Bodrum’da son dönemde gündem olan yüksek site aidatlarıyla ilgili tartışmalar sürerken, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen yeni düzenleme “keyfi aidat” uygulamalarına sınırlama getiriyor.
TBMM Genel Kurulu’nda, Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kapsamında 11 madde daha kabul edildi. Düzenleme ile Kat Mülkiyeti Kanunu’nda önemli değişikliklere gidildi.
Aidat artışına genel kurul onayı şartı
Yeni düzenlemeye göre site yöneticilerinin tek başına aidat belirleme yetkisi sınırlandırılıyor. Aidat ve avans miktarları artık kat malikleri kurulunun onayına tabi olacak.
Yöneticiler, ana gayrimenkulün bakım, onarım, temizlik, sigorta ve ortak kullanım giderleri için gerekli işletme projesini hazırlayacak ancak bu proje kat malikleri genel kurulunda onaylanmadan yürürlüğe giremeyecek.
Geçici artışlara sınır geliyor
Eğer henüz onaylanmış bir işletme projesi yoksa, yönetici en fazla 3 ay geçerli olacak şekilde geçici bir işletme projesi hazırlayacak. Bu süreçte belirlenen aidat artışları ise yeniden değerleme oranını aşamayacak.
Ayrıca mevcut bir işletme projesi varsa, yeni belirlenen geçici aidat tutarları bir önceki yılın bedelini aşamayacak şekilde, yeniden değerleme oranı sınırıyla uygulanacak.
Yönetim planı değişikliği zorlaşıyor
Düzenleme kapsamında site yönetim planlarının değiştirilmesi de daha sıkı kurallara bağlandı. Buna göre yönetim planı değişikliği için kat maliklerinin üçte ikisinin onayı gerekecek.
Bodrum’da aidatlar 180 bin TL’ye kadar çıkıyor
Özellikle Bodrum’da site aidatları son dönemde kamuoyunun en çok konuştuğu konular arasında yer aldı. Turizm açısından dünyanın önemli destinasyonları arasında bulunan ilçede aidat fiyatları bölgeye göre büyük farklılık gösteriyor.
Yarımadanın güney bölgelerinde aidatlar 6 bin TL’den başlarken; Gündoğan, Yalıkavak, Gölköy ve Türkbükü gibi kuzey bölgelerinde bu rakamın 180 bin TL’ye kadar çıktığı belirtiliyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte özellikle yüksek aidatların görüldüğü bölgelerde, kat maliklerinin söz sahibi olması ve keyfi artışların önüne geçilmesi hedefleniyor.
