Reklam
Reklam

Yiğit Dören

Şafak Turgut
Şafak Turgut
  • 13.06.2018
  • 150 kez okundu

Özel sohbetlerim devam ediyor. Yine magazin dünyasının tanınan bir ismi var bugün köşemde. Muğla’lı olarak birçok projeye imza atan genç bir isim. Yiğit Dören. Tamamen kendi anlatımı ve sözleri ile güzel bir hikaye daha.
“Yiğit Dören; 1977 Muğla doğumlu evli ve bir kız çocuk sahibiyim. Tahsilimi Muğla’da tamamladıktan sonra 5 sene turizm ve 9 sene de satış pazarlama sektöründe hizmet verdim. Oyunculuk hayatım ise Muğla’da 2004 yılında çekimleri yapılan büyük yalan isimli dizi de figüranlık ile başladı. İlk defa bulunduğum set ortamı yorucuydu ve beklemekten acayip sıkılmıştım fakat çok hoşuma gitti ve boş zamanlarım da hobi olarak yapabilecegim bir iş olarak düşündüm. Daha sonrasın da baba ocağı dizisinde doktor olarak ilk diyaloglu sahnemi canlandırdım ve sahne sonunda yılların tiyatro sanatçısı Ali sürmeli nin ayağa kalkarak seni tebrik etmek istiyorum, bakışlarınla sesinle bana oyun vermemi sağladın, sakin oyunculuğu bırakma diyerek beni onure etmesi ile bu işi hobi olarak değil meslek olarak yapabilecegim kanaatine vardım. İlerleyen dönemlerde ise severek yapmaya başladığım oyunculuk da sırası ile projeler gelmeye başladı ve geride bıraktığımız 14 sene de, mandıra filozofu, iftarlık gazoz, kolonya cumhuriyeti, bahtiyar bahtikara, süper incir, 3-2-1 kestik, iblisin oğlu 13. Vahşet, avanak dedektör, kanıt ateş üstünde, paramparça, bodrum masalı, çocuklar duymasın, kavak yelleri vs gibi yaklaşık 20 ye yakın projede 20 ayrı karaktere can verdim. Sektörün kalbi İstanbul’da atmasına rağmen, cennet Muğla’mızda yaşıyor olmanın yarattığı handikaplara rağmen halen daha oyunculuk hayatıma devam etmekteyim. Bu süreçte oyunculuk hayatımın yanı sıra, iki sene öncesinde hayata geçirmiş olduğum, KASTIM VAR CAST-MENAJERLİK AJANSI ile cast direktörlüğüne de başlamış bulunmaktayım. Cast direktörlüğü sürekli benden talep edilen fakat benim sürekli uzak durduğum bir işti. Çünkü hakikatten çok meşakkatli ve zaman isteyen bir iş di. Fakat son dönemlerde insanların zaaflarından faydalanılarak, onların setlere herhangi bir ücret ödenmeden götürüldüklerini, ücret ödenecek sözü verilerek götürülseler dahi daha sonra ücretlerinin ödenmediğini ve bazı dolandırıcı kast ajanslarının insanlara kesin iş sözleri vererek, kayıt ücreti adı altında 300-500-1000-1500 hatta ve hatta 3500 liralara kadar kayıt ücretleri alarak insanları kandırdıklarını gördükçe vicdani olarak duymuş olduğum rahatsızlıktan dolayı casting işine girmeye karar verdim. Bu işe başlarken ilk öncelikli amacım para kazanmaktan öte insanlara ulaşabildiğim kadarıyla ulaşıp onları sektörün gerçekleri konusunda bilinçlendirmek di, ki bu hala böyle. Gerek sosyal medya hesaplarımda açıklayıcı ve bilgilendirici videolar paylaşarak, gerek birebir ofisimize kayıt olmaya gelen adaylarımız ile yüz yüze görüşerek , öncelikli olarak cast işinin gerçek dünyasını, işleyişini ve gerçeklerini anlatarak onları bilinçlendirmeye çalışıyorum. Bana gelip kayıt yaptırdıklarında oyuncu oldukları anlamına gelmediğini, her projede yer alamayacaklarını, kimseye kesin iş sözü vermediğimi ve verenlere de inanmamaları gerektiğini, çünkü bu işte kesin iş sözü diye bir şeyin olmadığını, kesin iş sözleri verilerek talep edilen afaki ücretlere itibar etmemelerini, zaten bir ajansın oyuncu adayını setlere gönderdiğinde, %20 ile 40 arasında ajansın çalışma prensiplerine göre değişiklik gösteren oranlarda komisyon aldıklarını anlatıyorum ve bireysel olarak elimden geldiğince onları bilinçlendirmeye çalışıyorum. Çünkü yineliyorum, bu işte kesin iş sözü yok. Örnek vermem gerekirse, en son cast direktörlüğünü yaptığım ve birinci sezonun tamamında, 29 bölümdür hizmet verdiğim, Muğla’mızda çekilen kalk gidelim isimli dizimizde, annem Gülnihal Demir, tüm Türkiye’nin tanıdığı bir oyuncu olmasına rağmen, ve dizinin oyuncularını ben veriyor olmama rağmen, 1 bölüm dahi rol verdiremedim! Çünkü annemin yaş aralığında ve brieflerine uygun bir arayış söz konusu olmadı projede. Hal böyle olunca da neden kimseye kesin iş sözü vermediğimi ve bu sektörde kesin iş sözü diye bir şey olmadığını anlamış olursunuz sanırım.

Son olarak gerek oyunculuk hayatıma gerekse de cast direktörlüğüne devam etmekteyim. Muğla da bu işin dürüstlük çizgisinden şaşmadan, insanları kandırmadan, güven saygı ve sevgi çerçevesinde nasıl yapılacağını, herkese anlatmak ve öğretmek istiyorum. Sanırım bunu da baya bı başarmaya başladım. Başaramamış olsam, sosyal medyada ki tek bir sayfa dışında, hiç reklam yapmadığım halde, İstanbul, Diyarbakır, Gaziantep, Trabzon ve Türkiye’nin birçok ilinden, Türkiye’de binlerce cast ajansı olmasına rağmen, sizin gibi dürüst bir ajans ile çalışmak istiyorum,nasıl kayıt olabiliriz yada bize de nasıl yardımcı olabilirsiniz diye telefonlar ve mailler almazdım diye düşünüyorum. Bu anlamda da kendime vazife olarak gördüğüm bir durum daha ortaya çıkıyor; Öncelikli olarak Muğla ve yöresinde sinema dizi oyunculuğuna meraklı olan ve severek yapacağına inanan, ağabelerim, ablalarım, arkadaşlarım, kardeşlerim ve 7 den 70 e tüm hemşerilerimizin bu sektöre atacak oldukları ilk adım ve Muğla’nın dumansız oyuncu fabrikası olmaya kendi kendime söz verdim. Kültür seviyesi yüksek ve sanatsever Muğla halkı için her zaman elimden geleni yapmaya, yardımcı olmaya ve onları sektörel anlamda bilgilendirmeye hazırım. Sektör ile alakalı kafasında soru işareti olanları da Muğla merkez tarihi saatli kulenin orda, koç pide fırınının yanında bulunan ajansımız ofisine her zaman beklerim. Sevgiler.
Ayrıca Muğla hikayelerinden oluşan ve tamamıyla Muğla dokusundan, Muğla ağzından oluşan bir de sinema filmi senaryosu yazmaktayım. Bu projedeki amacım, Sayın Yüksel Aksu’nun yaptığı gibi tamamıyla Muğlalı hemşerilerimiz ile bu projeyi hayata geçirip, öz Türkçeye en yakın ağızlardan biri olan Muğla ağzını tüm Türkiye ve dünyanın daha yakından tanımasını sağlamak olacak. Yani kısacası Muğla’nın doğası, yapısı, kültür seviyesi, Muğla’da her dakikayı zaten durum komedisi şeklinde yaşayan Muğla halkının yaşam biçimini, Muğla’nın tarihi dokularının da yer alacağı, %100 Muğla filmi olacak. Yani kısacası, Muğla’nın faydasına ve tanıtımına fayda sağlayabilecek, yapılması gereken ne varsa yapmaya hazırım. Bu arada benden sürekli talep edilen bir konuyu da buradan açıklamak ve duyurmak istiyorum. Neden oyunculuk eğitimi vermiyorsunuz diye çok sorular alıyorum. Oyunculuk eğitimi verebilmem için öncelikli olarak benim de bu işin eğitimini almış olmam gerekiyor fakat ben alaylı diye tabir edilen grupta yer alıyorum. O yüzden de, bu işin eğitimini alan ve yıllarını vermiş olan üstadlar karsısında, benim eğitim veriyorum demem saygısızca ve ukalaca bir hareket olur. Fakat ilerleyen zamanlarda benden eğitim talep eden adaylarımıza su müjdeyi verebilirim, eğitimli kadro eşliğinde ve üstadların yer alacağı bir eğitim programı hazırlayıp Muğla’ya böyle bir hizmeti de sunmak istiyorum. 14 senelik geçmiş de ve yer aldığım 20 projede gözlemlediğim ve öğrendiğim deneyimler doğrultusunda, bu eğitim sürecinde nacizane benim de katkılarım olacağını düşünüyorum. Sevgiler”.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ