Ya ilaç satışı durdurulursa?

Geçtiğimiz Mart ayından bu yana covi-19 bütün dünya ülkelerini olduğu gibi ülkemizi de etkisi altına aldı ve hala devam ediyor.

Salgın ile mücadelede yasaklar döneminde bir çok sektör durdu, bir çok sektör de durma noktasına geldi. Toplumun psikolojini etkilediği kadar salgın ülkelerin ve ülkemizin de ekonomisinde derin yaralar açtı.

Yasakların kademeli olarak kaldırılması ve normalleşmeye dönülmesi ise birlikte sektörlerde üretim normale dönmeye başladı ama salgın ile mücadelede ne yazık ki “normalleşmeyi” yanlış anladık ve adeta “anormalleştik”. Bir çoğu maske takmadığı gibi kuralları da takmadı! Kıkış tepiş düğünler mi dersiniz, halaylı, davullu zurnalı asker uğurlamaları mı dersiniz, pozitifli bir şekilde hacdan dönüp kapı kapı dolaşan mı dersiniz, evinde karantinada olması gerekirken bulunduğu il sınırlarından çıkıp başka ilde düğüne katılan mı dersiniz, canları pahasına bu illetle mücedele eden sağlık çalışanlarına saldıranlar mı dersiniz ….bu örnekleri sayfalar dolusu çoğaltabiliriz. Evet toplum olarak “normalleşmeyi” gerçekten yanlış anladık ve “anormalleştik”

Muğla özeline gelirsek; salgınla mücadele de birkaç münferit olay dışında Muğlalı vatandaşlar tedbirlere uyma konusunda gayet başarılı bir süreç yürüttü. Ta ki uzun süren bayram tatilinde başta büyük şehirler olmak üzere ülkenin dört bir tarafından yüzbinlerce insanın Muğla’daki tatil beldelerine akın etmesine kadar. Bütün uyarılara rağmen hemde. Bayram tatili sonrası Muğla adına korkulan oldu ve pozitif vaka sayısı arttı.

Ülke çapında da gerek vaka sayısı gerekse hayatını kaybedenlerin sayısı giderek artış gösteriyor. Bu gelişme son derece endişe verici.

Salgının başlamasından itibaren sürekli gündemde olan ve tartışılan bir başka konu ise aşı konusu idi. Sık sık bu konuda haberler yapıldı, açıklamalar yapıldı.

Ajans Press’in, Statista verilerinden elde ettiği bilgilere göre, COVID-19 için yapılan aşı ve ilaç klinik deneme sayıları belli oldu. 2020 yılında yapılan toplam deneme sayısı 3 bin 172 olarak kaydedildi.  Denemelerin ilk fazında yapılan test sayısı ise 394 olarak saptanırken, ikinci fazında bin 563, üçüncü fazında 902, dördüncü fazında 299 ve son olarak diğer olarak ayrılan ve halen devam eden 14 klinik testin yapıldığı kaydedildi. Araştırma 2020 yılını baz alırken verilerin en son 18 Eylül 2020’yi yansıttığı gözlendi.

Bakalım aşısı ne bulunacak ?

Öte yandan önceki gün haberlere yansıyan ülkemiz açısından endişe verici konu ise yurt dışından getirilen ilaçlar. Yeniçağ gazetesinin manşet haberine göre ülkemizde ilaç krizi kapıda. Türkiye’nin yabancı ilaç firmalarına olan borcunun 10 kat arttığı belirtiliyor. Sadece ABD firmalarına olan ilaç borcunun 2.3 milyar Dolar’a ulaştığı ifade ediliyor. Bu borçtan dolayı da ABD ilaç firmalarının Türkiye’ye ilaç satışını durdurabileceğine dikkat çekiliyor.

Eczacılar Birliği’nin açıklamasına göre  ise söz konusu ilaçların Türkiye’deki yerli üretimle muadili yok ve ilaç satışının durdurulması halk sağlığını çok ciddi tehlikeye atacak boyutta.

Zaten normalleşmeyi beceremedik maazallah bir de bu olursa. Allah sonumuzu hayır eylesin…

Bu Habere Yorum Yapın