YAKIŞMADI

Kısa bir süre öncesinde meydana gelen elim bir olay üzerine tek saylayabileceğimiz, insanlığa yakışmadığıdır.

Kaldı ki, kabul etmenin mümkün olmadığı bir olayın şurası burası yoktur.

Her ne şekilde olursa olsun tasvip etmek, bir yerde insanlık suçudur.

Bir insanın canına kastedilmiştir.

İşte Muğla’da bu tür bir olay meydana gelmişti kısa bir süre öncesinde.

Ne yazık ki Sıtkı Koçman Üniversitesinde okuyan bir kızımız, öncesinde arkadaşı olduğu belirtilen bir kişi tarafından hunharca katledilmiştir.

Hunharca diyorum.

Bunun başkaca açıklaması olamaz.

Yapılan açıklamalar doğrultusunda bir kız öğrenci önce katledilip, sonra yakılıyorsa, daha başka ne söylenir, şahsen kestiremiyorum.

Kaldı ki hiç kimsenin farklı yaklaşım içerisinde olacağını sanmıyorum.

                                                                     ***

Gözlemlediğimiz kadarıyla hunharca hayatını kaybeden Pınar Gültekin’le ilgili her kesimden tepkiler dinmiyor.

Dinmezdi.

Pınar’ın hayatını kaybetmesi sıradan bir ölüm şekli değildi.

Her kesimden gelen tepkilerin nedeni buydu.

Özellikle Muğla Kadın Platformu çeşitli pankartlarla olayı şiddetle protesto ediyor.

Pınar Gültekin için sokaktayız, isyandayız sloganıyla Sınırsızlık Meydanında bir araya gelen kadınlar, “susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” yaklaşımı içeresinde açıklamalar yapıyor.

“Sessiz kalmıyoruz”,

“Yasta değil, isyandayız”,

“Kadın katliamlarını durduracağız”

Aynı pankartlarla Adliye Sarayına yürümek istiyorlar.

Ne var ki polis Atatürk Stadyumuna kadar yürümelerine izin verince, tekrar Sınırsızlık Meydanına dönüyorlar.

                                                                             ***

Kuşkusuz olayın en önemli noktalarından biri gerçekleştirildiği yerdi.

Yani Muğla.

Oysa her kim olursa olsun bilir ki Muğla ayrıcalıklı bir kentti.

Özellikle insana saygı ve demokrasi bağlamında…

Bu abartılı ve de afaki bir yaklaşım değildi.

Kaldı ki Muğla’nın bu yapıda olduğunu belirten birçok gösterge vardır.

Özellikle insana saygı ve halkın demokrasi anlayışı bağlamında nice örnekler bunu teyidiydi.

Yıllar öncesinde Muğla’yı ziyaret eden rahmetli 2.Cumhurbaşkanı İsmet İnönü;

“Bacalarına kadar bembeyaz badanalı Muğla” diyerek, halkın ne tür bir anlayışın sahibi olduğunu vurgulamak istemişti.

En fazla Muğla’yı ziyaret eden siyasilerden rahmetli 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de bir yaklaşımda bulunuyor.

Türkiye’de gerçekleştirilen seçimlerde en sağlıklı sonucu almak istiyorsanız, Muğla’daki seçim sonuçlarına bakınız.

Size neticeyi, en çabuk ve doğru şekilde bu ildeki seçim sonuçları verir.

Ve daha nice siyasiler, devlet adamları ve bilim insanlarının Muğla’ya özgü yaklaşımları farklı değildir.

Her birinin altını çizdiği temel nokta, kent halkının insan haklarına saygılı, demokrasiyi özümsemiş, Atatürk ilkelerine kayıtsız bağlı olduğu yönündedir.

Kabul edelim ki bu yaklaşımlarda abartı yoktu.

Dolayısıyla bunun altında yatan temel nokta, demokrasi anlayışı ve okuma yazma bağlamında halkın Türkiye ortalamasının üzerinde bir konumda olmasıdır.

                                                                            ***

Muğla adına birçok devlet adamı ve siyasilerin yaklaşımı övgüye değer olunca, farklı bir konumda olduğu gerçeği ortaya çıkıyordu.

Üstelik bu yaklaşımlarda abartı yoktu.

Zira, belirttiğim gibi çoğu kesim tarafından her vesileyle dile getirilmiştir.

Hal böyle iken şu denebilir.

Madem ki Muğla, belirtilen özellikler bağlamında istisna teşkil eden bir kent.

Özellikle demokrasi itibariyle ayrıcalık gösteriyor.

Kısa bir süre öncesinde bir kız öğrencinin hunharca katledilmesi neyin nesi?

Ortada bir çelişki yok mu?

Kabul edelim ki Muğla, Türkiye’de en fazla göç alan kentlerin başında geliyor.

Bir taraftan konumu, sahip olduğu iklim şartları ve de son yıllarda çok önemli gelişmeler kaydeden turizm potansiyeli, bu ili çok farklı bir noktaya getirmiştir.

Dolayısıyla ülke genelinde en fazla göç alan illerden biri konumuna geldi.

Yıllardır süregelen bu durum sonrasında kabul etmek gerekir ki, Muğla halkının genel yapısı değişikliğe uğramıştır.

Dense ki yakın süreçten bu yana 72 milletten insan bu ilde konuşlanmaktadır.

Bu yaklaşım abartı değildir.

                                                                         ***

Bu arada sözlerim yanlış anlaşılmasın.

Elbette Muğla’ya gelenler bizim insanımız.

Bizim milletimiz.

Turizm yörelerinde konuşlananlar olmak üzere üniversite bünyesinde eğitim ve öğrenim gören öğrenciler de bizim evlatlarımız.

Buna karşın YAKIŞMAYAN elim olayı tümüyle Muğla’ya mal etmek, insani ölçülerle bağdaşan bir durum olamaz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün
%d blogcu bunu beğendi: