Üretim ve toprak

Bu yaz yaşanan değişik meteorolojik koşullar başta bağ-bahçe olmak üzere tüm tarım ürünlerini olumsuz yönde etkiledi.

Mayıs ayında başlayan aşırı sıcaklar başta zeytin ağaçları meyveye dönüşmeden çiçekleri kavrulunca dökülmesine neden oldu.

Sonrasında etkili olan kuvvetli yağış ve dolu bağ-bahçe ve de karpuzların, kavunların telef olmasına neden oldu.

Yerkesik özelinden bakıldığında özellikle üretim ve tadı itibariyle Muğla bölgesinde nam yapmış Yerkesik Karpuzunun da ekim alanları dolunun etkisi ile zarar gördü ve rekoltenin çok çok düşmesine neden oldu.

Pazarlarda tüketici tarafından aranan hale gelen Yerkesik Karpuzu, Yerkesik’te  değil de başka yerlerde üretilmemesine rağmen satabilmek amacıyla “Yerkesik Karpuzu levhası” asılarak satışı sunulup tüketicinin kandırılması da cabası.

Milletvekilliğinin ilk döneminde Yerkesik’e ziyaret gerçekleştiren tarım hocası Prof. Dr. Gürol Ergin (merhum) Dirgeme yolu üzerinden geldiği noktada tepeden Yerkesik’i izler ve der ki; “ Ben bir siyasetçi olarak hükümetin tarım politikasını eleştiririm fakat burada oturup da tarımdan şikayet edeni de hep kınarım”

Girgin, Yerkesik’in merkezden yaylasını, ovasını, dağındaki bitki örtüsünü, yeşilin her dokusunu inceledikten sonra bu söylemiyle Yerkesik adına ne kadar doğru bir tespit yapmış olması mesleğinde ne kadar tecrübeli olduğunu göstermiştir.

Günün iş ve sıcak yorgunluğunu gidermek, bağ ve bahçe bakımında tecrübe sahibi büyüklerden görüşlerini almak üzere yayladaki Musalla Kahvesinde akşamları her gün olmasa da sıklıkla toplanıyoruz.

Tütünün geçerli olduğu eski zamanlarda büyüklerin (hepsi rahmetli oldu) başta tütün, ak darı, susam v.s. üzerine muhabbetlerini yapıp arada bir yad etmiyoruz değiliz.

Şimdi ise hayvan yiyeceği olan silaj ve de insan yiyeceği sebze-meyve üzerine kuruluyor sohbetlerimiz.

Eski zamanlarda bir karış toprak boş bırakılmamak üzere ekilir iken şimdi bırak dağı-taşı ovada eken yok. Üretim tek tek terkedildi.

Musalla Kahvesi yazları muhitine hitap ederken şimdi Yerkesik, yakın köyler hatta Muğla merkezden ziyaretleri az değil.

Hüseyin Hocanın işletmesini üstlendiği Musalla’ya kahvaltı, yaprak ciğer, kokoreç , ev ekmeğinden yapılan tost için gelenler yoğunlukta.

Her karış toprağın ekildiği, irim aralarından gelinip gidildiği, kışın dere, yazın tozlu yollardan geçildiği, tütün damlarından yatıldığı yaz yurtlarında  bugün önce elektrik sonrasında şehir içme suyu bu yıl da yolların genişletilmesi ve betonlanması çalışmaları tamamlandı. Hem “yazlık” hem “kışlık” haline geldi.

Hizmetlerinden dolayı kapanan kurumlar dahil Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş başta olmak üzere emeği geçen herkese Yerkesik halkı ve şahsım adını teşekkür ediyorum.

Bu hizmetlerden dolayı var olan elektrik, su hizmetlerinin yanında bir de yollar betonlanınca Yerkesik Yaylasında yaşam daha keyifli ve kolay hale geldi.

Son zamanlarda dış göç alan, elektriği, önünde kuyusu, çeşmesinde suyu, beton yolu ile yaz kış yaşanır hale gelen yayla yurtları; önünde bahçesi, içerisinde yeni yapılmış muntazam evleri ile Gökova ve Akbük sahiline yakınlığı ile hem “yazlık” hem “kışlık” olarak kullanmaktadır.

Bundan böyle yapılacak iş önümüzdeki yıllardan itibaren bahçelerimizde yerel tohumdan elde edilen ürünlerin üretilmesine önem vermek ve bunu gerçekleştirmek olmalıdır.

Daha 10-15 yıl öncesine kadar kendi kendine yetebilen 7 tarım ülkesinde birisi iken, uygulanan yanlış tarım politikaları bir de üstüne üstelik ithalat ile artık üretici üretemez, ürettiğini satamaz ve zarar eder hale geldi. Bırakın üretimi samanı dahi ithal eder hale geldik. Bu tablo her geçen gün katlanarak devam ederken bu kez topraklar ekilmemeye başladı. Bu da dışa bağımlılığı her geçen yıl daha da artırmaya başladı.

Siz yerel tohumdan açılmışken Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği Tohum Merkezini geleceğimiz açısından çok önemsiyor ve yaşamsal bir değer taşıdığını düşünüyorum.

Menteşe Belediyesi de son yıllarda üreticiye destek ve örnek projeler ortaya koymaya başladı.

Her iki belediyemizi de bu anlamda kutluyorum ve bu çalışmaların artarak devam etmesini diliyorum.

Yazımı Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin sloganı ile noktalıyorum; “TOPRAĞINI SATMA, ÜRÜNÜNÜ SAT”, “YEREL TOHUM ULUSAL GÜÇTÜR”

Bu Habere Yorum Yapın