Merhaba Sevgili Okurlar,
Mübarek Ramazan ayının bitmesine sayılı günler kaldı. Ramazan Bayramının tüm vatandaşlarımıza mutlu, huzurlu, adaletli ve sağlıklı günler temennisi ile başlamak istiyorum.
Birçok önemli günün olduğu Mart ayındayız. Mart ayı kışın bittiğinin, baharın kendini belli etmeye başladığının yanında, 1-7 Mart Yeşilay ve deprem haftası, 8 Mart dünya kadınlar günü, 12 Mart İstiklal Marşının kabulü, 14 Mart Tıp Bayramı, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri anma günü, 21 Mart Nevruz (yenigün) ve Down sendromu farkındalık gününün olduğu aydır.
Gemilerde seyir defteri tutulması mecburidir ve adına “Jurnal” denir. Kısacası geminin not defteridir. Gemiyle alakalı seyir rotası, hızı, hava durumu, geldiği-gittiği liman vb. her şey buraya yazılır. Gemiler Çanakkale Boğazından geçtikten sonra Jurnale “Çanakkale’den çıkıldı” yazar çünkü “Çanakkale geçilmez”.
Yüzbinlerce insanın öldüğü Çanakkale Savaşlarına nasıl gelindi. Kısaca hatırlayalım isterseniz.
Osmanlı İmparatorluğu, Almanya ile Ağustos 1914 yılında gizlice ittifak yapmasının ardından İngiliz donanmasının takibinden kaçan Goeben ve Breslau adlı Alman gemileri Çanakkale boğazından geçmişlerdir. Tarafsızlığını savaşın başında ilan eden Osmanlı Devleti krizin artmaması için mürettebatı aynı kalarak bu iki gemiyi aldıklarını duyurmuştur. Yavuz ve Midilli adını verdikleri gemiler Ekim 1914 yılında Karadeniz’e açılarak Sivastopol ve Odessa gibi Rus limanlarını bombardımana tutmuşlardır. Osmanlı Devleti, Almanya ve Avusturya-Macaristan’ın (İttifak Devletleri) yanında savaşa katılmıştır.
Almanya’nın savaşı mutlak kazanacağına olan güvenin yanında kaybetmiş oldukları toprakları geri alma ümidi, İttihat ve Terakkinin politik hesapları da eklenince Osmanlı Devleti; Kafkas Cephesinde Ruslarla, Kanal ve Hicaz-Yemen Cephesinde İngilizlerle ve İngilizlerin kışkırttığı Araplarla, Irak ve Filistin Cephelerinde, Çanakkale Cephesinde ise 7 düvelle savaşmak zorunda kalmıştır.
Kafkasya’da hazırlıksız çıktıkları Sarıkamış Harekâtında donarak, Arap çöllerinde ve Çanakkale’ de açılan cephelerde binlerce vatan evladı şehit olmuştur.
Emperyalist İtilaf Devletleri tarafından Ocak 1915’ te deniz harekatının yapılarak İstanbul’un işgaline karar verilerek; harekatın başlatılması kararlaştırıldı.
19 Şubat 1915 tarihinde itilaf devletlerinin Çanakkale Boğazındaki tabyalara saldırısı ile başlamış 18 Mart 1915 tarihinde itilaf kuvvetlerine ait birleşik donanma ağır zayiat vererek geri çekilmiş ve deniz harekâtı iptal edilmiş ve Çanakkale geçilmemiştir. Çanakkale Zaferi’nin birinci yılında kutlanmaya başlanmış ve her yıl 18 Mart’ta Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü olarak kutlanmaktadır.
18 Mart’tan, 25 Nisan’a kadar savaş ara döneme girmiş ve sonrasında kara harekâtı başlamıştır. Alman Mareşal Liman von Sanders Boğazların güvenliği için kurulan 5. Ordu komutanlığına getirilmiştir.
Mustafa Kemal, yaklaşık 11 ay süre boyunca Çanakkale Cephesi’nde bulunmuştur. 20 Ocak 1915’te 19’uncu Tümen Komutanı olarak cephede göreve atanmış, 10 Aralık 1915’te cepheden ayrılmıştır. Çanakkale Savaşları’na Yarbay rütbesi ile katılmış, 1 Haziran 1915’te Albaylığa terfi etmiştir. Cephede 19’uncu Tümen Komutanı, Maydos Mıntıka Komutanı, Arıburnu Kuvvetleri Komutanı ve Anafartalar Grup Komutanı görevlerinde bulunmuştur. Yararlı hizmetlerinden dolayı 30 Nisan’da Gümüş İmtiyaz Harp Madalyası’na, 17 Mayıs’ta ise Altın Liyakat Madalyası’na layık görülmüştür. Tekirdağ/Yarçeşme’den sonra Eceabat, Bigalı, Düztepe Güneyi, 180 Rakımlı Tepe Güneyi ve Çamlıtekke’yi karargâh olarak kullanmıştır.
Mustafa Kemal, Arıburnu, Anafarta ve Kireçtepe bölgelerindeki üç önemli kritik askerî müdahalesi ile Çanakkale Savaşları’nın kaderini tayin etmiştir. Bunlardan Arıburnu müdahalesi, 25 Nisan 1915 tarihinde İngilizlerin ilk çıkarma teşebbüsleri olan Arıburnu çıkarmasına karşı yapılmıştır. Conkbayırı-Anafarta müdahalesi, 6 Ağustos 1915 tarihinde ikinci çıkarma teşebbüsleri olan ve Conkbayırı-Anafarta hattını ele geçirmek teşebbüsüne karşı 9 ve 10 Ağustos 1915 tarihlerinde; Kireçtepe müdahalesi ise, Anafarta çıkarması sonrası kuşatma manevrası amacıyla yapılan Kireçtepe sırtlarını ele geçirme hedefli İngiliz girişimine karşı 16 Ağustos 1915’te gerçekleşmiştir.
Denizden geçilmeyen Çanakkale, Mustafa Kemal Atatürk’ün savunma ve saldırı taktikleriyle karadan da geçilememiştir.
“Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve her bir köşesi cennet olan vatanımız için kanını döken, canını veren tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve dua ile anıyorum.
Kalın sağlıcakla ve adaletle….
Bu haber 48 kez okundu.

YORUMLAR