Reklam
Reklam

KESMEDEN OLMAZ

Abidin Sönmez
Abidin Sönmez
  • 04.12.2018
  • 185 kez okundu

Evlenecek olanlar için kesilen sözü ayrı tutarsak söz kesme ikili görüşmelerde ve çoklu sohbetlerde sık rastlanan bir sorun. Genel olarak her insan konuşanın sözünü kesmemeye özen gösterir. Fakat ne kadar dikkat edersek edelim bazen keseriz. Söz öyle bir noktaya gelir ki kesmeden olmaz! Tezcanlılık, aşırı merak, keskin fikirlere sahip olmak…
Daha bir çok gerekçe sayılabilir. Sebep ne olursa olsun söz kesmenin ortaya çıkaracağı olumsuz sonuçlar bellidir: sözü kesilenin konuşma hevesi söner; ilişkiler gerilir; sözü kesilen de diğerinin sözünü keser; iletişim tıkanır…
Bunlar her durumda söz konusu olmaz elbette. Öyle konuşmalar, görüşmeler yaşanabilir ki her kafadan bir ses çıksa da her şey yolunda gider. Kimin hangi sözü neden ve nasıl kestiğine aldıran bile olmaz. Konuşulacak olan konuşulmuş, anlaşılması gereken de anlaşılmıştır. Konuşanın sözünün kesildiği fark edilmemiştir bile. Böyle ortamlar kolay yakalanabilen ortamlar değil. Herkesin herkesle çok içten bir bağ kurduğu, eğlenceli ve hoşça zaman geçirilen görüşmeleri, toplantıları keşke sık sık yaşayabilsek. Ancak hayat her zaman toz pembe olamıyor.
Konuşanların iki kişi olduğu durumlarda eğer aralarında bir soğukluk ya da gerginlik de varsa; konuşanlar üzgün ya da endişeliyse; ele alınan konu aşırı önemli ya da aşırı duyarlı bir konuysa; konuşan taraf yeterli bilgiye sahip değilse… Böyle durumlarda söz kesmek sık yaşanır ve çok sıkıntı yaratır. Bu ve benzer durumlar söz kesmenin önemini artırır, hatta gereğinden fazla artırır. Böyle zamanlarda insanlar genellikle uçan kuştan nem kapar. O nedenle de sözlerinin kesilmesine katlanmakta zorlanır, hatta hiç katlanamaz. Çok ağır bir hakarete uğramış gibi tepki verenler bile çıkabilir.
Bazı durumlarda sözünün kesilmesine konuşmacı kendisi sebep olur. Bunu açıklamak için konuşma tarzlarına bakmak gerek:
Bir olayı anlatırken kimimiz önce sonucu daha sonra sebeplerini söyleriz. Oysa dinleyen kimse anlatılan olayın sonucunu öğrendikten sonra diğer ayrıntılara ihtiyaç duymayabilir. Sıkılır, dikkati dağılır. Bu yüzden konuşanı yormamak ve zaman kaybetmemek için sözünü kesip konuşmayı sonlandırır ya da başka konuya geçer.
Bazı kimseler de önce sebepleri anlatmayı daha sonra sonucu söylemeyi yeğler. Sebepleri yeterince açık şekilde ortaya koymadan sonuçtan söz etmeyi doğru bulmaz. Oysa dinleyenler bir an önce sonucu öğrenmek istemektedir. Uzun uzun sebeplerden söz edilmesi pek hoşlarına gitmez. Konuşanın sadede gelmesini, bir an önce sonucu söylemesini ister. Bu amaçla sözünü keser.
Konuşan kimse sözünün kesilmesini istemiyorsa alabileceği önlemler var: durumu değerlendirip karşısındakinin dinleme potansiyeline uygun hareket edebilir. Konuyu şöyle bir özetleyebilir, daha sonra –gerekirse- ayrıntılara girebilir.
Sonucu baştan söylemek hoşumuza gitmeyebilir. Konuyla ilgili bir ayrıntıya ya da sebep olan gelişmelerden birine dikkat çekmek istiyor olabiliriz. Fakat önce sonucu söylemek daha doğru olabilir. Çünkü önce sonucu söylersek bu isteğimizi yerine getirmek kolaylaşabilir.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ