Değerli Muğla Yenigün Gazetesi okuyucuları, yeni bir köşe yazısı ile sizleri bilgilendirmeye devam ediyorum. Bu haftaki köşe yazımda son günlerde Marmaris kamuoyunun gündeminde olan, aynı zamanda Marmaris turizminin göz bebeği olan Selimiye ve Selimiye’ye yapılması planlanan marina hakkındaki görüşlerimi sizler ile paylaşacağım.
Değerli okuyucular; öncelikle Marmaris turizminin vazgeçilmezlerinden olan, muhteşem doğal güzelliklere sahip ve ülke turizmine önemli döviz girdisi sağlayan Selimiye ile ilgili sizlere bazı bilgiler aktaracağım. Selimiye coğrafi konumu ve bakir koyları ile eşsiz bir turizm beldesidir. Yerli ve yabancı turistlerin tatillerini tercih ettiği, bunun yanı sıra birçok deniz ürününün bulunduğu, lüks yatların da durak yeri olarak kullandığı Sığliman Koyu beldenin turizmine ciddi kaynak sağlamaktadır. Selimiye her geçen yıl cazibesini koruyarak talep edilebilirliğini arttırarak devam ettirmektedir. Buradan hareketle “Marmaris turizminin can damarı” denebilir mi? Benim görüşüm fazlası var eksiği yok; Selimiye bu konumu iyi bir şekilde kullanıyor.
Selimiye ile ilgili bilgilendikten sonra gelelim asıl meseleye, yani marina projesine. Marmaris ve beldeleri her zaman yerli ve yabancı yatırımcının iştahını kabartmış, turizmin başlaması ile beraber turizm yatırımlarının merkezi olma yolunda ilerleme kaydetmiştir. 90’lı yıllarda turizmin merkezi aynı zamanda yatırımcının rotası olan Marmaris turizmi, yıllar içinde dönüşerek ve büyüyerek gelişim göstermiştir. Bilmemiz gereken diğer bir önemli konu; Marmaris Limanı ülkemizin en önemli deniz limanlarından bir tanesi ve uluslararası yatçılık sektörünün önemli merkezlerinden birisidir.
Selimiye ölçeğinden bakarak son günlerde yaşanan, Marmaris kamuoyunda yerel gündem olan ve CHP Marmaris İlçe Başkanlığı’nın bizzat açıklaması olan “Selimiye’ye Marina İstemiyoruz” başlığından yola çıkarsak; turizm yerleri her zaman yatırımcı için cezbedicidir. Özellikle bu yerler popüler destinasyonlar ise bu durum turizm sektörü ve iş dünyası için yatırım fırsatı olarak değerlendirilir. Diğer yandan Selimiye marina projesi için kendi fikrim; bu tür yatırımlar için doğal denge, Selimiye yaşayanları ve yerel yönetim ile uzlaşı sağlanmalıdır.
Marmaris turizmi için yatırım elbette olmalı ama ekolojik denge, deniz turizmi ve ekosisteme zarar vermeyecek şekilde değerlendirilmelidir. Doğa ve ekolojik denge bozulunca onu tekrar geri getirmek yılları bulabiliyor. Bu arada önemli bir noktayı vurgulamak isterim; Marmaris ve Selimiye deniz turizmi, uluslararası yatçılık açısından cazibesini korumakta olmasına rağmen ince bir ayrıntıyı görmemekteyiz. Güneşin bolca olduğu bir turizm destinasyonu olan Marmaris ve Selimiye, gerek marina gerekse lüks yatlar için güneş enerjisinden yararlanabilir ve ekolojik dengeyi bozmadan akılcı bir yatırım ortamı yaratılabilir. Bu benim gözlemlediğim bir çözüm önerisi; uygulanır ya da uygulanmaz, tartışılır.
Son olarak, Marmaris kamuoyunun yerel gündem maddesi olmaya devam edecek olan Selimiye marina projesi önümüzdeki zamanlarda yerel medyanın gündeminde, STK’larda ve siyasi partilerin ana konularından biri olacaktır. Marmaris turizmi ve Selimiye için doğru olan her proje bir kazanım olacaktır. Son kararı verecek olan yine Marmaris ve Selimiye yaşayanları olmalıdır. Marmaris ve Selimiye kazansın.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, kalın sağlıcakla.
Bu haber 155 kez okundu.

YORUMLAR