DENGE KONUSU

“Saygıyı sevgiyle sağlayamıyorsanız korkuyla hiç sağlayamazsınız.”

Sevgi; saygıyı sağlamanın doğal hareketidir, korku ise İNİŞ MERDİVENİ. Seviyorum demekle seviyor olunmaz, eylem gerekir, davranış gerekir bu fiil için.

Saygı denilen şey gökte asılı duran herhangi bir şey değil, gönülden gönüle durur. Biz bu duran şeyi hareketlendiririz. Elle tutulmaz, gözle görülmez. Eni, boyu yoktur, belki çapı vardır. Bu çap herhangi bir ölçüyle de ölçülmez.

İçinde bulunduğumuz toplumun değer yargıları ile sınırlı olup, davranış biçimleri ile belli olur veya belirlenir.

Sevgi ile belirlenmiş saygı ortamında genellikle SORUN yoktur, ÇATIŞMA olmaz.

Bilindiği gibi çatışma ortamının doğası gereği bu ortamda güç-kuvvet kullanmak vardır. Güç ve kuvvet ise maddi-manevi her şey olabilir.

Korku ile sağlanan saygı göstermeliktir, kerhendir ve sahtedir. Bu anlamda korku madem ki iniş merdiveni, merdivenin herhangi bir basamağından ne zaman ne olur..? Bu hiç bilinemez.

Sorunlu ve çatışmalı bir ortamda sürekli bir GERGİNLİK vardır. Gerginlik can sıkıntısıdır, strestir. Birey boyutuna indirgendiğinde bunlar sağlığa zararlıdır, doktorlara sorsak daha neler nelerdir.

Toplumu oluşturan bu bireylerin “kafası bozuk”tur. Kafası bozuk insanlardan oluşmuş bir toplumda düzgün yürüyecek ne olabilir..?

Ama insanoğlu her şeye rağmen sabırlıdır, akildir.

İnsanın asıl tarafından yani insan tarafından sevgi vardır, sevgiyle sağlanacak saygı da.

Gerginlikle ve gerginliğin sürekliliği aynı zamanda kopma, kırılma sebebi değil midir..? Esasen tüm depremler de aynen böyle oluşmuyor mu?

Sevginin, saygının hakim olduğu, hakkını, hukukunu ve özellikle “HADDİNİ” bilen bireylerden oluşmuş bir toplumda neler iyi gitmez ki..?

Önce HUZUR vardır iyi giden.

Huzur; sağlık içinde VAR olmanın başlıca koşuludur.

Böyle bir toplumun bireyleri öncelikle “eline aldığını” yakıştırır, yani yaptığı, ürettiği yakışır…

Yakışmak, yakıştırmak doğru olandır, pozitiftir. Buna tek başına ŞIK diyebiliriz. Şık olur böyle bir toplumun ürettiği. Tabi ki üretimi bireyler yapar, bu kişisel de olur ortaklaşa da.

Huzurlu bir toplum üretim düşünür, üretim düşünün mutlaka üretir, her şey üretir.

Dolayısıyla formüle edecek olursak; insan+huzur+üretim+tüketim…diyebiliriz.

Yaşamda böyle bir zincir yok mudur?

İnsan zaten var olduğuna göre bu zincir; huzur+üretim+tüketim olur.

Sonuç olarak; zincirde (formülde) DENGE varsa SORUN yoktur, olmazda…

Denge konusu ciddiye alınmalıdır ve her alanda gözetilmelidir, oluşturulmalıdır.

Bu Habere Yorum Yapın