Ziraat Mühendislerinin sesine kulak verin

Sevgili okur; sadece insanların değil hayvanların da yaşamsal kaynağı su ve besin. Her geçen gün artan küresel sorunlar (ısınma, su kaynaklarının yetersizliği, tarım alanlarının azalışı v.s.) nedeniyle insanoğlunun besine ulaşımı ve özellikle sağlıklı besine ulaşımı her geçen gün zorlaşmaktadır.

Bundan dolayı da üretici rekoltesini artırmak için çağdaş üretim tekniklerinin yanına çeşitli tarımsal ilaçlar da kullanmaktadır. Bu ilaçların kullanımı konunun uzmanları yani ziraat mühendisleri, teknikerlerinin bilgilendirme ve yönlendirmelerinin dışında gerçekleşirse insan sağlığı üzerinde olumsuz hatta ölümcül etkilerde göstermektedir. İşte tam bu noktada ziraat mühendisleri, mühendislerin oluşturduğu meslek odaları ve örgütlerin önemi çok çok artmaktadır.

Dünya ve ülkemiz toplumun küresel sorunlarından birisi de özellikle sol yıllarda genetiği değiştirilmiş tohumlardan elde edilen ürünler, bu ürünlerin uygunsuz işlenme ve saklanma şekilleri ve şüphesiz ki tarımsal ilaçların bilinçsiz kullanımı. Tarımsal ilaçların bilinçsiz ve uzman görüşü alınmadan kullanılması sadece insan sağlığı üzerinde değil toprak yapısı ve doğadaki diğer canlılar üzerinde büyük ve kalıcı hasarlar oluşturmaktadır.

Bu yüzden önceki gün TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Muğla Şubesinin açıklama, uyarı ve çağrılarını çok önemsiyorum ve herkesin de önemsemesi gerektiğini düşünüyorum.

18 Temmuz 2020 tarihli ve 31189 sayılı Resmi Gazete`de yayınlanan Bitki Koruma Ürünlerinin Toptan ve Perakende Satılması ile Depolanması Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle; bitki koruma ürünlerinin toptan veya perakende satışını yapmak amacıyla bitki koruma ürünleri bayi veya toptancı izin belgesi almak için Bakanlığa müracaatta bulunabilecek meslekler arasına; doğrudan ilgili ve tek yetkili olması gereken Ziraat Mühendisi dışında; daha önce maddeye eklenen Eczacı, Kimya Mühendisi/Kimyager, bitki sağlığı ile ilgili dersleri alarak mezun olmuş Tekniker veya Ziraat Teknisyeni meslek alanları yanına; bu kez de “Orman Mühendisi/Orman Endüstri Mühendisi” eklendi.

Ziraat Mühendislerinin son değişiklikler özellikle de tarımsal ilaçların satışı ve uygulama yetkisi konusunda itirazları var. Son derece de haklılar. Evet; herhangi bir alanda o alanın eğitimini almamış kişilerin ortaya koyduğu uygulamalar fayda yerine onulmaz yaralar açabilir.

Tıp eğitimi almamış birisi hiç hasta tedavisi ya da bir ameliyat gerçekleştirebilir mi?

Öğretmenlik eğitimi almamış birisi öğretmenlik yapabilir mi, öğrenci yetiştirebilir mi?

Tarımda ilaç kullanımı ve satışı da tıpkı böyle bir şey. Dolayısıyla tarımsal ilaçların satış ve uygulama yetkinliği ve etkinliği ziraat mühendislerinde olmalıdır. Tarımsal ilaçların satış ve uygulaması ilgisiz farklı meslek mensuplarına verilmemelidir.

Ziraat Mühendisleri Odası’nın de özellikle vurguladığı gibi; Tarım ve Orman Bakanlığı`nca yayınlanan son Yönetmelik değişikliği, yalnızca istihdam alanını kendince ve keyfince düzenleme sorunu değil, doğrudan gıda güvencesi, gıda güvenliği ve halk sağlığını ilgilendiren çok ciddi bir sorundur. Konunun çok teknik boyutlarına girip kafa şişirmek istemiyorum. Lakin daha önceki yazılarımda da defaeten dikkat çekmeye çalıştım,  Pandemi sürecinde dünyada ve ülkemizde öne çıkan iki temel sektör, sağlık ve tarım sektörüdür. Tarım sektörünün devamlılığı sağlanamazsa yaşanacak gıda krizinin ve açlığın boyutları bugün tüm dünyanın gündemindedir ve gelişmiş ülkeler dahil pek çok ülkede ciddi kalıcı yeni çözüm önerileri geliştirilmektedir.

Salgın döneminde gündeme gelen başlıca temel hak ve kavramlar, sağlık hakkı kadar, gıda egemenliği, gıda güvencesi ve gıda güvenliğidir.

Tarımsal üretimin artırılması ve devamlılığının sağlanması için üretim, işleme, depolama ve tüketim aşamalarında bitki koruma önlemleri olmazsa olmaz koşuldur. Bitki koruma ürünlerinin üretimi, toptan ve perakende satışı, tanıtımı ve fiili uygulanmasının bu konuda eğitim almış uzman kişilerce yapılması bir zorunluluktur.

Bu noktada Ziraat Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada şu konuların altını ben de çizmek istiyorum. Ziraat mühendisleri şunları vurguluyorlar:

Bitki koruma uygulamaları sadece tarım ilaçlarının kullanıldığı kimyasal mücadele uygulamaları ile de sınırlı değildir.

Ülkemizdeki mevcut bitkisel ilaç satış bayilerinin çözülemeyen sorunları arasında; reçete sorunu, pestisitlerin ruhsatlandırma alanları ve dozları, gübre ruhsatı ile satılan pestisitler, etiket fiyatı denetim, sahte ve kaçak ilaçlar, üreticinin eğitim ve gelir seviyesi düşüklüğü, mesai saatleri, kâr marjının düşüklüğü, uzun vadeli satış ve tahsilat zorluğu, karekod programları, sermaye yetersizliği, ürün fiyatlarının belirsizliği, ilaçların kullanım süreleri, fide, gübre, tohum satışları gibi bugün de yaşanan birçok ciddi sorunları mevcuttur. Belki de bu konudaki en önemli sorun bitki koruma ilaçlarında çok büyük oranda dışarıya bağımlılık sorununun çözülememesidir.

Orman Mühendisliği ve Orman Endüstri Mühendisliği eğitimi verilen fakültelerde ilgili alanla ilgili sadece konu uzmanlığına yetmeyen bir “Orman Koruma” dersi verilmektedir. Orman bitkileri ile tarım alanındaki bitkiler birbirinden tamamen farklı olup her ekosistemin ve bitkinin sorunları ve mücadele yöntemleri de farklıdır. Herkese keyfi olarak serbest “zehir satma” yetkisinin verilmesi ile bu konuda yanlış ve tehlikeli uygulamalara yol açılması kaçınılmazdır.

Orman ve tarım alanlarındaki bitkisel üretim sorunlarına neden olan etmenler birbirinden çok farklı olup, ormanlarda ve tarım alanlarında kullanılan mücadele yöntemleri de tamamen farklıdır. Ormanlarda da entomolojik ve fitopatolojik sorunlar varken, tarım alanlarında ayrıca büyük oranda yaşanan ve kesinlikle çözülmesi gereken ek sorun yabancı ot sorunudur.  Konu uzmanına gerekli eğitimi verilen yabancı ot, bu konuda öneride bulunamayacak ve ilgi alanına girmeyecek ormancılık mesleğinin konusu ve sorunu değildir.

Özetle; Ziraat Mühendislerinin Yasa, Tüzük ve Yönetmelikle düzenlenmiş hak ve hükümleri yok sayılarak, keyfi Yönetmelik değişikliği ile mesleki alandaki hakların ilgisiz bir kesime istihdam yaratma ya da siyasi çıkar sağlama amacıyla yasa dışı düzenlenmesi her açıdan yanlıştır ve hukuka aykırıdır.

Bu aşamada, sorunun kalıcı çözümü için;

Ziraat Mühendisliği dışındaki mesleklerin doğrudan ilgili olmadığı zirai ilaç bayiliği, çiftçiye uygulamalı eğitim dahil olmak üzere yeniden değerlendirilmeli ve dolaylı bağ aramaksızın diğer meslek disiplinlerine verilen mevcut yetki belgeleri iptal edilmelidir.

Sahte ve kaçak bitkisel üretim girdilerinin üretim, pazarlanma ve satışındaki sorunlarına ilişkin kamusal denetimler etkinleştirilerek, yasak sahte ucuz kontrolsüz ilaç kullanımına izin verilmemelidir.

İnternetten bitkisel ilaç satış uygulama yasağı somut önlemlerle yaşama geçirilmelidir.

Ülkemiz koşulları ve tarımsal üretim deseni dikkate alınarak AB`de yasaklanan tarımsal ilaçlar bir an önce ülkemizde alternatiflerinin bulunması koşuluyla ivedilikle yasaklanmalıdır. Bu konuda kendi ölçütlerimizi oluşturma çabaları hızlandırılmalı ve özgürce karar verme mekanizmaları oluşturulmalıdır.

Bitkisel üretimdeki ilaç kalıntısı ve diğer sorunların entegre mücadele uygulamaları kapsamında çözülmesi amacıyla, biyolojik ve kültürel mücadele ürünlerine verilen destekler arttırılmalıdır.”

Aslında ziraat mühendisleri benim zaman zaman yazılarımda kısa kısa izah etmeye çalıştığım düşünce ve ümitlerimi geniş bir şekilde dile getirmişler. Kendilerine mücadelelerinde başarılar diliyorum.

Her zaman dile getirdiğim ve dile getirmekten de hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim düşüncem; Ülkemiz derhal daha fazla vakit kaybetmeden Milli bir tarım ve hayvancılık politikası geliştirmeli, üreticiye destekler artırılmalı, tarıma dayalı sanayi hızlı bir şekilde geliştirilmelidir.

Yine ziraat mühendislerinin ifade ettiği gibi ; “İnsanlarımızın topraktan sofraya sağlıklı beslenmeye çalışırken, birilerinin ilgili ilgisiz her meslek alanına tarımsal ilaç üretme, satma ve alana uygulama yetkisi vererek, insanlarımızın beslenirken bitki koruma ilaçlarıyla zehirlenmemesi dileğiyle.”

Ayrıca; Gazetemiz Yenigün bugün itibariyle 16 yayın yılını geride bırakarak 17. Yılına girmiş bulunmaktadır. Her zaman ilkeli ve doğru habercilik anlayışı çizgisinde yayın hayatını sürdüren gazetemizin yeni yaşını kutlar,  sahip ve yazı ailesine emeklerinden dolayı teşekkür ederim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün
%d blogcu bunu beğendi: