MUĞLA AYRICALIĞI

Muğla’yı yakından tanıyanlar, özellikle sahip olduğu her türden değerlerin farkında olanlar, önemli bir ayrıntıyı gözardı etmezler.

Dahası edemezler.

Onlar bilir ki, farklı bir yaklaşım sergilemek, bu kente yapılabilecek en büyük kötülüktür.

O nedenle asıl olan, Muğla genelinde yer eden her neviden ürünlerin gerçek değerine kavuşmalarını sağlamaktır.

Ancak o takdirde, hem söz konusu ürünler, hem de emek sahiplerinin hakkı teslim edilir.

Değilse, bu tür bir yaklaşımın kimseye faydası olmadığı gibi ürünler ve sahipleri yanında, Muğla’ya yapılacak en büyük haksızlıktır.

Kabul edelim ki bunu yapmaya, kimsenin ne hakkı ne de yetkisi vardır.

                                                                    ***

İlişkin olarak denebilir ki, söz konusu ürünler neler?

Her vesileyle ve her platformda istisna teşkil ettiklerinin altı çizildiğine göre bir ayrıcalık olması gerekirdi.

Bunda kuşku yoktu.

Konuya ilişkin değerlendirme kurulları tarafından tescil edildiklerine göre, farklı bir yaklaşımda bulunulamazdı.

Değilse gerçekten, belirttiğim gibi söz konusu ürünler ve de gerçek üretim sahiplerine haksızlık edilmiş olurdu.

                                                                        ***

Aslında vurguladığım gibi tereddüde mahal yoktu.

İl genelinde yer eden ürünlerin değerlendirilmeleri, ilgili bilim kurulları tarafından yapılıyordu.

Bunun sonucunda hangilerinin “Coğrafi İşarete Sahip Oldukları” tescil ediliyordu.

Bunun anlamı, endişeye mahal olmadığı, hiçbir ürünün hak etmediği halde dereceye giremeyeceğiydi.

                                                                       ***

Peki söz konusu ürünlerin değerlendirilmeleri nasıl yapılıyordu?

Bu konuda Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, 2016 yılından itibaren ürünlerin markalaşması yönünde çalışmalar sergiliyor.

Bunun neticesinde Muğla Saraylısı, Muğla Köftesi ve Muğla Göce Tarhanası, ardından Muğla Mermeri de tescilleniyor.

Böylelikle Muğla’nın coğrafi işaretli ürün sayısı, öncekilerle birlikte 12 rakamına ulaşıyordu.

Kabul etmek gerekir ki az bir rakam değildi.

Dolayısıyla Muğla, özellikle gerçek hak sahipleri önemli bir payenin sahibi olmuşlardı.

Peki, konuya ilişkin Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Ercan nasıl bir yaklaşım göstermişti?

MUTSO Başkanı Ercan diyor ki;

Söz konusu yöresel ürünler, hem adıyla hem de ünüyle tarihi bir derinliğe sahip, standardı ve kalitesi yüksek değerlerdir.

Bu ürünlerin taklitleriyle mücadele edilmediği sürece, sahip olduğu kalite ve eşsiz özelliklerinden doğan katma değerden, ürünün gerçek üreticileri faydalanamaz hale gelir.

Kuşkusuz bu durum, tüketicinin yanılmasına, üreticinin emeklerinin karşılığını almamasına neden oluyor.

Başkan Ercan’ın yaklaşımları yerli yerindeydi. Özellikle üreticilerin korunması yönünde sürdürülen eğilimler, daha bir önemliydi.

                                                                       ***

Kabul edelim ki, söz konusu ürünlerin kalitesi bağlamında tereddüde yer olamazdı.

Yıllardan bu yana sadece bölgesi ve ülkemiz değil, dünya genelinde yer eden ürünler arasında gösterildiğine göre, aksi bir yaklaşım hem ürünler hem de gerçek üretim sahiplerine haksızlıktır.

Bunu yapmaya kimsenin ne yetkisi ne de hakkı vardır.

Bu nedenle asıl olan ürünlerin gerçek kalitesinin tescil edilmesi ve de üreticilerin hakkının teslim edilmesidir.

Konuya ilişkin yaklaşımlarını sürdüren Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Ercan;

Olumsuzluklara karşı, önleyici bir uygulama olan coğrafi işaretler, tüm dünyanın üzerinde önemle durduğu, hızlı bir gelişme eğilimi gösteren küresel bir olgu oluşturmaktadır.

Coğrafi işarete sahip olmak büyük bir sorumluluk getirmektedir.

Oda olarak biz bu sorumluluğu üzerimizde hissederek 2016 yılını markalaşma yılı ilan etmiş ve 10 ürünümüz için coğrafi işaret başvurusunda bulunmuştuk.

Ercan’ın konuya ilişkin yaklaşımları yanında, altını çizdiği gibi söz konusu ürünlerin kalitesi, her kurum tarafından tescil edilmişti.

Özellikle belirtilen Muğla Saraylısı, Muğla Köftesi ve Muğla Göce Tarhanasının ardından Muğla Beyaz Mermeri de coğrafi işaret almaya hak kazanmıştı.

Gözlendiği kadarıyla sıra Kavaklıdere Cevizine gelmişti.

Belirli bir zaman dilimini gerektiren askı süresinin ardından onun da kalitesi tescillenecekti.

                                                                      ***

Görüldüğü gibi sıradan bir gelişme değildi.

Ürünlerin kalitesinin tescili bilim kurulları tarafından yapıldığına göre, söz konusu ürünler hem üreticiler hem de Muğla adına mutluluk veren bir gelişmeydi.

Tabi önemli bir payenin sahibi Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı…

Özellikle başkan Ercan’ın samimi yaklaşımları ve girişimleri neticesinde bu sayıda ürünler hem markalaşacak hem de gerçek değerine ulaşacaklardı.

Başkan yaklaşımlarını sürdürürken, emeği geçen herkese teşekkürlerini iletiyor.

Kültürel zenginliklerimizin korunması için çalışmalarımız devam etmektedir.

Özellikle daha çok girişimcilere ihtiyacımız var.

Bu konuda kurum olarak elimizden gelen desteği sunmaya hazırız.

Dedim ya bu tür girişimciler, onlara her konuda destek veren bir oda olduğuna göre tek söyleyebileceğimiz, MUĞLA’NIN AYRICALIKLI BİR YAPIYA SAHİP OLDUĞUDUR..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir