“MEKTUPLU AŞK” HİKAYESİ

58 yıldır eşine aşk mektupları yazıyor

Menteşe’de yaşayan 78 yaşındaki Günay Gökcan, eşi Saniye’ye 58 yıldır özel günlerde ilk günkü heyecanla sevgisini kelimelere döktüğü mektubu veriyor.
Günay Gökcan, “Bir mektup için bir ayımı ayırıyorum. Çünkü cümleleri okşatayım, özenle seçeyim isterim” dedi.
Saniye Gökcan, “İkimiz bir büyüdük. İkimiz bir genç olduk. İkimiz bir yaşlandık. ‘Dünyaya bir kere daha gelsem sana varırım’ diyorum” diye konuştu.

Muğla’da yaşayan Günay Gökcan, yıllardır aynı yastığa baş koyduğu hayat arkadaşı Saniye’ye, sevgililer ve anneler günü gibi özel günlerde mektup yazarak aşkını ilan ediyor.
Menteşe ilçesinde yaşayan 78 yaşındaki Günay ile 77 yaşındaki Saniye Gökcan çifti, ortaokulda başlayan aşklarını 58 yıl önce evlenerek taçlandırdı.
Evliliklerinden üç çocukları olan Gökcan çifti, evliliklerini ilk günkü heyecanla sürdürüyor.
Gökcan, 9 yıl nişanlı kaldıkları dönemde mektuplaştığı eşi Saniye’ye, evlendikten sonra da her özel günde mektup yazmaya devam etti.
‘AŞKIMIZI YAKTIN, KÜL ETTİN, BENİ PERİŞAN ETTİN’
Günay Gökcan, 1955’te tanıştıkları eşini evlilikleri boyunca hiç üzmediğini söyledi.
Geçen yıllara rağmen sevgisini kelimelere döktüğü mektuplarına devam ettiğini vurgulayan Gökcan, “Eşim çok utangaç biridir. Saniye, ‘Ölsek, mektuplar çocukların eline geçerse rezil olacaktık. Ondan yaktım’ deyince çok üzüldüm. ‘Aşkımızı yaktın, kül ettin, beni perişan ettin’ diyerek sitemde bulundum. Bir mektup için bir ayımı ayırıyorum. Çünkü cümleleri okşatayım, özenle seçeyim isterim. Hala özel günlerde elimden geldiğince, dilim döndüğünce ona yazıyorum.” diye konuştu.
“SEVGİNİN BİR ZORLUĞU YOKTUR”
Gökcan, eşinin gözünün hediyede olmadığını belirterek, şöyle devam etti:
“Onun gözü hediyede değildir. Yapma bir ağaç yaprağına bile sarsam benden mektup bekler. Ben onu böyle alıştırdım. Kapıdan girdiğim zaman hemen yanıma gelir. Yazdığım yazıyı merak eder. Hemen boynuma sarılır, öper yanaklarımdan. Geçer karşıma oturur. İnsanların bizim bu sevgimizden örnek almasını isterim. Sevginin bir zorluğu yoktur. İki karşılıklı cinsin arasında üç özel sevgi vardır. Beyin, kalp, beden sevgisi. Fakat beden sevgisi anlıktır. Gelir geçer. Hiç önemli değildir. Şu beyinle kalp sevgisi var ya işte bu uyumu sağladıktan sonra o evlilik uzun müddet devam eder.”
Nikahlanalı 58, birbirlerini bulalı ise 65 yıl olduğunu anlatan Gökcan, “65 yıldan beri de aşkımız sanki ilk birbirimizi bulduğumuz gün gibi hiç değişmeden devam etti. Benden en ufak bir üzüntü görmemiştir bugüne kadar. Çünkü annesi babası bana emanet etti. Emanete benim güzel bakmam lazım ömrümün yettiğince. Ömrüm bittikten sonra artık Allah’a emanet edeceğim.” diye konuştu.
“BU ÇAĞDA EVLİLİKLER TIK TIK TIK TELEFONLA BAŞLIYOR, TIK TIK TIK TELEFONLA BİTİYOR”
Gökcan, sevginin sınırının olmadığını da vurgulayarak, “Birbirimize devamlı espriyle yanaştık. Hiç ciddiye alıp da birbirimiz üzmedik, kırmadık. Şimdiki evliliklerle, eski evlilikler farklı. Eski evlilikler yapıldığı zaman mezara kadar giderdi. Bu çağda evlilikler tık tık tık telefonla başlıyor, tık tık tık telefonla bitiyor. Aşk, sevgi insanın kalbinde, beyninde olmalı. Şimdi ki gençlere tavsiyem bizleri örnek alın. Sevgililer günü tek gün değildir. Her gün insanlar birbirini sevsin.”
‘DÜNYAYA BİR KERE DAHA GELSEM SANA VARIRIM’
Saniye Gökcan ise eşinin her özel günde yazdığı mektubu okurken ağladığını dile getirdi.
Sevgi, saygı çerçevesinde bugüne kadar birbirlerini hiç üzmediklerini anlatan Gökcan, “İkimiz bir büyüdük. İkimiz bir genç olduk. İkimiz bir yaşlandık. ‘Dünyaya bir kere daha gelsem sana varırım’ diyorum. Daha dün tanışmış gibiyiz. Birbirinizin kusuruna bakmayacaksınız. Hep affedici olacaksınız. Kocalarınızı ebedi seveceksiniz. Aynı ilk günkü gibi. ‘O da beni sevecek’ diyeceksin.” ifadelerini kullandı.
Saniye Gökcan, sevgilerinin ve evliliklerinin de çevresinde örnek alındığını dile getirdi.
Haber: Osman AKÇA

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı