YAĞMURLAR DAHA DA GECİKİRSE!..

Şu sıra, ülkemizin birçok kesimi gibi konuşlandığımız bölgenin bir tehlikeyle yüz yüze geldiğini yadsımak mümkün değil.

Hal böyle iken aksi iddia edilemez.

Değil mi ki uzunca süreden bu yana birçok bölge yanında Muğla ve çevresi, tabir yerindeyse yağmurlara hasret kaldı.

En azından 6 ayın üzerinde bir sürede yağışlar olmadı.

Bunun anlamı, yöre olarak muhtemel bir tehlikeyle yüz yüze gelineceğidir.

Kaldı ki bu tür bir tehlikenin sinyalleri var.

Bu nedenle her kim olursa olsun, muhtemel bir susuzlukla karşılaşmamak için dört gözle yağmurların yağmasını bekliyor.

  ***

Bu arada sanılmasın ki abartıyorum.

Olay gereğinden fazla ajite ediliyor.

Kesinlikle değil.

Bu yörede yaşayan her kim olursa olsun biliyor ki, söz konusu süreçten bu yana Muğla ve çevresine, halkın deyimiyle bir damla yağmur düşmedi.

Oysa ilin konumu gereği aynı süreçte yağışların olması gerekirdi.

Hem de aralıksız ve oldukça uzun süre.

Ne var ki görüldüğü gibi yağmurlardan eser yok.

Kısa bir süre öncesinde, halkın yaklaşımıyla havanın gürlemesi üzerine, galiba yağmurlar geliyor denmesine karşın yine yağmadı.

Dolayısıyla beklentiler boşa çıktı.

                                                                  ***

Şimdi, her kim olursa olsun düşünüyor.

Ne yapılabilir?

Şayet, kısa bir süre içerisinde yağmurlar yağmaz, dolayısıyla daha bir susuzlukla yüz yüze gelinirse, nasıl bir çözüm yolu bulunurdu?

İlişkin olarak Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Op.Or. Osman Gürün ve Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, konuyla ilgili ne diyorlardı…

Her iki başkanın yaklaşımları aynıydı.

Şu sıra Muğla genelinde susuzlukla ilgili bir sorun gözlenmiyor.

Şayet, yağmurların yağması daha bir gecikirse, elbette bir takım tedbirler alınır.

Bu konuda halkımızın hiç endişesi olmasın.

                                                                 ***

Görüldüğü gibi her iki başkanın yaklaşımları aynıydı.

Genel görüş endişeye yer olmadığı.

Muhtemel bir susuzlukla yüz yüze gelinmesi halinde, elbette gereği yerine getirilirdi.

Bu konuda halkımızın endişesi olmasın.

Buna karşın ümidimiz o ki, kış aylarının başlamasıyla birlikte mevsim gereği ilimiz genelinde yeterli yağışlar olacaktır.

Tekrar belirtmek gerekirse her iki başkana göre kuşkuya yer yoktu.

Dolayısıyla şu an bir sıkıntı gözlenmiyordu.

Yine de yağmurların yağması daha da gecikirse, elbette bir takım tedbirler alınır.

Halkımızın sıkıntı içerisinde kalması önlenirdi.

                                                                        ***

Halkı teskin eden bu tür yaklaşımlara karşın, acaba! demekten kendilerini alamıyorlar.

Başkanların yaklaşımları bu şekilde olduğu halde, yağmurların yağması tahminlerin üzerinde bir zamana sarkarsa!

Kısaca yağışsızlık etken olursa!

O takdirde ne yapılırdı?

Kuşkusuz yağmurların yağmasında bu tür gecikmeler olursa, elbette bir takım önlemler alınırdı.

Dolayısıyla bunların başında suyun tasarruflu kullanılması vardır.

Her kim olursa olsun, ister kişisel olarak, isterse kurum-kuruluşlar düzeyinde aynı hassasiyetin gösterilmesi kaçınılmazdır.

O takdirde önemli bir sorunla karşılaşılmazdı.

Aksi halde, gözlenen sıkıntıya karşın suyun hoyratça kullanılması söz konusu olursa, çok daha büyük sorunlarla karşılaşılacağı kaçınılmazdır.

Bu nedenle her birimiz düşen görev, YAĞMURLARIN DAHA DA GECİKEBİLECEĞİ noktasından hareketle, suyu tasarruflu kullanmaktır.

Bu Habere Yorum Yapın