BU KİMİN BÜTÇESİ?

2020 yılının bütçesi görüşmeleri TBMM’de devam ederken, CHP Grubu adına konuşan Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, bütçeye tepki gösterdi.

Girgin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve AK Parti grubuna “ Bu kimin bütçesi?” diye sorarken; “2020 yılı bütçesi ne esnafın ne çiftçinin ne köylünün ne gençlerin ne de çocukların, ne garibanın ne fakir fukaranın bütçesidir. 2020 yılı bütçesi fakirden alıp zengine aktaran bir bütçedir.” Dedi.2020 yılı bütçesi görüşmeleri TBMM Genel Kurulu’ndan devam ederken, Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin bütçeye tepki gösterirken “ Bu kimin bütçesi?” diye sordu. Meclis Genel Kurulu’nda CHP Grubu adına bir konuşma yapan Girgin, konuşmasına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay’ın,  bütçe ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmedeki  “2020 yılı bütçesi, sanayicimizin, esnafımızın, çiftçimizin, çalışanlarımızın, öğrencilerimizin, gençlerimizin, kadınlarımızın, çocuklarımızın bütçesidir.” Şeklindeki sözlerine atıfta bulunarak başladı.Girgin; “Öyle mi acaba? Biz de vatandaş nezdinde bakarak bu bütçenin kimlerin bütçesi olduğuna yönelik bir tablo hazırladık.
Sayın milletvekilleri, 2020 yılı bütçesi, ne kadınların ne çocukların ne esnafların ne çiftçilerin ne sanayicinin ne de gençlerin bütçesidir. 2020 yılı bütçesi garibanın, fakirin fukaranın bütçesi değildir, her zaman olduğu gibi fakirden alınıp zengine aktarılan bir bütçedir.” Dedi.
Girgin; “ Sanayi ile başlayalım. Bir sanayi politikası düşünün ki işsizliğe çare olamıyor, mühendisler ve teknisyenler kendi mezun oldukları alanda iş bulamıyor, 951 bin üniversiteli işsize bu bütçede tek laf dahi edilemiyor. İmalat sanayisinde on bir ay üretim düşmüş, fabrikalarda çekiç sesi susmuş ve yüzde 100 kapasiteyle çalışan neredeyse hiçbir sektör kalmamış.
90 bin megavatlık üretim kapasitemiz var Sayın Bakan ama 35 bin megavat dolayında enerji tüketiliyor. Niçin? Çünkü fabrikalar kapanıyor, onun için. Acı ama gerçek, üretim ithalata bağımlı olduğu için durgunluk nedeniyle ithalat düşünce “Cari açığı düşürdük.” yalanıyla kendini aklamaya çalışan bir sanayi anlayışınız var. 2020 yılı bütçesi yapısal reformlara, sanayide kapsamlı dönüşüme ve yeni bir kapsamlı vergi düzenlemesine değil, yine faize, borca ve en önemlisi iktidara sırtını dayamış 5 firmanın alacaklarına adanmıştır.
Diğer yandan, iki yıl içerisinde elektriğe yüzde 71, doğal gaza yüzde 62 zam yaptınız. Bir de çıkıp “Doğal gaz olması gerekenden daha ucuz.” dediniz Sayın Bakan. İnsanlar fatura yüksek gelmesin diye evin tek odasını ısıtıyor. EPDK Kasım 2018 verilerine göre faturasını ödeyemediği için 14,5 milyon insanın elektriği kesildi. Yine, EPDK verilerine göre 2014-2018 tarihleri arasında faturasını ödeyemediği için 5 milyon 400 bin ailenin doğal gazı kesildi. Bunlar ortadayken kamusal bir hak olan elektrik ve ısınma için insanlar evlerinde battaniyeye sarılarak ısınmaya başlamışsa buna çare bulmak sizin göreviniz Sayın Bakan. Siz ne yapıyorsunuz? “Doğal gaz fiyatları ucuz.” diyorsunuz. El insaf!” dedi.

“ESNAF KEPENK KAPATIYOR”


Son 5.5 yılda 570 bin esnafın kepenk kapattığını hatırlatan Girgin; “Gelelim esnafımıza. Esnaf borcu borçla ödüyor, esnaf kepenk kapatıyor, esnaf sattığının yerine yenisini koyamıyor. Son beş buçuk yılda 570 bin esnaf kepenk kapattı arkadaşlar. Bu da yetmedi, esnafı kara liste sorunuyla baş başa bıraktınız. Borcu olan esnafın sağlık sorununda sağlık hakkını da kısıtladınız. Kütahya Zafer Havaalanı için şimdiye kadar haybeden verdiğiniz 25 milyonu verin esnafımıza, can suyu olsun, nefes alsın. Acilen sicil affını da çıkarın, esnafı kepenk kapatmaktan kurtarın ve yerli piyasayı canlandırın. Çok mu zor yüz binlerce esnafımızın çıkarını bir şirketin çıkarının önüne koymak?” diye konuştu.
“ÇİFTÇİNİN BOCU 217 KAT ARTTI”

Konuşmasında çiftçilerin içinde bulunduğu duruma da değinin Girgin şunları söyledi:

“Çiftçilerimize gelirsek; yem fiyatları uçtu, borç gırtlakta, inekler kesimhanede arkadaşlar. Vatandaşımızı ithal tarım ve hayvancılık ürünlerine mahkûm etmekle kalmadınız, çiftçimizi de borç batağına sürüklediniz. 2002’den bu yana çiftçimizin borcu tam 217 kat arttı. Nüfus arttı, işlenen tarım alanları düştü. Neden? Sizin yanlış tarım politikalarınız yüzünden. Tarım Kanunu gereği, 2007 yılından beri her yıl çiftçiye vermeniz gereken ama vermediğiniz tutar 350 milyar lira. 2020 yılı için kamu-özel iş birliği modeliyle yaptığınız yol, köprü ve hastane ihaleleriyle kayırdığınız şirketlere 18 milyar lira garanti veriyorsunuz ama çiftçiye gelince cimriliğiniz tutuyor maalesef.”
“İŞSİZ SAYISI 7 MİLYON”

Ülkemizde işsiz sayısının 7 milyona ulaştığının altını çizen Girgin; “Çalışanlara ve emekçilerimize gelelim: 7 milyon işçiyi ilgilendiren asgari ücret, Türkiye’deki en büyük toplu iş sözleşmesidir. Asgari ücretin açlık sınırının altında olması en yakıcı sorunken asgari ücretin üzerindeki vergi yükü de en az onun kadar önemlidir. Belli bir sınırın altındaki ücretlerden vergi alınmamalı ve asgari ücret bunun temel kriteri olmalıdır.
İşsizlik alıp başını gidiyor Sayın Bakan. Ülkemizde gerçek işsiz sayısı 7 milyona dayanmıştır. İŞKUR’un Kasım 2019 Raporu’na göre, bir yıldan uzun süredir işsiz olanların sayısı yüzde 341 arttı. İşsizliği azaltamıyorsunuz; ister enflasyonu ister faizi sıfıra indirin, başarısızsınız. “2,5 milyon kişiye istihdam sağlayacağız.” diyordu Sayın Maliye Bakanı. Cumhuriyet tarihinin en büyük işsizlik rekoru Sayın Maliye Bakanında. Merak ediyoruz Sayın Bakan, siz, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı olarak -kendisine lütfen bunu iletin- Maliye Bakanının dediği bu sözün arkasını aradınız mı? Verilen sözler niçin tutulmadı? Sabahın erken saatlerinde, işçi bulma kurumlarının önünde, evine ekmek götürmek umuduyla kuyruğa giren “Sigortam olsun, maaştan vazgeçtim.” diyerek karın tokluğuna çalışmaya razı olan insanları gördükçe sizin vicdanınız sızlamıyor mu? Bu tabloları görünce hiç mi vicdanınız sızlamıyor?
Diğer yandan, bu işsizlik koşullarında bir işe kavuşanların, işsizliğini bir sopa olarak kullanarak esnek ve güvencesiz çalışmayla terbiye edilmekte olduğunu, onlara sendikasızlığın dayatıldığını görünce hiç mi vicdanınız sızlamıyor?”

“İŞSİZLİĞE BAĞLI GENÇ İNTİHARLARI ARTIYOR”
Gençlerimize gelelim, öğrencilerimize: Anne babalar işlerini kaybederken, ailelerine katkıda bulunmak, ülkelerine hizmet etmek, gelecek kurmak isteyen gençler işsiz. 2019 Ağustos ayında her 100 gençten 27’si işsiz durumda arkadaşlar. Çalışan gençlerin 2 milyona yakını kayıt dışı istihdam ediliyor. İşsizliğe bağlı genç intiharları da artıyor. Sadece son bir yılda, ataması yapılmadığı gerekçesiyle 12 öğretmen adayı hayatına son verdi. KYK tarafından burs ödenen öğrenci sayısı öğrencilerimizin yüzde 10’u bile değil. Şu anda, Türkiye’de öğrenim kredisi borcu olan 350 bine yakın öğrencinin 2 milyar 96 milyon lira borcu bulunmakta. 217 bin mezunun banka hesaplarına e-haciz geldi. Peki, toplam borç tutarı neye tekabül ediyor? Şehir hastaneleri için müteahhitlere 548 milyar TL ödeme yapmayı taahhüt ediyorsunuz ya, bu miktar öğrencilerin toplam borcunun tam 261 katı arkadaşlar. Vazgeçin israftan, şatafattan; kayırdığınız müteahhitleri sevindireceğinize 350 bin öğrencimizi ve ailelerini sevindirin.
Kadınların durumuna gelince: Kadınlar, tarlalarda çalışmaya gitmek üzere istiflendikleri kasalarda geçirdikleri trafik kazalarıyla, ev işçisi evin camını silerken düşerek ya da iş yerini basan bir erkek tarafından vurularak yaşamlarını yitiriyor. Ölen kadın işçilerin çoğu sendikasız, yüzde 75’i ise kayıt dışı çalıştırılıyor. Türkiye’de her 10 kadından 4’ü hayatları boyunca sadece kadın olduğu için şiddet görüyor. Kadına şiddeti önlemek için tedbirler alacağınıza, bunu protesto eden kadınları yaka paça gözaltına alıyorsunuz. Bu mu sizin kadına verdiğiniz değer?
“HER 5 ÇOCUKTAN 1’İ ÇALIŞIYOR”

Çocuklarımız için durum farklı mı arkadaşlar? Çocuğa yapılan harcama geleceğe yapılan harcamadır. Var mı bu bütçede geleceğimiz? Yok. 500 milyar dolara ulaşan borcumuz çocuklarımızın geleceğini pranga altına almıştır. Ülkemizde her 5 çocuktan 1’i çalışıyor. Son on yılda 483 bin kız çocuğu evlendirildi. Yılda ortalama 8 bin çocuk istismara uğruyor. Ne var bütçede çocuklarla ilgili gelecek kaygısını giderecek?”dedi.
“VERGİLER NEREYE GİDİYOR?

İktidarın bu güne kadar 2 trilyon dolar vergi topladığını ifade eden Girgin, ‘Bu paraları ne yaptınız?’ diye sorarken şöyle konuştu:

“İktidarınız boyunca 2 trilyon dolar vergi topladınız, vatandaşın sırtındaki vergi yükünü de sürekli artırdınız, bunun üstüne 70 milyar dolar da özelleştirme yaptınız. Pekâlâ soru şu: Bu paraları ne yaptınız? İşsizliğe çare mi buldunuz? Yüksek teknoloji kapasiteli fabrikalar mı açtınız? Sanayiyi geliştirmek için iş garantili meslek okulları mı açtınız? Eğitimi, sağlığı parasız mı yaptınız? Kamusal hak olan elektriği, ısınmayı mı ucuzlattınız?”
“FAKİRDEN ALIP ZENGİNE VERENBÜTÇE”
Konuşmasının sonunda hükümet tarafından hazırlanan bütçenin fakirden alıp zengine veren bir bütçe olduğunu vurgulayan Girgin şunları ekledi:

“Yatlara verdiğiniz gibi çiftçiye mazotu ucuza mı verdiniz? Gasbedilen hakkını isteyen EYT’lilerin derdine derman mı oldunuz? Eğitim ve sağlık emekçilerine, Emniyet görevlilerine, imamlara 3600 ek gösterge hakkı mı tanıdınız? Emeklilere refah payı mı verdiniz? İntibak sorununu mu çözdünüz? Mevsimlik orman işçilerine kadro mu verdiniz? Tüm taşeron işçilere eşit statüde kadro hakkı mı tanıdınız? 4/C özelleştirme mağdurlarına gerçek anlamda 4/B hakkı mı verdiniz? Ne yaptınız? İsraftan, şatafattan başka ne yaptınız? Tekrar soruyorum şimdi: 2020 yılı bütçesi kimin bütçesi?
Sayın Maliye Bakanının sözüyle tekrar hatırlatmak istiyorum. Değerli arkadaşlar, bakın, burası çok daha önemli. 2020 yılı bütçesi ne esnafın ne çiftçinin ne köylünün ne gençlerin ne de çocukların bütçesidir. 2020 yılı bütçesi fakirden alıp zengine aktaran bir bütçedir.”

Haber: Selahattin Birgili

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: