Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Reklam
Reklam

“KIYILAR HALKINDIR, RANTA TESLİM EDİLEMEZ”

Dalaman İlçe sınırları içinde yer alan Kille Koyu’na yapılacak olan Yat Bağlama Yeri Projesi ve bölgedeki bazı koylardaki benzer yapılaşmalara yöre halkı, siyasiler ve çevre örgütlerinin tepkileri sürüyor.

Dalaman İlçe sınırları içinde yer alan Kille Koyu’na yapılacak olan

Zafer Partisi Muğla İl Teşkilatı ve Dalaman İlçe Teşkilatı, Yat Bağlama Yeri’nin çevresel ve hukuksal sakıncalarını hazırladığı , “Muğla Bölgesi Kıyı Yönetimi, Tonoz Uygulamaları ve Anayasal Hak İhlalleri Analiz Raporu” ile ortaya koydu.

Parti yöneticilerinin sinevizyon ile rapor sunumu eşliğinde yaptıkları açıklamada, “Büyük yanlıştan dönülmelidir. Bu projenin sürdürülebilir olması mümkün değildir. Zafer Partisi İl Başkanlığı olarak hukuki süreçlerde ve kamuoyunun bilgilendirilmesinde Dalamanlı vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.

Kille Koyu, Dalaman’ın nefesidir; Muğla’mızın kalbidir. Milletimizin geleceğine bırakmamız gereken bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmak hepimizin görevidir.Kıyalar halkındır, ranta teslim edilemez.”denildi.

Dalaman ilçesi sınırları içinde yer alan doğa harikası Kille Koyu’na yapılması planlanan Yat Bağlama Yeri’ne tepkiler her geçen gün artarak devam ediyor. Başta yöre halkı olmak üzere, siyasiler ve çevre örgütleri projenin bölgeye çevresel tahribat getireceğini vurgulayarak projenin durdurulması çağrısında bulunuyorlar.

Son olarak Zafer Partisi Kille Koyuna yapılacak Yat Bağlama Yerinin, çevresel ve hukuksal sakıncalarını , “Muğla Bölgesi Kıyı Yönetimi, Tonoz Uygulamaları ve Anayasal Hak İhlalleri Analiz Raporu” ile ortaya koydu.

Zafer Partisi Muğla İl Başkanı Nazmi İyibilir, Dalaman İlçe Başkanı Murat Koçar, Kurucu İl Başkanı Ünal Yiğit ve parti yöneticileri Kille Koyu’nda sinevizyon eşliğinde rapor sunumu eşliğinde bir basın açıklama yaparak, projenin çevreye ve ekolojik sisteme ağır tahribatlar getireceğin vurgulayarak, projenin durdurulması gerektiğini söylediler.

Zafer Partisi Muğla İl Başkanı Nazmi İyibilir, Kille Koyu’nun Dalaman’ın nefesi olduğunu ifade ederek; “ Muğla’mızın ve Dalaman’ımızın en özel doğal miraslarından biri olan Kille Koyu, son dönemde planlanan yat bağlama projesi ile gündeme gelmiştir. Dalaman halkının, çevre platformlarının, esnafın ve doğaseverlerin ortaya koyduğu tepki son derece haklıdır ve dikkatle değerlendirilmelidir.

Zafer Partisi İl Teşkilatı olarak her türlü yatırımın kamu yararı gözetildiğinde anlamlı olduğunu ifade ediyoruz. Kamu yararı yoksa, yerel halkın rızası bulunmuyorsa, bilimsel çevre raporları dikkate alınmıyorsa projenin sürdürülebilir olması mümkün değildir.

Zafer Partisi İl Başkanlığı olarak hukuki süreçlerde ve kamuoyunun bilgilendirilmesinde Dalamanlı vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.

Kille Koyu, Dalaman’ın nefesidir; Muğla’mızın kalbidir.

Milletimizin geleceğine bırakmamız gereken bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmak hepimizin görevidir.” Dedi.

“Kıyılar halkındır, ranta teslim edilemez. Dalaman, Göcek ve Muğla koylarındaki “betonlaştırma” projelerine dur diyoruz”

Burada ayrıntılı bir şekilde açıklama yapan Zafer Partisi Dalaman İlçe Başkanı Murat Koçar, Kille Koyu ve diğer koylardaki benzeri çalışmaların denizleri beton mezarlığına çevireceğini belirterek şunları söyledi: “ Bugün burada, Dalaman(sahil bandı 98km), Fethiye, Göcek, Ula, Marmaris ve Bodrum başta olmak üzere, Muğla’nın yaklaşık 1150km sahil bandındaki cennet koylarını “koruma” adı altında ticarethaneye çeviren, halkın denize erişimini engelleyen ve deniz dibini beton mezarlığına dönüştüren (tonoz) uygulamalara karşı sesimizi yükseltmek için toplandık.

Elimizdeki belgeler ve sahada yaşananlar göstermektedir ki; Anayasa’nın 43. Maddesi ile güvence altına alınan “Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, herkesin eşit ve serbest kullanımına açıktır” ilkesi, Dalaman, Fethiye ve Göcek koylarında fiilen askıya alınmıştır.

Kaldı ki, tarafımızca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın İzmir Bölge Müdürlüğü’ne yaptığımız şifahi müracaatımızda, yukarıda belirtildiği üzere 98km’lik sahil bandının SİT alanı olması gerekçesiyle balıkçı barınağı ve tekne bağlama iskelesi yapına izin verilemeyeceği belirtilmiştir.

“Çevre koruma değil, marinalaştırma projesidir “

Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından 21 Ocak 2025 tarihinde açıklanan Proje Tanıtım Dosyası (PTD) ile Göcek Körfezi’ndeki 20 koya, toplam 864 tekne kapasiteli devasa bir tonoz ve mapa (gemilerde ve teknelerde halat ya da zincirlerin bağlanması için kullanılan güçlü bir metal halkadır) sistemi kurulması hedeflenmektedir. “Doğa dostu” olarak pazarlanan bu proje kapsamında denize 857 adet beton tonoz bloku atılması planlanmaktadır. Deniz çayırlarını korumak iddiasıyla yola çıkanlar, deniz dibine binlerce ton beton dökmekte; ormanlık alanlara iş makineleri, beton pompaları ve kamyonlar sokarak kıyı ekosistemini tahrip etmeyi planlamaktadır. Bu bir koruma projesi değil, koyları “yüzen otoparklara” ve “açık hava marinalarına” dönüştürme projesidir.

“Sıralıbük (Küçük Hurmalı) ihalesi derhal iptal edilmelidir “

TÜÇA projesi yetmezmiş gibi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılacağı duyurulan Sıralıbük (Küçük Hurmalı) ihalesi, niyetin koruma olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.

1.Derece Doğal SİT alanı ve Özel Çevre Koruma Bölgesi olan bu eşsiz koyda, “yat yanaşma yeri” adı altında deniz dolgusu ve 350 metrelik rıhtım inşa edilerek, koy 10 yıllığına özelleştirilmek istenmektedir. Bu ihale, Dalaman ve Göcek koylarının parça parça ranta açılmasının en somut kanıtıdır.

“Halkın denize erişimi engellenmektedir”

Dalaman Sarsala Koyu örneğinde olduğu gibi, tonoz sistemleri kıyı çizgisine kadar yaklaşmakta, vatandaşın yüzme alanlarını daraltmakta ve can güvenliğini tehdit etmektedir. Günlük 100 Euro’ya varan bağlama ücretleri ve belirsiz fiyat politikalarıyla, koylar sadece lüks yat sahiplerinin erişebildiği alanlara dönüştürülmekte; yerel halk ve amatör denizciler kendi denizlerinden kovulmaktadır.”

Koçar; Zafer Partisi’nin talep ve uyarılarını ise şu şekilde dile getirdi:

Sıralıbük İhalesi İptal Edilmelidir: SİT alanını yapılaşmaya açacak Sıralıbük (Küçük Hurmalı) ihalesi derhal iptal edilmelidir.

Betonlaşma Durdurulmalıdır: Denize beton bloklar atmak yerine, deniz çayırlarına zarar vermeyen, bilimsel ve gerçekten doğa dostu (vidalı/saplama) sistemler kullanılmalıdır. İş makinelerinin orman içine girmesine izin verilmemelidir.

Halkın Erişim Hakkı: Kıyılar halkındır. Tonoz alanları ile yüzme alanları arasında kesin güvenlik koridorları oluşturulmalı, hiçbir uygulama vatandaşın kıyıdan denize girmesini engellememelidir.

Şeffaf Yönetim: MUÇEV ve TÜÇA üzerinden yürütülen, üçüncü şahıslara devredilmeye müsait, şeffaflıktan uzak işletme modellerini reddediyoruz. Koyların yönetimi, yerel belediyelerin ve sivil toplumun dahil olduğu, kâr amacı gütmeyen, şeffaf kurullara devredilmelidir.

Bizler Muğla halkı ve çevre savunucuları olarak; denizin, ormanın ve kıyıların bir avuç sermayeye peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğiz. Anayasal haklarımızı ve doğamızı korumak için hukuki ve fiili mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Zafer Partisi Muğla İl Başkanlığı tarafından hazırlanan, görseller, teknik tablolar, veriler ile zenginleştirilmiş Muğla Bölgesi Kıyı Yönetimi, Tonoz Uygulamaları ve Anayasal Hak İhlalleri Analiz Raporu; Giriş, Hukuki Çerçeve ve Anayasal Zemin, Mevcut Durum Analizi: Durum Uygulamaları, İdari Yapı ve MUÇEV Yetki Karmaşası, Çevresel Etkiler ve Deniz Kirliliği, Yasal Süreçler ve İptal Davaları, Gelecek Senaryosu ve Çözüm Önerileri ana başlıklarından oluşuyor.

Zafer Partisi yetkilileri,İl Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yıldırım Başkanlığı’ndaki Komisyon tarafından hazırlanan  rapora ulaşmak isteyen herkesin Zafer Partisi Muğla İl Başkanlığı ve Dalaman İlçe Başkanlığı ile iletişime geçebileceğini belirttiler.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Muğla’da Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen programda temsili askerlik yapacak engelli
Sıradaki Haber Muğla’da Engel Tanımayan Asker Kınası Gecesi