SAHİ, NEYDİ KEMALİZM?

Bugünlerde kendini “sağcı” olarak tanımlayan, yarım yamalak bilgi dağarcığı ile siyaset yapmaya çalışan, “Kemalizm”’ e vurarak Akp’den milletvekili adayı olmak istediğini zımnen beyan eden kişilerin diline pelesenk olmuş, anlatılmayan ve dolayısıyla anlaşılamayan bir devin öğretisidir Kemalizm.
Mevcut iktidarın ve başındaki genel başkanının bazen “Tek Parti Dönemi Zulmü” bazen de “bunlar dinsizdir ha” dediği, “hatta bunlar camileri ahırlara çevirdiler biliyorsunuz değil mi” diyerek tanıttığı Kemalizm, nasıl ki 12 Eylül’ü yapan hırdavatın anladığı ve anlattığı şey değilse, bugünkü iktidarın da anladığı ve anlattığı şey değildir. Peki, ne menem bir şeydir bu Kemalizm?
En başta, Kemalizm’in doğum tarihi 1919’dur. Tutsaklığa, sömürüye, cehalete bir başkaldırıdır, tohumu atılan Cumhuriyetin doğum sancısının başlangıcıdır. Bu pek öyle kolay bir doğum olmaz, ne de olsa karşısında beş yüz kusur seneden beri Anadolu’nun kanını emen, emperyalist “dostlarına” itibardan tasarruf olmaz ilkesi gereği onlardan aldığı borçlarla, onlara çaka satan, düşmanına müsamahakâr, tebaasına ceberut bir imparatorluk vardır. Öyle ki bu ceberut, bu doğmaya çalışan çocuğu ana rahmi olan Anadolu’dan söküp atmak için yine emperyalist dostlarından yardım dilenecekti. Türk’ ün hükmünün tekrar Türk’e geri verilmesidir Kemalizm.
Daha sonra bu Kemalizm, yıllarca unutulan Anadolu halklarına yani sine-i millete dönmüş, kurtuluşu ve aydınlığı onun bağrında yakmıştır. Öle dış borç, kredi ile falan değil, o halkın kendini feda ederek, dişinden, tırnağından arttırarak, yemeyerek, giymeyerek var olmak için yok olmayı göze almasıdır.
Az olsam benim olsun zihniyetidir Kemalizm, evet, bugün alay edilen bu kavrama sıkı sıkıya sarılmış, zenginlik ya da rahat yaşamak uğruna özgürlüğünden, benliğinden, kimliğinden ödün vermemiştir. Ha bu insanlar “dinsiz” falan da değildir, öle halifelik saçmalığının da kendilerini kurtarmadığını, imparatorluğun başındakinin Allah’ın yeryüzündeki temsilcisi değil, İngilizlerin bu topraklardaki temsilcisi olduğunu anlamaları gecikmeyecekti.
Bağımsızlık uğruna savaşmayı öğretti…
Daha sonra bu Kemalizm, fakr-u zaruret içinde olan bu halkı sırtına alıp ayağa kaldırdı, insanca yaşamayı, insanca üretmeyi, velhasıl “insan” olduğunu hatırlattı onlara. Bazı ahmakların dediği gibi, bu milletin dilini değiştirmedi, dünyaya ayak uydurması, dünyayı anlaması için yol gösterdi, önayak oldu ki bir daha kendine “halife” diyen zorbanın biri gelip özgürlüğü elinden almasın diye…
Mezar taşlarını okuyamayanlar, okusan ne çıkardı o günkü mezar taşlarını, soyadın belli değildi, zaten Türk isen hepten yandın seni kaale alan bile yoktu, soyadı verildi ki atanı, soyunu daha iyi takip edebil denildi. Orta Asya’dan geldiğini nice devletler kurduğunu yine bu Kemalizm öğretti sana, araştırıp..
Ya kadınlara yaptığına ne demeli, onların insan olduğunu, ana olduğunu, toplumun onların üzerinde yükseleceğini öğretti.
Bu haddini bilmez Kemalizm daha neler yaptı bu milleti adam etmek için, kimine anlatabildi kendini kimine ise araç oldu.
Evet, Kemalizm’in 1938’de beyin ölümü gerçekleşti..
Sırf iktidar için onu kullanmaya, kendini Kemalist gibi gösterenlere alet oldu. Onun gölgesinde günü gün eden çok oldu.
Yıl 1945, Kemalizm, “ex” oldu. Beyin ölümü zaten gerçekleşen Kemalizm, kurtuluş savaşını neden verdiğini unuttu, Batı’nın kendisi hakkında niyetleri unuttu ve gitti yine onların kucağına oturdu.
Yıl 1950, Kemalizm’in cenaze töreni için büyük hazırlıklar başladı, “Küçük” Amerikancılar sardı ülkenin dört bir yanını…
Yıl 1960, gömüldüğü mezardan çıkarılan Kemalizm’in kemikleri incelemeye alındı, dna testleri yapıldı, nasıl onu yeniden ete kemiğe büründürebiliriz diye çalışıldı ancak “kapitalizm” zehri alınmıştı bir kere…
Yıl 1980, 12 Eylül, Kemalizm kalpazanlığına girişti. Kemalizm’in 6 okundan üçünün (İnkılapçılık, Devletçilik, Halkçılık) Ekim Devriminden geldiği bilmeyen bu kifayetsizler, “Kızıl” tehlikeye karşı Kemalizm’i yem etmişler, mezardaki kemikleri yakarak kül etmişlerdir.
Yıl 2002, 3 Kasım, ne olur ne olmaz bu Kemalizm, yarın öbür gün hortlar falan maazallah diyen başta ABD ve Batı, bunların başına öle bir bela salalım ki bunlar bununla uğraşadursun biz keyfimize bakalım dediler.
Yıl 2020, Türkiye’de bir “heyula” dolaşıyor, adı KEMALİZM…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: