Yangın sezonuna girdik lütfen dikkat

Bilindiği gibi Muğla, yüzde 68’i ormanlarla kaplı. Bu haliyle ülkemiz genelindeki ender illerden birisi. Orman varlığımız yüksek olunca da doğal olarak orman yangınlarıyla mücadelenin zorluk derecesi de bir o kadar yüksek oluyor. 

Muğla’nın ormanları sadece odun, kereste ihtiyacı ve sanayi için kullanılmıyor. Muğla’nın ormanlarının en önemli ve yaşamsal değeri arıcılığın olmazsa olmazı basralı çamlar.

Gerek yurt dışı ihracında gerekse yurt içi pazarda tüketime sunulan Çam Balı’nın neredeyse tamamı Muğla bölgesindeki çam ormanlarından elde ediliyor.

Yani ormanlarımız sadece atmosferin temizlenmesinde değil aynı zamanda başta arıcılık ve turizm olmak üzere bir çok sektörün vazgeçilmezi arasında. Bundan dolayı da ormanlarımızı korumak sadece Ormancıların görevi ve sorumluluğu değil 7’den 70’e bütün toplum kesimlerin ve sektörlerin sorumluluğu ve görevi…

Kirli ve temiz hava ayrımını belki de en güzel ve açık bir şekilde pandemi ile mücadele sırasında gördük. Ozon deliği kapandı, doğa kendini yeniledi, uzun yıllardır görülmeyen hayvan ve bitki türlerini temizlenen ve yenilenen doğa ile yeniden görmeye başladık.

Pandemi süreci sağlıklı insan için sağlıklı doğa olması gerektiğini bize bir kez daha gösterdi. Ormanlar sürdürülebilir kalkınma için gerekli olan su, gıda, barınma gibi ihtiyaçları sağlarken, doğanın korunmasına ve iklim değişikliğine sebep olan sera gazı salınımlarının azaltılmasına da destek oluyor. Orman varlıklarının korunmasında bizim en büyük düşmanımız orman yangınları. Yukarıda da vurguladığım gibi bu düşmanla (orman yangınları) mücadele de sadece orman teşkilatının değil hepimizin görevi.

Orman yangınlarının önlenmesi ve orman varlıklarının geliştirilmesi için toplam 36 bin personeli ile gece gündüz çalışan Orman Genel Müdürlüğü’nün 2010-2019 istatistiklerine göre yangınların yüzde 10’unun yıldırım, yüzde 90’nının ise insan kaynaklı olduğu biliniyor.

Malumunuz olduğu üzere Orman Yangını Mevsimine girdik. Yaz boyunca lütfen birazcık dikkat. Dikkatsizliğimiz yüzünden yok olacak ormanlar değil bizim geleceğimiz, soluduğumuz temiz nefes, çocuklarımızın geleceği.

 Yapacağımız işler çok basit ve bizi zorlamayacak cinsten. Nedir bunlar? Sigara izmaritlerini ne araçlarımızdan atacağız ne de doğaya. Yangına hassas bölgelerde sık sık uyarı levhalarını gördüğümüz yerlerde ateş yakmayacağız. Çeşitli iş makinaları ile ormanlık alan yada yakınında çalışmak zorunda isek gerekli önlemlerimizi alarak çalışmalıyız. Bir de herhangi bir ateş ya da duman gördüğümüz zaman hemen “ALO 177” YANGIN İHBAR HATTINI ve 112 ACİL ÇAĞRI MERKEZİNİ arayarak bildirmeliyiz.

İşte hepimizin geleceğini yaşamsal olarak etkileyen ormanlarımızı korumak bu kadar kolay.

Ormanlarımızı korumak bu kadar kolay ama yanan ormanların yerine yenilerini koymak o kadar zor, masraflı ve uzun zaman alan bir şey ki.

Haaa unutmadan orman varlığımızı arttırmanın en önemli noktalarından birisi de AĞAÇ DİKMEK. Her ağaç dikim mevsiminde hepimiz en azında 1 ağaç dikelim.

Ormanlarımızın korunup, çoğaltılarak gelecek kuşaklara aktarılmasında ve de özellikle orman yangınlarında gece gündüz cansiperhane mücadele eden orman teşkilatı görevlileri ve yangın söndürme işçilerine sonsuz şükranlarımı iletirken yangınsız bir yaz diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün
%d blogcu bunu beğendi: