• Hamburger Menü 1
  • Hamburger Menü 2
  • Hamburger Menü 3
  • Hamburger Menü 4
  • Hamburger Menü 5
  • Hamburger Menü 6
  • Hamburger Menü 7
Yenigün Gazetesi

Yenigün Gazetesi

22 Eylül 2021 Çarşamba

MUĞLA MERKEZ ÇEVRESİNDEKİ YANGINLARLA MÜCADELE İÇİN GÖNÜLLÜ DESTEK ORGANİZASYONUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ/ÖĞRETTİKLERİ

blank
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Merhaba herkese,

Geçtiğimiz geceki gönüllü çalışma deneyimimden bazı notlar aktarmak istiyorum: Yangınlar ile ilgili yaşanan durumun vahametini oturduğumuz yerden izlemeyip bir şeyler yapalım diyorsunuz. Çeşitli gönüllü gruplar ve güvendiğiniz kişilerin bu gruplara çağrıları olabiliyor. Yine geçen gece bir hekim arkadaşımın çağrısı üzerine böyle bir gruba katıldım. Sonra anladım ki o arkadaşım da aynı şekilde katılmış. Yani kişisel olarak içinde bulunduğumuz farklı iletişim ağları devreye giriyor ve gidiyorsunuz. Ormanlar yanıyor, ormanda canlılar-ekosistem yanıyor, yangın yerleşim yerlerine kentsel sit alanına da yaklaşıyor paniğiyle oluşumu kim ya da kimler organize etmiş bilmeye anlamaya vakit olmadan direk işe koyuluyorsunuz. Bu gruplar tüm iyi niyetiyle evet güzel şeyler yapıyor ve gerekli mi evet şu ortamda çok gerekli. Çeşitli gruplarımdan yaptığım çağrı ile gelen arkadaşlarla faydalı da olduk. Bununla birlikte yapılan yardımların cinsine ve ölçeğine göre kimin ne yapıp yapamayacağının -önceden- bir üst organizasyon tarafından belirlenmiş olması gerekirdi. Günün sonunda belirlenmiş olma durumunun çok da sağlıklı yapılmadığını/yapılamadığını anlıyorsunuz. Çünkü hazırlıksız ve koordinasyonsuz yakalanıldı! Ve bu kadar büyüyeceğini kimse düşünmüyordu belki de. Ölçekten kastım şu: Örneğin soğutma çalışmalarında verilen/alınan izinler dahilinde bazen bir dernek çatısı altına girerek, bazen de düzensiz olarak çalışan gönüllülere yapılacak yardımlar ile bir yerden gelecek olan tırı karşılamak farklı ölçekler olduğundan kimi işleri daha iyi yapabilecek kurumlara yönlendirmek daha doğru olabilir.

Dün gece bulunduğum ortama 2 adet tır geleceği söylendi o anda manuel olarak envanter işinde çalışıyorduk. Gelen yardımları deftere kaydediyor, giden yardımları stoktan düşüp kime teslim edildiğini hangi bölgeye gittiğini kaydediyorduk. Etrafıma baktım nasıl olacak halihazırda burada bir tır dolusu ölçekte malzemeyi sağlıklı alıp tasnif edecek fiziki ortam yok, neyse sonra tır falan gelmedi benim bulunduğum alana ama elinde megafon olan ve tanımayanlar için o ortamın lideri konumunda olduğu anlaşılan beyefendinin buyruğu ile gelecekmiş gibi hazırlığımızı yapmış bulunduk. Masalar temin edildi insan gücü çağrısı yapıldı falan… Şöyle oluyor; Bir gönüllü ekibin bir şehir/kent ayağı bir de dağ (yangın ortamı) ayağı var. Daha organize olanlarınsa bir de ofis/lobi/fuaye ayağı var. Dağdakilerle şehirdekiler birbirini tanımıyor hatta neredeyse yan yana çalışan kimse kimseyi tanımıyor. Her şey sanki bir algoritma sonucu doğaçlama oluşuyor. Kendi kendini örgütleyen bir mekanizma gibi. Kimileriniz bunu deprem için gittiğiniz yardımlarda da yaşamış olabilirsiniz. Siz hayatın olağan akışı içinde işinize gücünüze bakıyor olmakla rahatsızlık hissedip “Daha farklı bir sonuç için ben daha farklı ne yapabilirim?” diye düşünürken bir iletişim ağından sevdiğin, güvendiğin bir arkadaşının bizzat kendisinden bir mesaj geliyor burada yardım ihtiyacı var diye oraya gidiyorsun bir süre etrafı izliyorsun neresinden tutabilirim diye. Sana en uygun görev bir şekilde seni buluyor bir sistematik oluşturuyorsun sonra o görevi birine devredip gidip uyuyorsun. Buna ister gezi ruhu deyin, isterse milli mücadele ruhu, ister başka bir şey, hangi pencereden bakıyorsanız öyle tanımlayın…

İşte böyle bir gecenin sonunda çok karmaşık duygu ve düşünceler içindeydim. Her yerden bir şeyler, farklı uyaranlar geliyor, okuyorsun beynin en ince kıvrımlarına kadar dolaşıyor düşünceler…

Gönüllü organizasyonlar resmi/düzenli organizasyonlardan farklı olarak da birçok işe yarıyor. Şu an yangın görevlilerine odaklanıldığından 4 gündür bir başka ilçe /yöre halkının ne içme suyu ne de kullanma suyu olmadığını öğreniyorsunuz. Bu insanların da yaşamını devam ettirecek bir düzene ihtiyaçları var, bu göz ardı edilmiş mesela bunu öğreniyorsunuz. Tüm su yangın söndürmeye ve de oraya çıkan personele kullandırılıp içme sularının halkın kullanmasına izin verilmemiş, öte yandan bakıyorsun çarşıda esnaf dükkanının önüne yağan külleri suyla temizlemeye çalışıyor, ‘titiz’ ev sakinleri yangının bitmesini beklemeden tekrar tekrar balkonlarını yıkıyor. Bir tarafta suyu içmek için bulamayanlar bir tarafta suyu öncelik olmadığı halde tüketenler… Bu da çok üzücü.

Neyse yine geçen geceye gelelim. Alanda çalışıyorsun, sahada olmak ruhumuzda var mimarız, mühendisiz, doktoruz, eczacıyız, akademisyeniz, esnafız, öğrenciyiz… Tüm iyi niyetiyle dört biryandan gelen insanlar. Elimden geleni yaptığıma inanıp, o an yaptığım işi yeni gelenlere anlatıp teslim ettikten sonra o alanda benim yapacağım bir iş kalmadığına kanaat getirip Büyükşehir Belediyesinin merkez ilçedeki yardım toplama merkezi olan eski garaj alanına geçtim. Orada en azından ve normal olarak bilgisayar başında daha sistemli bir gidişat görülüyordu ayrıldığım ortama göre. Eski garaj alanında gece yarısı saat 3’te fazla kimse ve telaş kalmamıştı sonra eve döndüm. Bu deneyimden sonra gerek şehirden gerekse şehir dışından yardım etmek isteyen arkadaşlarımın yardımlarını ölçeğine göre yönlendirmeye başladım. Örneğin İstanbul’dan bir bağış ile wc-duş/ konteyner gelecek Büyükşehir’e yönlendirdim, ilçe belediyesine de yönlendirilebilir. Nasıl ulaşacağız derseniz buradan ilgili kişilerin telefonunu paylaşıp kişileri kilitlemeyelim. İnternetten belediyelerimizin iletişim bilgileri whatsapp hatları, instagram DM kanalları kullanılabilir. Mesajlara mutlaka dönülüyor. Dönülmeyen mesajlarınız olursa yine yardımcı/destek oluruz. Gelen yardımlar ölçeğine göre AFAD ile de koordinasyon halinde en çok ihtiyaç olan yere ulaştırılıyor. Yiyecek içecek, tepe lambası, tırmık, kürek, yanmaz kıyafet vb. ise bunları sahada çalışan soğutma işlemleri yapan gönüllü gruplara iletebilirsiniz tabii ama bence Büyükşehir Belediyesinin ve Menteşe İlçe Belediyesinin güncel ihtiyaç listeleri ve neyin nerede gerçek ihtiyaç olduğunu iyi anlamaya çalışarak.

Bizim kültürümüzde ‘gönüllü’ çalışmalar bir süre sonra ‘gönlünce’ çalışmaya ya da örneğin herhangi bir sivil toplum kuruluşunda seçilmiş yönetici isen de memur gibi (mesaili anlamında) çalışmaya dönüşebiliyor. Sözümüz meclisten dışarı! Bu durum karşısında güvence olarak da asli görevi “o iş” olan kurumların ve personellerinin etkinliği de çok önemli. Görev bilinci ile amatör ruhla ama profesyonelce çalışmak. Merhamet ve vicdan sahibi olmakla…

Büyükşehir Belediyesi ya da AFAD bünyesinde gönüllü olmak isteyenler kriz masasındaki formlardan ya da AFAD için e-devlet üzerinden form doldurup TC sine bakılıp sabıka kaydı onayı alınarak gönüllü olabiliyorlar.

Naçizane benzer gözlem ve duyguları yaşamış olanlar varsa deneyim paylaşmak istedim. Bu süreçte tüm şapkalarımızı, siyasi politik ne varsa bakışlarımızı bir kenara bırakıp dünyaya/manzaraya aynı pencereden bakabilmek ve sabırla ve umutla çalışmak gerek. Kamu-yerel-Sivil-Özel birlikteliğiyle. Geri kalan her şey sonra… Bir kurbağa gibi sakin ve dikkatli olmayı hatırlayalım, hatırlatalım. Ben şu an kendime hatırlatıyorum mesela.

Meral OĞUZ

Devamını Oku

Kuraklık arıcıları da vurdu

Kuraklık arıcıları da vurdu
blank
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son yılların en kurak yılının yaşandığı Türkiye’de devlet tarafından sıkıntı yaşayan çiftçinin sorunlarının çözümü için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile ilgili bakanlıklar tarafından çalışmalara başlanırken, Aydın Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ayhan Özdemir bu süreçte işletme sahibi arıcıların unutulmamasını istedi.

Bu yıl çeyrek asırsın en büyük sıkıntısını yaşadıklarını ve baharın sona ermesine rağmen arıların tabiatta yiyecek bulmakta sıkıntı yaşadığı için bal veremediğini belirten Birlik Başkanı Ayhan Özdemir, “Devletimizin ücretsiz tohum, mazot, gübre ve yem desteklemelerini gündeme alması sevindirici bir durum. Ancak bu süreçte kuraklıktan en fazla etkilenen arıcılarımızın unutulmamasını istiyoruz. Arıların en fazla bal üretmesi gereken bu dönemde bırakın bal üretmeyi kendilerini besleyemez duruma düştü. Aylardır baharı bekleyen arıcılar bal üretimi hayali kurarken, arısının telef olmaması beslemek zorunda kalıyor. Aynı zamanda tabii dengenin korunmasında önemli bir rol üstlenen arıcılık sektörünün bu süreçte unutulmamasını istiyoruz” dedi.

“Arıcılar için 2021 yılının afet yılı ilan edilmesini istiyoruz”

Kuraklığa bağlı olarak tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan sıkıntılar ile kuraklığın etkilerine yönelik saha çalışmalarının Tarım ve Orman Bakanlığı ekiplerince sürdürülmesinin sevindirici olduğunu belirten Aydın Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ayhan Özdemir, “Bu süreçte işletme sahibi arıcıların sıkıntılarının da mutlaka ele alınıp hibe destek verilmesini istedi. Kuraklık nedeniyle arıcılık sektöründe ciddi sıkıntı yaşandığını ve arıcıların bal üretimini bir yana bırakıp mevcut arı kolonilerini yaşatabilmek için çabaladığını belirten Başkan Özdemir, “Normal yıllarda bir arı kovanından 3 defa bal hasadı yapılırken bu yıl bahara girmeden yaz sıcakları ve kuraklık başladı. Kuraklık nedeniyle arılar bal üretmek şöyle dursun kendilerini doyuramaz hale geldi. Sadece bal üretimi değil aynı zamanda tabiattaki doğal dengenin korunabilmesi için şart olan arıcılığın devam edebilmesi için Cumhurbaşkanımızın hibe desteklemelerde arıcıları unutmayacağına inanıyoruz” diyerek devletten işletme sahibi arıcıların arılarını besleyebilmesi destek beklediklerini söyledi.

blank

blank

blank

Devamını Oku

Kütahya’da uyuşturucuyla yakalanan şüpheli gözaltına alındı

Kütahya’da uyuşturucuyla yakalanan şüpheli gözaltına alındı
blank
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kütahya’da durdurulan otomobilde uyuşturucuyla yakalanan 1 şüpheli gözaltına alındı.

Asayiş Şube Müdürlüğü Motosikletli Polis Timlerince Ziraat Mahallesi’nde yapılan çalışmalar neticesinde durdurulan araç içerisinde ve araçta bulunan E.S.(23) isimli şahsın yapılan üst aramasında, 0.61 gram bonzai, 0.29 gram metamfetamin, bir adet ectasy olarak tabir edilen narkotik maddeler ile bir adet payp cam düzenek ve bir adet kesici alet ele geçirildi.

Gözaltına alınan E.S., gerekli işlemlerin yapılabilmesi için Narkotik Şube Müdürlüğüne teslim edildi.

blank

Devamını Oku

Buğday tarlaları alevlere teslim oldu

Buğday tarlaları alevlere teslim oldu
blank
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Denizli’nin Sarayköy ilçesinde çiftçiyi önce kuraklık sonra yangın vurdu. Gece geç saatlerde başlayan arazi yangını nedeniyle hasat edilmeyi bekleyen yaklaşık 30 dönümlük buğday tarlası yandı.

Denizli’nin Sarayköy ilçesinde Sığma Yolu mevkiinde gece geç saatlerde arazi yangını başladı. Kısa sürüde rüzgârın etkisiyle alevler hasadı bekleyen buğday tarlalarına sıçradı. Gece alevleri gören vatandaşların ihbarıyla olay yerine itfaiye ekipleri geldi. Mahalle sakinleri de yangını söndürmek için itfaiye ekiplerine destek verdi. Yangın nedeniyle hasat bekleyen buğday tarlalarında büyük hasar meydana geldi. Yangın nedeniyle tarlaların etrafındaki meyve ağaçlarıyla zeytin ağaçları da zarar gördü. İtfaiye ve vatandaşların müdahalesiyle yangın iki saatte söndürüldü. Yaklaşık 30 dönümlük buğday ekili tarım arazilerinde büyük hasar meydana geldi.

Olay yerinde jandarma ekipleri tarafından inceleme yapıldı. Yangının çıkış sebebi ekipler tarafından araştırılıyor. Yangında Y. G ve B. G’ye ait ekin tarlalarının zarar gördüğü belirlendi.

blank

blank

blank

blank

Devamını Oku

Başkan Erdoğan DTO Meclisinde açıkladı; “Beklenen nefes kredisi geliyor”

Başkan Erdoğan DTO Meclisinde açıkladı; “Beklenen nefes kredisi geliyor”
blank
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, pandeminin etkisiyle finansman sıkıntısı yaşayan üyelerine, 1 Haziran itibarıyla TOBB ve KGF iş birliğinde Nefes Kredisi uygulamasının başlatılacağını müjdeledi.

Denizli Ticaret Odası’nın Mayıs ayı olağan meclis toplantısında konuşan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, gerek bizzat gerçekleştirdiği üye ziyaretleri ile gerekse meclis ve komitelerinin temasları aracılığıyla, sahada olanları an be an takip ettiklerine dikkat çekti. Üyelerinden kendilerine yansıyan her türlü sorunu çözüme kavuşturmaya, her talebi de imkanları çerçevesinde karşılamaya çalıştıklarını vurguladı. Başkan Erdoğan, “Bu kapsamda, birçok isimle çeşitli toplantılar yaptık. Yasaklardan dolayı kapanacak, kısıtlamalardan etkilenecek üyelerimizin istek ve sıkıntılarıyla ilgili önerilerimiz ile taleplerimizi aktararak istişare ettik. Bu konuları sadece oralarda dile getirmekle de kalmadım; aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na da aktardım. Bugüne kadar her an yanımızda olan TOBB Başkanımız da Cumhurbaşkanımız ve ilgili bakanlarla bir araya gelerek istek ve önerilerimizi kendilerine ulaştırdı” dedi.

DTO Başkanı Erdoğan, sorunlarının bir an önce çözüme kavuşturulması için milletvekilleriyle de sürekli temas halinde olduklarını anlattı. Erdoğan, “Pandemi süreci, 14 aydan beri ülkemizi, şehrimizi, sektörlerimizi, üyelerimizi ve esnafımızı çok ciddi anlamda etkiledi. Denizli Ticaret Odası olarak bu süreçte sorunların tespiti ve çözüme kavuşturulması için var gücümüzle çalıştık. Özellikle iş yerini kapatmak zorunda kalan üyelerimizden gelen her konuyu ele aldık; anında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımıza ilettik. Sadece söylemekle kalmadık; sıkıntılarımızla önerilerimizi madde madde TOBB’a ve ilgili mercilere yazdık. Bunun yanında yine siyasi otoriteyle de zaman zaman Zoom üzerinden yönetim kurulu üyelerimizle bir araya getirerek, zaman zaman da bizzat telefonla görüştük. İsteklerimizi onlara da ilettik. Milletvekillerimizle sürekli irtibattaydık. Yeri geldi toplantılarımıza katıldılar ve uzaktan erişimle de olsa bizi dinlediler. Yerelde de özellikle tam kapanma sürecindeki engelleri hızla aşabilmek için üyelerimizin, esnafımızın, iş yeri kapananların sıkıntılarını en azından her daim dinleyebilecek ve çare olacak bir yapı oluşturduk” diye konuştu.

“Odamızı, saat 22.00’a kadar ulaşılabilir hale getirdik”

Başkan Erdoğan, tam kapanmada ve kısıtlama döneminde üyelerinin ihtiyacına yönelik odalarına özel bir mesai uyguladıklarını da hatırlattı. Erdoğan, “Hafta sonu ya da bayram tatili demeden gece saat 22.00’a kadar odamızdaki yetkili isimlere, DTO’nun santralini yönlendirdik; üyemizin telefonda sıkıntısını dinledik ve çözüme kavuşturduk. Kamuda pandemi kısıtlamaları nedeniyle uygulanan mesai saatlerine rağmen, biz odamızda farklı bir yöntem izledik; ihtiyaca cevap verebilmek için mesaimizi sabah 9.00’da başlattık. Hafta içi saat 8.30’da odamızı açtık. Ayrıca, Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası ile, odamızda kayıtlı hizmet verdikleri firmalar ve şirket kuruluşlarıyla ilgili internet bağladığımız iki bilgisayarın olduğu bir işlem masası oluşturduk. Evrak eksik veya yanlış olduğunda tekrar ofisine gidip gelmesinin önüne geçtik. İşlerini kolaylaştırdık. Zaman kaybı oluyordu; bunu önledik” dedi.

Üyelerine odalarındaki işlemlerinin hızlandırılması için randevulu sisteme geçeceklerinin müjdesini de veren Başkan Erdoğan, “Tüm bu pandemi dönemine özel uygulamalarımızın yanında, odamızda randevulu çalışma sistemine de geçelim istedik. Gerekli fizibiliteyi ve hazırlıklarını yaptık; altyapısını oluşturduk. Bu uygulama, tüm Türkiye’de sadece bir odada var. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’mizden aynı sisteme geçmek için biz de izin istedik, müracaatta bulunduk; ‘Üyelerimiz artık odaya geldiğinde hiç beklemeden işlemlerini hızlı bir şekilde tamamlayabilecek’ dedik. TOBB da uygulamayı çok yerinde ve doğru buldu; ancak ‘Türkiye genelinde yapmayı planlıyoruz. Onun için hep birlikte başlayalım’ cevabını verdi” diye konuştu.

Esnaf ve üye ziyaretlerinin büyük küçük demeden ve sektör ayrımı yapmaksızın devam etiğini de dile getiren Başkan Erdoğan, ekibiyle üyelerinin bizzat iş yerlerine kadar giderek görüştüğünü, yerinde bilgi aldığını anlattı. Özellikle iş yerleri kapanan esnafla da bir araya geldiğini, yerinde bulamadıklarını telefonla arayıp dinlediklerini açıkladı. Erdoğan, “Onların sıkıntılarını ve önerilerini dinliyoruz. Bunu her fırsatta ve yoğun bir şekilde yapıyoruz. Aynı zamanda meclis üyelerimizi ve komitelerimizi ziyaret etmeye de başladık. Bu hafta 1’inci meslek komitemizle görüştük. Her hafta bir iki tane meclis üyemiz ile meslek komitemizi iş yerlerinde ziyaret ederek sıkıntılarını dinleyecek; önerilerini alacağız. Bunun yanında her biri sektörünün duayeni ya da önde gelen ismi olan DTO Yüksek İstişare Kurulu üyelerimizin bilgi ve tecrübelerinden de faydalanıyoruz. Özellikle pandemi ve yol açtığı sıkıntılar noktasında desteklerini almamız gerektiğini düşünerek, onları da işletmelerinde ziyaret etmeye başladık. Bu ziyaretlerde işleri ve sektörleriyle ilgili istişarede bulunuyoruz. O nedenle, bugün kentimizdeki sivil toplum kuruluşları içerisinde insanların beklentisinin en yüksek olduğu kurumlardan biriyiz. Bu süreçte bizi, odamızı arayan soran çok oluyor ve hiçbir zaman uzak ya da duyarsız kalma gibi bir yanlışımız olmadı. Üyelerimizin ve esnafımızın hep yanında olduk. 20.000 üyemizin tamamına direkt dokunma şansımız yok ancak gidemediğimiz yerlerde ilgili yönetim kadrolarımızdaki arkadaşlarımız var; onlar devreye giriyorlar. Tek adamla değil, çok adamla ve ekip ruhuyla çalışıyor, birlikte hizmet üretiyoruz. Geçenlerde canlı yayında cep telefonu numaramı bile verdim; ‘24 saat hizmetinize hazırız’ dedim. Gittiğimiz yerlerde, insanların Ticaret Odamızı yakından takip ettiğini gördük. Onun için bizim bu ziyaretlerimiz iyi ki başlamış; iyi ki varmış. Bu pek konuşulmuyor ama bizim bu süreçte gidip insanlara dokunup hâl hatır sormamız, halk nazarında oldukça kıymetli. Mart itibarıyla, sizlerle beraber 3 ayda 750 tane üyemize uğramışız; hal ve hatırını sormuşuz, tek tek dinlemişiz. Bu ziyaretleri inşallah ileri ki süreçte de yine sizlerle birlikte kesintisiz devam ettireceğiz. Bu durum bu süreçte bizim elimizi de güçlendirdi… Bu anlamda, bu sayede özellikle kamu yani TOBB ayağını, hızlı ve güçlü tutuyoruz. Valimiz sayın Ali Fuat Atik ve Denizli’mizi temsil eden siyasilerimizle de irtibatımızı kesmiyoruz. Çünkü, anlık çözülmesi gereken sorunlar, aktarılması gereken konular oluyor. Son dönemde bize 100’ün üzerinde konu geldi. Çeklerle ilgili düzenlemede bir problem çıkmıştı. Bunu en hızlı bir şekilde harekete geçerek yarım gün gibi kısa bir süre içerisinde çözüme kavuşturduk. Doğrudan borçlanma sistemi ödemelerinin ertelenmesi noktasında da girişimlerimiz oldu. Tedarik zincirinde, bu 17 günlük kapanma sürecinde bir kargaşa vardı. Tedarik zincirinin ne olduğu, içeriği yoruma açıktı. Bu noktada da üyelerimize bizzat destek verdik. Ayrıca, e-ticaret ve ihracat yapanların kargo ve lojistik ile ilgili sıkıntıları vardı. İmalatçı firmalar üretim yapıyor ancak malını, siparişi müşterisine gönderemiyordu. O sorunu aşmak için de özel bir çaba harcadık. Bu süreçte ve çalışmalarımızda bize destek olan her kim varsa hepsine de üyelerimiz adına şükranlarımı sunuyor, teşekkür ediyorum. Bizi yalnız bırakmayan bu çok değerli isimlerden güç alıyor, zorluklarla mücadele edecek moral ve motivasyonu kendimizde buluyoruz; onlarla çok daha güçlüyüz” dedi.

“Nefes kredisi desteğimizi de devreye sokacağız”

14 aylık pandemi sürecinde 68 milyon TL ile 2700’e yakın üyeye finansman desteği verdiklerini de belirten Başkan Erdoğan, finansman sıkıntısı çeken üyeleri için Nefes Kredisi’ni de devreye sokacaklarını duyurdu. Erdoğan, “Üyelerimizin sabırsızlıkla beklediği bir müjde sonunda geldi. En çok üzerinde durduğum konulardan biri de kaynaklarımızın tamamının bu dönemde üyelerimize açılması oldu. Hazine ve Maliye Bakanlığı bir açıklama yaparak Nefes Kredisi’ni duyurdu; içeriği de belirlendi. Burada amacımız, KOBİ’lere uygun koşullarda finansman desteği sağlayarak korona virüs salgınının ekonomik etkilerinin sınırlanmasına katkı sunmak. Yıllık cirosu 10 milyon TL’nin altında olan ve 2020 yılı cirosunda 2019 yılına göre yüzde 25 kayıp yaşayanlara bu imkân sağlanacak. 2020 yılı cirosu 1 milyon TL’yi aşmayan KOBİ’ler azami 50 bin TL, cirosu 1-10 milyon TL arasında olan KOBİ’ler ise azami 200 bin TL Nefes Kredisi kullanabilecek. İşletmelerimize, 6 ay ödemesiz dönem imkânı da sağlanacak. Geri ödemeler ise, 12 eşit taksitte yapılacak ve Hazine destekli KGF kefaleti olacak. Faiz oranı ise yıllık yüzde 17,5 olarak belirlendi. Hayırlı ve uğurlu olsun. İlgili bankaların bölge başkanlarıyla da muhakkak görüşerek, gerçek anlamda darda ve sıkıntıda olan esnafımıza verebilmemiz noktasında gücümün yettiği, dilimin döndüğü ölçüde ne gerekiyorsa ortaya koyacağımı da buradan ifade etmek isterim. Ayrıca artık işletmelerimizin açılması noktasında da bir talebimiz var. Haziran, temmuz, ağustos aylarında hızlı aşılama yaparsak içinde bulunduğumuz durumdan bir an önce kurtulabiliriz. Her ne kadar bazı işletmelerimizi açıksa da üzerlerinde pandemiyle ve kısıtlamalarla geçen 14 ayın getirmiş olduğu bir yük var. Bu yükü azaltmak lazım. Onun için devletimizden bu işletmelerimiz kendi ayakları üzerinde durabilecek hale gelene kadar yeni açıklanan destek paketi gibi hibelerin artırılarak devam ettirilmesi yönünde de talebimiz oldu” dedi.

blank

blank

blank

blank

blank

blank

Devamını Oku