Vatan Partisi Merkez Karar Kurulu (MKK) Üyesi ve Muğla İl Başkanı Emre Aykın, geçtiğimiz günlerde Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın özel danışmanı Levent Arkan’ın ‘görevden alınmasına’ yönelik olarak yargıya başvurması sonrasında Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi önünde bir basın açıklaması yapmıştı.
Bu açıklamanın ardından Büyükşehir Belediyesi’nden yazılı bir açıklama yapılmasının yanında Levent Arkan da sosyal medya hesabından kendisine yönelik bir açıklama yapmıştı.
Her iki açıklamadan sonra Emre Aykın, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanına bir mektup yazarak, bunu Belediye Evrak Kaydında işlem yaptırarak resmiyete kavuşturdu.
Emre Aykın yaklaşık 2 safyalık mektubuna belediyelerin kamu tüzel kişiliğine sahip siyasi kurumlar olduğunu hatırlatarak; “ 27/03/2026 günü Vatan Partisi Muğla İl Başkanlığımız Genişletilmiş Yönetim Kurulu olarak, sonradan MUBRAŞ yönetiminde görev verilen gayriresmi danışmanınızı konu alan bir basın açıklamasında bulunduk. Buna karşılık; Büyükşehir Belediyeniz, Başkanlığınız, Parti’niz adına da Av. Remzi Kazmaz tarafından açıklamalar yapıldı. Bu açıklamalar, “Basın Açıklamamız” içeriğine ve anlattığı toplumsal değerlere karşılık gelmediği gibi, okunmadığı ya da anlaşılmadığı görülmektedir. Bu nedenle; Basın Açıklaması metnini Sayın Baskanlığınız’a işbu yazımız ekinde yeniden sunuyoruz. Açıklamamız, doğrudan ve tereddütsüz olarak; Anayasamızı, demokrasimizi, kentimizi, Muğla Büyükşehir Belediye Baskanlığı’mızı ve başkanlık makamı olarak şahsınızı, itibarınızı savunan içerik ve niteliktedir.” İfadeleri ile başladı.
“Muğla halkı, kendisine önderlik etmesini istediği bir kurumu böyle görmek istemez”
Aykın, mektubunda, Adliye önünde yaptığı açıklamasının; belediyenin kurumsal hükmi şahsiyetine karşı bir açıklama olmadığını vurgulayarak; “ Öncelikle, belediyenizin kurumsal hükmi şahsiyetine karşı bir açıklama olmadığı halde; iştirakiniz olan bir şirketin tartışma konusu yöneticisinin Belediye Başkanlığı’nızca savunulması, “Demokrasi Ayıbı” başlığı altında kani olduğumuz tespitleri üzücü şekilde desteklemektedir. Muğla Halkı, kendisine önderlik etmesini istediği bir kurumu böyle görmek istemez. Açıklamamız hiçbir sekilde, “şahsımla gayriresmi danışmanınızın kişisel karşılaşması” yönlendirmesine indirgenemez. Ortada ciddi bir yönetim ve demokrasi sorunu durmaktadır.Açıklamamız üzerinden Başkanlığınızın hedef alındığı algısının kamuoyuna sunulması da idarenin ciddiyeti ile bağdaşmamaktadır.
“Açıklamamız, Muğla Halkı ve Demokrasisi adına koruma girişimidir”
Aykın, açıklamasının Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve seçilmiş yönetimine yönelen bir eylem olmadığına dikkat çekerek; mektubunu şu şekilde devam etti: “ Açıklamamız hiçbir şekilde, şahsınıza ve seçilmiş yönetiminize yönelen bir eylem değildir. Aksine; makamınız ve yönetiminizi, Muğla Halkı ve Demokrasisi adına bir korumu girişimidir.
Size yönelen bir kasıt olduğunu ileri sürebilmeniz nesnel koşullarda maddi gerçek karşısında mümkün değildir.
Sunduğumuz somut olguları hayali, tuhaf, gülünç, dikkate alınmayacak iddialar görmeniz de yine açıklamamızı okumadığınızı düşündürmektedir. Aksi halde; değerlendirmenizi, açıklamamızın okunup anlaşılması karşısında ortaya koyduğunuz bilinçli bir tepki olarak ele alırsak, bahsettiğimiz demokrasi sorununun çok daha ciddi bir aşamada olduğunu kabul etmemiz gerekecektir. “
“Muğla’yı kim yönetiyor? Sorumuzun nedeni gayri resmi danışmanınızdır”
Mektubunda, basın açıklamasındaki “Muğla’yı kim yönetiyor?” sorusuna na tekrar yer veren Aykın şu ifadeleri kullandı: “ Muğla’yı kim yönetiyor? Sorusu, açıkladığımız maddi olgular karşısında kamuoyu ve Muğla Basını’nın takdir ve değerlendirmesinde ortaya çıkan nesnel bir soru ve sorundur.
Açıklamamızda; gayriresmi danışmanınızın bu sorunun sorulmasına söz ve davranışları ile neden olması işlenmiştir.
Sayın Av. Remzi Kazmaz’ın da aynı hataya düşerek, açıklamamız ve söz konusu gündemden farklı pencereden değerlendirmede bulunduğu, ve tüm değerlendirmelerin de kamuoyunda yanlış bir algının oluşmasına neden olduğunu görüyoruz. “
Müdafaa-i Hukuk ve Kuvva-i Milliye ve CHP hatırlatması!
Mektubunda; CHP’nin Müdafaa-i Hukuk ve Kuvva-i Milliye’den doğduğunu hatırlatan Emre Aykın, şu görüş ve düşüncelerine yer verdi: “ Değerli Başkanım; Müdafaa-i Hukuk ve Kuvva-i Milliye’den doğan Cumhuriyet Halk Partisi’nin önderi olarak, demokratik toplumun sizden asgari objektif değerde haklı beklentileri söz konusudur.
“Bu vazifenin CHP tarafından yerine getirilmesini isterdik”
Biz bu tespiti, vazifemiz gereği, bilimsel bir açıklama ile sizlere sunmuş bulunmaktayız. Aslen bu vazifenin; Parti’niz, önderi olarak yıllarca Muğla’mıza hekimlik yaparak hizmet etmiş, üç dönem Muğla, iki dönem kurucusu olduğu Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış Sayın Osman Gürün’e kamuoyu önende küfür edilmesi, Parti örgütlerinize ve yöneticilerinize hakaretlerde bulunulması, işbu eylemlerin sahibi olan gayriresmi danışmanınızın uzun süre Parti’nize üyeliği bulunmaması durumunu Parti’nizi alaya alan bir dille değerlendirmesi; Sayın Cumhurbaşkanımıza, siyasi parti liderlerine, aydınlarımıza, basın emekçilerine, belediye yönetim ve kadroları ve çalışanlarına karşı hakaretler edilmesi karşısında önderlik üstlendiğiniz Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yerine getirilmiş olmasına dilerdik.
Gayriresmi şekilde kendisini sizin akıl süzgeciniz, iş ortağınız ve özel danışmanınız olarak sunarak, kamuoyu önünde sizden “Ahmet” olarak bahseden, internet ortamında kriminal doğrulama sağlanmış ses kayıtlarından da rahatlıkla anlaşıldığı üzere, siz ve dolayısıyla da Büyükşehir Belediye Yönetimi üzerinden kendisini hak ve söz sahibi görerek tahakküm kurup, pervasızca sözcülüğünüze soyunan, bu sıradışı ciddiyetten uzak durumu eleştirenlere de düşmanlık ilan edip suç konusu fillerle saldıran, bu uğurda Anayasal koruma altındaki demokratik toplumun unsurlarını hedef haline getiren, sonucunda başkanlık makamınızın itibar ve saygınlığına zarar veren, kendisini sizin icazetinizle konumlandırdığı yerde kendisinden beklenen asgari sözde de olsa danışmanlık görevini sıradışı uygunsuz söz ve davranışlarla olağanüstü şekilde aşan, bu nedenle bize ayırt etme gücünden yoksunluğu konusunda ihbar mecburiyeti doğuran gayriresmi danışmanınızın işbu haksız şifahi yetkilendirmesinin ve tahakküm kurma plan ve teşebbüslerinin sonlandırılması; kamuoyunun gözleri önünde yasanan demokrasi adına rencide edici maddi olayların da, Belediye iştiraki şirket yöneticiliği yetkilendirmesi üzerinden göz ardı edilmemesi, bu uğurda MUBRAŞ’ın (makamına hakaret edilen) Cumhurbaşkanlığı veya Bakanlık izninin de gözden geçirilerek ele alınması ve kamuoyunun aydınlatılması gerekmektedir.”
Ahmet Aras’a çağrı
Emre Aykın mektubunu, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a, yaptığı şu çağrı ile sonlandırdı: “Sayın Baskanım; Muğla’mızın size ve yönetiminize verdiği yetki, demokrasimiz ile kabildir.
Korumakla yükümlü olduğumuz bu değer Cumhuriyetimiz’in de kalbidir. Temsil ile huzurunda oldugunuz demokratik toplumun sizlerden, çogulcu ve katılımcı anlayış ve müdahaleye maruz kalmamış iradenizin yansıması ile sonuç bulacak hizmet beklentileri söz konusudur. Bu uğurda; idarenin, liyakati, objektifliği, ciddiyeti, iyiniyeti, iyi yönetişimi, Hukuk Devleti ve Hukuk Güvenliği ilkelerine bağlılığı önem oluşturmaktadır. Resmiyet ve idari teamül dışına çıkan tasarrufların bu gerekliliği sarsacağına süphe bulunmamaktadır. Koruma altına alarak sahiplenmeye çalıstığınız sözde özel danışmanınızın bugüne kadar ortaya koyduğu söz ve davranışlarının hazmedilip kabullenilmesi, işbu eleştiri konusu iradeye sizleri ortak kılacaktır. Arkadaşlık hukuku ve güven unsurunun kabullenmeye katkı sağlamayacağı açıklamamızda belirtilen haksız tasarrufların, Muğla kamuoyunda, basında ve idari teşkilatlanmamız dahilinde uygun görülmesi yahut görmezden gelinmesi söz konusu olamayacaktır.
Bu doğrultuda; temsil ve önderliğini üstlendiğiniz Cumhuriyet Halk Partisi’nin objektif tarihsel birikimi ve Cumhuriyet’imizin vazgeçilmez değerlerine sahip çıkarak, kamuoyunda karşılık bulan eleştirilerimiz doğrultusunda gereğinin yapılacağı inancımızı sunarız.
Saygılarımla. “
