Milyonlarca işvereni ve işletme sahibini doğrudan ilgilendiren kritik bir değişiklik sessiz sedasız yürürlüğe girdi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yayımlanan 2026/9 sayılı genelge ile birlikte, nisan ayı itibarıyla “boş bildirim” dönemi resmen sona erdi. Daha önceki uygulamada yasal süresi dışında verilen asıl veya ek bildirgelerde, sigortalıların prim günü ve kazancı “sıfır” olarak gösterildiğinde herhangi bir ceza uygulanmıyordu. Ancak yeni düzenleme ile bu muafiyet tamamen ortadan kalktı.
Yeni dönemin kurallarına göre, yasal süresi geçtikten sonra verilen bildirgelerde sigortalıların prim ödeme gün sayısı veya kazanç bilgileri boş (0) olsa dahi idari para cezası kesilecek. SGK’nın bu hamlesiyle, kayıt dışı istihdamla mücadele ve bildirim disiplininin sağlanması hedefleniyor. Nisan ayı muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinden itibaren geçerli olan bu uygulama, işletmelerin maliyetlerini beklenmedik şekilde artırabilir.
Peki, çalışanı olmayan ancak SGK dosyası hâlâ açık görünen şirketler ne yapmalı? Bu noktada uzmanlar, işverenlerin cezalı duruma düşmemesi için “çalışmaya ara verme” bildiriminde bulunması gerektiğini vurguluyor. Eğer işletmede personel çalışmıyorsa ve dosya aktifse, sistem üzerinden bu işlem yapılmadığı takdirde boş bildirgeler için de ceza makbuzları kesilmeye başlanacak. Yeni personel alımı yapıldığında ise sistem tekrar aktif hale getirilebilecek.
Cezaların miktarı ise her bir fiil ve sigortalı başına hesaplanıyor. Belgenin asıl olması durumunda, aylık asgari ücretin beşte biri tutarında (yaklaşık 5 bin 615 lira) ceza kesilirken; ek belge niteliğindeki bildirimlerde asgari ücretin sekizde biri oranında (yaklaşık 3 bin 509 lira) ödeme yapılması gerekecek. İşverenlerin bu ağır yaptırımlarla karşılaşmamak için beyannamelerini tam zamanında ve doğru şekilde iletmeleri büyük önem taşıyor.
