Reklam
Reklam

Kireçlenme

Şafak Turgut
Şafak Turgut
  • 26.01.2019
  • 170 kez okundu

Fiziksel tıp Ve Rehabilitasyon Uzmanı Mehmet Resul Kadı ile ‘KİREÇLENME’
Sevilen genç ve başarılı hekim Kadı ile özel sağlık konularımız devam ediyor. Hepimizin kendinde ya da yakınında gördüğü bir hastalık kireçlenme. Peki, kireçlenmeyi biliyor muyuz? Tanıyor muyuz? Bütün bu soruların cevabı bizzat hekimimizin kendi hazırladığı yazıda.

“Kireçlenme nedir?
Vücudumuzda eklem yerlerimiz mevcuttur. Bu eklemlerin hareket sırasında rahat hareket edebilmeleri için eklemin iki ayrı tarafındaki kemiklerinin üstünü örten kıkırdak bir katman mevcuttur. Bu kıkırdak katmanın zedelenmesi, incelmesi hatta yok olması sonucunda ortaya çıkan durumu halk arasında kireçlenme denilmektedir. Tıbbi karşılığı ise osteoartrittir.
Kimlerde görülür?
Genelde yaşlı kesimde daha sık görülür. Özellikle 50 yaş sonrasında ve kadın cinsiyette daha sık görülür. Fakat fazla kilosu olanlarda, doğuştan kalça çıkığı gibi bir hastalığı olanlarda ya da eklemiyle ilgili bir travma hikayesi olanlarda daha erken yaş grubunda da görülebilir.
Hangi eklemleri tutar? Hangi şikayetlere neden olur?
El, diz, kalça, omurga eklemlerini tutabilir. Başlıca şikayetler olarak ilgili eklemde ağrı, hareket kısıtlılığı, tutukluk (genelde 15 dakikadan kısa sürer), hareket sırasında eklemden ses gelme şeklinde söylenebilir.
Annemde de kireçlenme vardı, bende olacak mıyım?
Kireçlenmelerin birçoğu kalıtsal değildir. Fakat elde görülen kireçlenmelerin ailevi aktarımı olabileceği görülmüştür.
Tanısı nasıl konur?
Kireçlenmede tanısında hastanın verdiği hikaye ve doktorun muayenesi büyük yer tutar. Bunlara ek olarak ilgili eklemin röntgen gibi bir tetkik ile görüntülemesi de tanının konulmasında yardımcı olabilir. Kireçlenme hastalığını işaret edebilecek bir kan tetkiki yoktur. Hekim kireçlenme ile karışabilecek iltihaplı romatizma gibi hastalıklar düşündüğünde isteyebilir.
Tedavisi Nelerdir? Kesin bir tedavisi mevcut mudur?
Kireçlenmede eklemdeki kıkırdaklar yıpranmakta ve yok olmaktadır. Kıkırdak dokuda zedelendiğinde eski haline dönememektedir. Bu yüzden şu anki koşullarda kireçlenmenin kesin bir tedavi yoktur. Fakat hastanın şikayetlerini gidermemizde yardımcı ilaç ve yöntemlerimiz mevcut. Bunların en başında fazla kiloların verilmesi gelmektedir. Bunun yanında diz etrafındaki kaslar kuvvetlendirildiğinde dize binecek yük azalacağı için ağrıda azalma elde edilebilir. Fizik tedavi, sıcak yada soğuk uygulamalar, ağrı kesici ilaçlar da şikayetlerin geriletilmesinde önemlidir. Bunlarla şikayetlerinde düzelme olmayanlarda ilgili eklem iğne yapılabilir.
Dizimde kireçlenmem mevcut iğne yaptırmak istiyorum, kaç tür iğne yapılabilir?
İlaç, egzersiz, kilo verme gibi yöntemler ile ağrısında gerilemesi olmayanda hastaların dizine iğne yapılabilir. En sık kullanılan iğne içerikleri ise kortikosteroidler (halk arasında kortizon diye bilinir), hyalüronik asitler (devlet tarafından karşılanmaz ve genelde halk tarafından dizime kaykanlaştırıcı sıvı verildi diye tarif edilir), PRP (halk arasında kendi kanımı alıp dizime vurdular diye tarif edilir), kök hücre (yeni bir tedavi yöntemi cilt altı yağ dokusunda alınan hücreler bazı işlemlerden geçirildikten sonra dize enjekte edilir).
Bu iğneler ile hastalığım tedavi olur mu? Hangi iğne daha iyi?
Maalesef ki kireçlenmenin tedavisi yoktur. Bu iğneler ile 3-12 ay arasında bir rahatlama elde edilebilir. Ama tedavi edici olmadığı için belli bir süre sonra iğnenin tekrarı gerekecektir. Bu tedavi yöntemlerinin birbirine kesin üstünlükleri gösterilememiştir.
İğne ile de şikayetlerim geçmedi başka bir seçeneğim var mı?
Kalça ve diz ekleminin kireçlenmelerinde protez operasyonu yapılabilir. Fakat her şeyin bir ömrü olduğu gibi bu protezinde 15-20 yıllık bir ömrü olabileceği var sayılır. Bu yüzden tek protez ile hastaların ömrünü tamamlayabilmeleri için genelde 65 yaşından sonra bu operasyonlar önerilir.

Son Söz
Vücudumuz bizim en değerli hazinemiz. Kireçlenme denilen bu hastalıkta yıpranan eklemi bir daha eski haline getirebilecek bir ilacımızda yok. Bu yüzde eklemlerimizi çok yormamaya çalışalım. Her alınan kilonun eklemlere misliyle aktarıldığını bilelim. Bu yüzden kilomuza dikkat edelim. Hastalık daha başlamadan onu önlemeye çalışalım.

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı
Dr. Mehmet Resul KADI’

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ