Olay, 16 Nisan 2025 tarihinde Kötekli Mahallesi’nde bulunan bir eğlence mekanında meydana geldi. Mekanında çalışan İ.İ’nin E.S. isimli kadına cinsel saldırıda bulunduğu öne sürüldü. Olayın ardından E.S. polis merkezine giderek şikayetçi oldu.
Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25 Ekim’de iddianame hazırlandı. İddianamede, müşteki hakkında düzenlenen adli tıp raporunda, vücudundaki bulguların iddia edilen cinsel saldırı anlatımıyla uyumlu olduğunun tespit edildiği ve şüpheli hakkında “basit cinsel saldırı” suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphe oluştuğu ifade edildi.
Davanın 28 Nisan Salı günü görülen ikinci duruşmasında karar çıktı. Mahkeme heyeti, sanığın “basit cinsel saldırı” suçunu işlediğine hükmederek önce 5 yıl hapis cezası verdi. Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alınarak 1/6 oranında indirim uygulanarak ceza 4 yıl 2 aya düşürüldü. Sanık hakkında tutuklama kararı uygulanmadı.
Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan mağdur avukatı Perihan Ceviz Turasay, kararı istinaf edeceklerini belirterek, şunları söyledi:
“Bizler bu tarz dosyalarda mağdurun beyanının çok önemli olduğunu biliyoruz. Özellikle bu dosya kapsamında şunu söylemek istiyorum. Kadının soyut beyanı diye bir şey yoktur. Kadının beyanı vardır ve bu beyan eğer bir adli tıp raporuyla destekleniyorsa burada artık ortada somut ve kesin bir delil vardır. Bu dosya da o dosyalardan biri. Mağdurun beyanı soyut değildi. Somut bir adli tıp raporuyla da destekleniyordu. Dolayısıyla sanığın cezalandırılması sebebiyle memnunuz. Ancak bizler bu dosyada nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçunun oluştuğu kanaatindeyiz. Dosyayı bu yönüyle istinaf edeceğiz. Ayrıca pişmanlık göstermeyen sanığın hakkında takdiri indirim uygulanması da bizlerce hukuka aykırı. Bu sebeple de karara karşı istinaf kanun yoluna başvuracağız.
Bizler kadın mücadelesi verdiğimiz her dosyada basın açıklaması yapıyoruz. Bunun da sebebi kadınlara daha fazla ulaşabilmek, dayanışmamızı kuvvetlendirebilmek aslında. Dolayısıyla bizler bu dosyadan sonra da her mücadelemizde basın açıklaması da yapmayan kadın davalarını olabildiğince daha yüksek sesle, daha geniş mercilere duyurmaya devam edeceğiz. Bunun da buradan çağrısında bulunmuş olalım. Hiçbir çıkar çatışmasının bizim mücadelemize, kadın mücadelesine zarar vermesine izin vermeyeceğiz.”
