Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde, eşine uyguladığı künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama sonucu ölümüne neden olan Yunus Korkut hakkında verilen 14 yıl hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı.
Mahkeme, sanığın öne sürdüğü “yemek yapmadı” ve “sadakatsizlik” iddialarını haksız tahrik nedeni saymayarak cezada hiçbir indirim uygulamadı.
Muğla’da Türkiye kamuoyunun yakından takip ettiği Ummahan Korkut cinayeti davasında 30 Nisan tarihinde kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki gerekçeleri belli oldu. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu sanık Yunus Korkut’u “Eşe Karşı Kasten Yaralama Neticesinde Ölüme Neden Olma” suçundan alt sınırdan uzaklaşarak indirmeksizin 14 yıl hapis cezasına çarptırdığını ilan etti.

Ölüm Künt Kafa Travması ve Duvara Çarpmayla Gerçekleşti
Gerekçeli kararda yer alan, 25 yaşındaki Ummahan Korkut’un ölümünün “künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama ve gelişen komplikasyonları” sonucu meydana geldiği kesinleşti. Kararda; sanığın yaralama kastıyla eşine yumruk attığı, bu yumruğun etkisiyle maktulün kafasını duvara çarptığı ve maruz kaldığı bu travma ile ölüm olayı arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğu kaydedildi.
“Yemek Yapmadı” Bahanesi ve Sadakatsizlik İddiaları Çürütüldü
Sanık Yunus Korkut savunmalarında, eşinin evde ortak çocuklarına yemek hazırlamadığını, bu yüzden tartışma çıktığını ve geçmişe dönük “sadakatsizlik” şüpheleri bulunduğunu ileri sürerek suçu hafifletmeye çalışmıştı. Ancak mahkeme, yapılan teknik incelemeler, HTS kayıtları ve toplanan deliller ışığında sanığın bu iddialarına itibar etmedi. Eşin yemek yapmamasının ya da sanığın temelsiz kıskançlık iddialarının bir “haksız tahrik gerekçesi” olamayacağına hükmeden mahkeme heyeti, suçun işleniş şekli ve sanığın kastının yoğunluğunu gözeterek takdiri indirim ve haksız tahrik indirimi uygulamadı.
“Mezarlığa Kaçarken Kovaladı”
Gerekçeli kararda yer alan komşu tanık Şahine Gültekin’in beyanları, evde uzun süredir devam eden şiddeti gözler önüne serdi. Tanık, çiftin sık sık kavga ettiğini ve çoğunlukla sanığın maktulü dövdüğünü belirtti. En dikkat çekici ayrıntı ise ölüm olayından 2-3 hafta önce yaşandı: Tanık Gültekin, Ummahan Korkut’un korkudan mezarlığa doğru kaçtığını, sanık Yunus Korkut’un ise peşinden kovalayarak yakalayıp eve geri getirdiğini ve bu süreçte “Bir gün elimde kalacaksın” diye söylendiğini duyduğunu mahkemede aktardı.
Mahkeme, sanığın eylemini öldürme kastıyla gerçekleştirdiğine dair dosyada yeterli delil bulunmadığını, eylemin yaralama kastı ile gerçekleştiğini değerlendirdi.
“Kasıt Yaralama Değil, Öldürmedir”
Ummahan Korkut’un aile avukatı ve Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği temsilcisi Perihan Ceviz Turasay, mahkemenin haksız tahrik indirimlerini reddetmesini olumlu bulsa da suç vasfı yönünden kararı kabul etmediklerini belirtti. Avukat Turasay, “Bu dosya basit bir neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama dosyası değildir. Eylemin boyutu ve geçmişteki sistematik şiddet, sanığın maktulü kasten öldürdüğünü açıkça göstermektedir. Toplum olarak kadını ev içi emek yükümlüsü gören söylemlerle faillere cesaret vermemeliyiz. Biz caydırıcılığın sağlanması adına eşe karşı kasten öldürme suçundan indirimsiz bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini talep ediyorduk. Bu nedenle kararı eksik bularak suç vasfı yönüyle doğrudan istinaf mahkemesine taşıyacağız” dedi.
