Reklam
Reklam

GEÇİT YOK

İsmail Atasever
İsmail Atasever
  • 07.09.2019
  • 125 kez okundu

Muğla olarak bugüne değin, çeşitli gelişmeler bağlamında halkın sayısız tepkilerini gördük.
Hem de çoğunluğun katılımıyla.
Öyle ki, zaman zaman isyan derecesine varan bu eylemlerin özünde tepki vardı.
Nedeni, yapılmak istenen ve yapılan, özellikle doğanın tahrip edilmesi ve sağlığı tehdit eden girişimlere başkaldırıydı.
Kabul etmek gerekir ki olamazdı.
Dahası olmamalıydı.
Dünyanın varoluş nedeni insan adına, hayatı risk eden eylemlere girişilmemeliydi.
***
Sonra, bu tür girişimlerin olumsuz etkileri, sadece insanlar üzerinde değildi.
Tüm canlı varlıklar bundan fazlasıyla etkileniyordu.
Bunun en belirgin göstergesi, Yatağan, Milas ve havalisinde konuşlanan ormanlar dahil çeşitli hayvanların bir şekilde zarar görmeleriydi.
Yatağan Termik Santral bacalarından çıkan kükürtdioksit gazının, çevrede yer alan tüm ağaçlar üzerinde olumsuz etki yarattığı, ilişkin olarak yöre halkının tepki gösterdiği kayıtlarda mevcuttur.
Ne yazık ki bu durum yıllar boyu devam edip gitti.
Ne zaman dönemin hükümeti gösterilen tepkilere fazlaca kayıtsız kalamadı.
Santral bacalarına, zehirli gazları bertaraf eden desülfürüzasyon ünitesinin takılması sağlandı.
Ancak o tarihten sonra halkın tepkisi bir yerde dinmiş oldu.
Her ne kadar bugün aynı santral bacaları, tabir yerindeyse yaramazlık yapsalar da, geçmişteki etkisi yanında hiç sayılırdı.
Bu nedenle günümüzde yöre halkı, nice yıllarda gerçekten tehlike içeren baca gazlarıyla karşılaştıkları için artık kanıksamış durumdalar.
Aslında neden de yoktu.
Gerçekten günümüzde santral bacalarından önemli derecede tehlike içeren gazlar çıkmıyordu.
Dolayısıyla yöre halkının kafasının dinç olması bu yüzdendi.
***
Şimdi ise bir başka olumsuzluk söz konusu olunca, topyekûn tepki gösteriyoruz.
Özellikle neden Muğla? diyerek.
Neden, yıllardan bu yana yöre halkının çektiği çileler yetmezmiş gibi yeni bir tehlikeyle yüz yüze bırakılmak isteniyoruz?
Hem de dünyada emsali olmayan bir doğa harikası Karabağlar Yaylasında.
O yayla ki Coğrafi ve Jeoloji Literatüründe yer aldığı gibi örnek gösteriliyor.
Özellikle birçok üniversitenin ilgili fakültelerinde..
Hal böyle iken hangi akıl ve mantıkla yaylanın bir ucunda sondaj çalışması yapılmak istendi? mantık kabul etmiyor.
Sonra Karabağlar Yaylasının konumu yanında geçmişi ve günümüzdeki yapısı ortada iken bu tür bir eylem girişmek, kabul edelim ki cinayetten başkası değildir.
Bugün yediden yetmişe her kesin tepki göstermesinin nedeni bu yüzdendir.
***
Bu arada sanılmasın ki tepkiler sınırlı ve de bir süre sonrasında sular durulur!
Hayır, asla tepkiler dinmez.
Bunun en belirgin göstergesi “Menteşe Kent Konseyi” nin öncülüğünde gerçekleştirilen “Karabağların Yeşiline Kömür Karası Değdirtmeyelim” başlığı adı altında düzenlenen forumdur.
6 maddenin yer aldığı ister bildirge olarak nitelendirilsin veya tebliğ, gerçekten önemli ayrıntılar içeriyor.
Böylesine önemli bir konuda altı çizilen temel noktalar neler? diye baktığımızda, gerçekten görmemezlikten gelinecek türden olmadıkları görülüyor.
MTA Genel Müdürlüğü tarafından Muğla, Menteşe, Milas, Yatağan Bölgesinde maden arama amaçlı sondaj çalışmaları yapıldığını öğrenmiş bulunmaktayız.
Yerel yönetimlerin hiçbir bilgisi olmadan ve hukuksuz bir biçimde 3.derece Doğal ve Kentsel Sit alanı olan Karabağlar Yaylasında ve sondaj yapılması planlanan tüm alanlarda sondaj izlerinin tamamen iptal edilmesi gerektiğine,
Bu konuda yerel yönetimler, Sivil Toplum Kuruluşları, Meslek Odaları, Dernekler ve Muğla halkının tüm bileşenleri ile bir arada, yan yana bir güç birliği oluşturulacağına,
Konu ile ilgili destek verecek kurum ve kuruluşlarla iletişime geçilerek, ivedilikle konu üzerinde “bilimsel, teknik ve hukuki konuların takibi” amacı ile Maden Arama Çalışması İzleme Komisyonu” kurulması,
Birimde mutlaka Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Menteşe Belediyesi temsilcilerinin yer alması gerektiğine,
Yerel yönetimlerin ve muhtarların sürece etkin katılımının sağlanması,
Konu ile ilgili olarak köylerde bilgilendirme toplantıları yapılmasına,
Maden aramaları ile ilgili sürecin ve gelişmelerin ulusal düzeye taşınarak mücadelenin büyütülmesi için girişimlerde bulunulmasına,
Muğla’nın içinde bulunduğu doğa talanı ve maden arama çalışmaları nedeni ile ilgili sorunları bütüncül bir bakış açısı ile tüm ilçeleri de içine alan bir mücadele yürütülmesi zorunlu olduğundan, bu bütüncül mücadele için Muğla Büyükşehir Kent Konseyi” kurulma çalışmaları için girişimde bulunulması sağlanacaktır.
Yaşadığımız kentin doğal ve kültürel değerlerinin rant alanı haline getirilerek yok edilmesine karşı mücadelemizi, kentin asıl sahipleri yurttaşlar ve kent bileşenleri olarak kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygılarımızla duyuruyoruz.
Kabul edelim ki, Karabağlar Yaylasının korunması noktasında böylesine kapsamlı bir yaklaşım gösterilmesinin tek nedeni vardır.
Sadece ülkemiz değil dünyanın ender yerlerinden Karabağlar Yaylasının özellik ve güzelliklerinin bozulmasına GEÇİT YOKTUR.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ