VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN!

Tarih 23 Nisan 1933, dönemin Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip, Çankaya Köşküne gider. Atatürk’ün yanında duran Afet İnan’a kendi el yazısı ile yazdığı kağıdı uzatır ve şunları söyler:

“Sabahleyin ilk bayramlaşmayı kızlarımla yaptım. Onlara bir şeyler söylemek istediğim vakit, bir ant meydana çıktı. İşte Cumhuriyetimizin 23 Nisan çocuklarına armağanı”

Afet İnan, kendisine uzatılan kağıdı okumaya başlar.

“Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam: Yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan olsun.”

Atatürk, Reşit Galip’i tebrik eder ve andın okullarda okunmasını ister.

39 yıl okunan anda; 1972’de “Ey bu günümüzü sağlayan, Ulu Atatürk; açtığın yolda, kurduğun ülküde, gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim. Ne mutlu Türküm diyene” cümlesi eklenir. Ayrıca “Budunumu” kelimesi yerine “milletimi” kelimesi kullanılır.

1997 yılında “Yasam” kelimesi yerine “ilkem” kullanılır ve “ Varlığım Türk varlığına armağan olsun” cümlesi andın sonlarına taşınır.

Öğrenci Andı, ilk olarak 8 Ekim 2013 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde değişiklik yapılarak kaldırılmış, 24 Nisan 2018 tarihinde Türk Eğitim-Sen’in açtığı iptal davası üzerine Danıştay 8. Dairesi, yaklaşık beş yıl sonra oy çokluğuylayönetmelikte değişiklik yapan düzenlemeyi iptal etmiştir. Ancak bu karar yürütme tarafından uygulamaya alınmamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı bu kararı temyiz etmiş, dosya Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna gelmiş ve Kurul geçtiğimiz günlerde itirazı oy çokluğuyla kabul ederek, Danıştay 8. Dairesinin “yönetmeliği iptal eden kararını” kaldırmıştır. Bakanlığın temyiz ederken gerekçelerine bakacak olursak, bu karar tamamen siyasidir. Ama yarın bir gün MEB Yönetmeliği gene değiştirir, “Andımız okutulacak” derse, okunur. İdare hukukunda düzenleyici işlemlerde kesin hüküm olmaz. Danıştay’ın verdiği bu karar hukuki anlamda bir engel değil. Umarım devlet büyüklerince bu karar hemen düzeltilir.

Türk Milliyetçiliği, Batı milliyetçiliği gibi ırkçı – kafatasçı bir milliyetçilik değildir, bir kültür milliyetçiliğidir. Yasalarımız, Türklüğü bir üst kimlik olarak tanımlamış ve Türk’üm diyen herkesi Türk kabul etmiştir. Asıl ırkçılık, Andımızın bir ırkı öne çıkardığını söylemektir.

Türk milletinin her bir ferdi, andımızı okurken aldığı heyecanla büyük idealler düşleyerek büyümüştür. Hepimiz biliyoruz ki yarınımızı bugünün çocukları kuracak ve gene biliyoruz ki milletimizin geleceğini, yetiştirdiğimiz çocuklar belirleyecektir. Çocuklarımız Andımızdan fedakarlığı, insani değerleri ve mensup oldukları milleti öğreniyorlar.

Bu ant yalnızca bir dönemin, ideolojinin ya da grubun andı değil; Malazgirt’te, İstanbul’un Fethinde, Çanakkale’de, Dumlupınar’da Türk Milletinin andıdır, kutsalıdır. Bu kararı alanlar, kararın arkasından siyasilerin yaptığı açıklamalar, hepsi bu milletin Milli Hafızasında yerini almıştır.

Ve son olarak;

VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.