Kadına yönelik her saldırı, failinin acizliğini ve çürümüşlüğünü kusar. Ancak bu alçaklığa karşı ilk sesi yükseltmesi gerekenler, ne yazık ki hep sus pus olmayı tercih eden iktidar partisinin kadın milletvekilleridir. Sustuğunuz her an, bu çirkinliğe ortak olduğunuzun farkında değil misiniz?
Bu ülkede kadını hedef almanın, bir itibar suikastı düzenlemenin altında yatan o iğrenç strateji hiç değişmez: “Çamur at, izi kalsın!” Çünkü bu çarpık, ataerkil düzende kadın her zaman ‘kolay lokma’ olarak görülür. Fikri olmayan, gücü yetmeyen, ahlakı iflas etmiş her zavallı; ilk fırsatta kadının onuruna, kariyerine ve namusuna saldırmayı kendisine hak sayar. Bu, erkekliğin değil, korkaklığın en sefil hâlidir.
CHP Muğla Milletvekili Sayın Av. Gizem Özcan’ın, kendisine kurulan kumpasa karşı yaptığı “Anlatılan senaryonun tamamı yalandır.” açıklamasının sadece girişini okudum. Tamamını okumaya gerek de duymadım.
Neden mi? Çünkü oynanan tiyatroyu, kurulan o ucuz ve haysiyetsiz tezgâhı görmek için detaylara inmeye lüzum yok. Ülkemizde her alanda yaşanan yozlaşmanın, insani değerlerin nasıl yerle yeksan edildiğinin en acı kanıtıdır bu tablo. Bir düşünün; dokunulmazlığı olan, halkın oylarıyla Meclis’e gönderilmiş bir kadın milletvekili böylesine pespaye bir lince, bu derece fütursuz bir saldırıya maruz kalabiliyorsa… Sokaktaki, fabrikadaki, ofisteki sıradan kadınların neler yaşadığını hayal dahi edebiliyor musunuz?
Ben size söyleyeyim. Bizzat tanık olduğum bir gerçeği yüzünüze çarpayım:
Bir temizlik işçisi kadın… Yıllarca alın teri döktüğü iş yerinde insanlık dışı bir mobbinge (bezdirme) maruz kalıyor. Canına tak etmiş bir hâlde yanıma geldi; çaresizce, korkuyla “Haklarımı alarak nasıl kurtulurum buradan?” diye sordu. Kendisine İş Kanunu’nun ona verdiği yasal hakları tek tek anlattım. Gözünde küçücük bir umut ışığıyla iş yerine gitti.
Sonuç ne biliyor musunuz? Koca bir hiç ve devasa bir travma! O sözde patronlar, o kravatlı zorbalar, yılların emeğini gasp etmek için bu savunmasız kadını en iğrenç silahla tehdit ettiler: İftira! “Eğer tazminatını, haklarını istersen sana öyle iftiralar atarız ki insan içine çıkamazsın.” diyerek bir kadının onuruyla ekmeği arasına şantaj duvarı ördüler. Ve o kadın, yıllarının emeğini, alın terini o ahlaksızlara bırakıp arkasına bakmadan kaçmak zorunda kaldı. Sadece kendi namusundan ve gururundan korktuğu için…
İşte Türkiye’de kadının özeti budur! Milletvekiline saldıran kokuşmuş zihniyetle, temizlik işçisinin emeğini iftira şantajıyla çalan zihniyet aynı karanlığın, aynı lağım çukurunun eseridir.
Artık yeter! Kadına yönelik her türlü saldırı, ister Meclis koridorlarında ister merdiven altı bir atölyede yapılsın; yasalar önünde en acımasız, en sert şekilde cezalandırılmalıdır. Caydırıcılık olmazsa, bu ahlaksızlık pervasızca büyümeye devam edecek.
Bu vesileyle; CHP Muğla Milletvekili Sayın Av. Gizem Özcan’a yapılan o alçakça saldırıyı sadece kınamıyor; bu karanlık, kirli ve korkak çamur siyasetini lanetliyorum!

YORUMLAR