarlı yazarlar var.?

Şimdi inançlar mı zayıfladı?

İnançları uğruna yazı yazan insanlara ne oldu.?

Ülkesinin geleceği için bu uğurda para pul istemeden çalışan insanlara ne oldu.?

Batı kültürüne karşı durmak değil miydi isyanımız?

Amaç kültür emperyalizmini engellemek değil miydi?

Ne oldu?

Neden batı kültürüne karşı isyan edip batı kültürünün şemsiyesi altına soktunuz bizi.?

Nerede bize ait, 

kültürümüze ait,

inançlarımıza ait,

geleneklerimiz,

göreneklerimiz,

örf, adet,

törelerimize,

folklorumuza ait filmleriniz.?

Nerede sosyologlarınız, edebiyatçılarınız, felsefecileriniz, düşünce adamlarınız?

Yoksa altı boş şeylerle mi oyalandık?

Yıllarca boşu boşuna mı geçti beklediğimiz umutlarımız.?

İdeallerimize ne oldu.?

Büyük Rusyalar,

büyük Amerikalar,

büyük Almanlar,

Ama küçük Türkiye….

Biriniz “Biz bu garip milleti Kültür emparyalizmine mahkum etmeyeceğiz” diyemediniz.

Biriniz karşı duramadınız bu savaşta hepiniz aldanıp aldatılıp kaldınız.

Hiçbir fikir düşünce proje geliştirmediniz.

Büyük kültür emperyalizmde ezdi geçti sizi kovboy filmleriyle, dizi filmleriyle, savaş filmleri, uzay filmleriyle ezdi geçti dümdüz etti sizi..

İşte bunun için büyük ülke Amerika.

Siz tembel tembel oturdunuz

Amerikalılar size film hazırladı.

Yaşam biçimleri şekilleri hazırladı.

Kadın ve erkek modelleri hazırladı.

Fikir ve düşüncelerinizi değiştirme biçimleri hazırladı.

Sizi oyalayacak oyuncaklar hazırladı.

“ilim Çin de dahi olsa alınız” sözünü gidip kumaş, yada oyuncak alma olarak algıladınız.

Siz hımbıl hımbıl oturdunuz.

Sağ omuzdan mı gusül abdesti suyu dökülür soldan mı?

Siz sözler,

lem’alar,

şualar,

Mevlitler,

Kara Davutlar,

Mızraklı ilmihaller

“Melekler erkekmi dişi mi ” sorusuna cevap bulmaya uğraşırken Amerikalılar boş durmadı sizi elinde tutacak esir edecek akıllı telefonlar hazırladı.

Hepiniz ailece esiri oldunuz cep telefonlarınızın.

Siz “gece tırnak kesilir mi yi” tartışırken onlar bilgisayar yaptı.

Siz “secdede ayak yerden kesilirse kafir olunuru” tartışırken onlar insanlığı kana bulayacak bombalar yaptı.

Siz “kırk arşın suya düşen serçeyi” hesaplarken onlar dört yüz kırk kilometre menzilli toplar yaptılar.

Keşke cehennemde yanmalar cennette şaraplar yerine sağlam inanç öğretseydiniz.

Manevi kutsallar ,

semboller,

tespihler,

takkeler,

gümüş, yüzükler ,

ezan okuyan seccadeler,

şalvarlar,

cüppeler,

sakallar,

misvaklar,

mevlitler,

ilahiler

yerine sağlam bilinçler, inançlar, imanlar öğretseydiniz.

Orucu bozan şeyleri,

namazı bozan şeyleri,

abdesti bozan şeyleri öğrettiniz.

Ama İmanı bozan şeyleri öğretmediniz.

Biz kendi gücümüz oranında bunların karşısında durmaya çalışıyoruz, ancak belli ki duramıyoruz.

Ancak bu haksızlıkları engelleyemiyorsak bile sahibi olduğumuz yayın kuruluşları vesilesi ile en azından hepinize anlatmaya çalışıyoruz.

Bilmiyorum bilmiyordum” deme şansınızı elinizden almış oluyoruz.

Yangına su taşıyan karınca misali…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.