TÜİK’in verileri gerçekleri yansıtıyor mu?

Bilindiği gibi son yıllarda tarımda olduğu gibi hayvancılık alanında da uygulanan yanlış politikalar sonucu büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık ülkemizde her geçen yıl kan kaybederken, tıpkı tarımda olduğu gibi dışarıdan canlı hayvan ve karkas et ithal eder hale geldik.

Büyükbaş ve küçükbaş hayvan üreticisi gerek girdilerin yüksekliği, gerek mera alanlarında daralma gibi çeşitli nedenlerle her geçen yıl daha da zorlanmakta hatta bir çok üretici üretimden çekilmekte. Hal böyle olunca da tüketici büyük tekellerin inisiyatifine doğru itilmekte.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2018 yılında ülkemizde 114 bin 434 ton koyun ve keçi eti üretimi gerçekleşti. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre ise 432 bin ton. İki kurumun verilerine göre ülkemizdeki koyun ve keçi eti üretimi arasında çok büyük fark var.

Alanında önemli çalışmalar yapar çatı örgütü olan Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik’ten de TÜİK verilerine bir nevi itiraz geldi. Haksız da sayılmaz.

Çelik, TÜİK’in hayvancılığın boyutunu tam olarak ortaya koyması gerektiğini vurgularken, ülkemizde sadece kurban bayramlarında 3 milyona yakın küçükbaş hayvanın kesildiğini, bir yılda gerçekleşen kesimlerin isem 5.3 milyon küçükbaş hayvan civarında olduğuna dikkat çekiyor. Bu rakamlar da Çelik’in itirazını haklı çıkartıyor.

Yine FAO verilerine göre Türkiye, dünyadaki en büyük koyun ve koyun eti üreticileri olan Çin, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın ardından 4’üncü, keçi eti üretiminde ise dünyada 15’inci sırada yer alıyor.

Ülkemiz büyükbaş hayvancılıktan ziyade (bazı bölgeler hariç) küçükbaş hayvancılık için hem iklim hem coğrafya açısında daha elverişli bir ülke. Eğer küçükbaş hayvan üreticisine yeterli destek sağlanırsa dünyada küçükbaş hayvan ve eti üretimi açısından söz sahibi olabilir ve aynı zamanda kendi insanımız iç piyasaya sunulan yerli üretim ile hem sağlıklı hem de ucuz ete ulaşma şansına sahip olabilir.

Son yıllarda koyun ve keçi etine ilginin de arttığı göz önünde bulundurulursa, Türkiye’de kırmızı et tüketimi içindeki küçükbaş etinin payı daha artacaktık.

Ülkemizde büyükbaş hayvan ve et üreticisinin sorunları da az değildir. Onlar da benzer nedenlerden dolayı her geçen yıl daha da zor şartlar altına girmekte ve giderek üretimden uzaklaşmaktadır. Buna bir de ithal darbesi eklenince onlar için şartlar daha da artmaktadır.

Gerek küçükbaş gerekse büyükbaş hayvan ve et üreticisinin sorunlarının ortadan kaldırılması için daha fazla vakit kaybetmeden hayvancılık alanındaki politika ve uygulamalar gözden geçirilmelidir. Artık ülke olarak milli bir tarım ve hayvancılık politikası ortaya koymanın vakti geldi hatta geçmektedir..!

Ankara – 21.10.2020 – Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, 2018’de TÜİK’e göre 114 bin 434 ton, FAO’ya göre 432 bin 437 ton koyun, keçi eti üretildiğini bildirdi.

Çelik, “FAO’ya göre koyun, keçi eti üretimimiz açıklananın 4 katı. TÜİK’in hayvancılığın boyutunu tam olarak ortaya koyması lazım. 2018’de Kurban Bayramında 2,7 milyon küçükbaş hayvan kesilirken, yıllık kesim 5,3 milyon görünüyor. Sadece Kurban Bayramlarında 3 milyona yakın küçükbaş kesiliyorsa, bir yılda kesim sayısı 5,3 milyonun çok üzerindedir” dedi.

Nihat Çelik, Türkiye’de hayvancılığın Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verdiği desteklerle hızla geliştiğini, 2009-2020 döneminde koyun sayısının 21,7 milyondan 42,7 milyona, keçi sayısının 5,1 milyondan 12,35 milyona ulaştığını, toplam sayının 55 milyonu aştığını, çok daha sağlıklı ve doğal yaylıma dayanması nedeniyle son yıllarda koyun, keçi sütü ve etine de ilginin arttığını bildirdi.

“İnsanlar haklı olarak doğal gıdalarla beslenmek, kimyasal atık ve girdilerden uzak durmak istiyor. Koyun, keçi etinden, sütünden daha doğalı var mı? Türkiye, Avrupa kıtasından daha fazla endemik bitkisiyle, kekikli, çiçekli meralarıyla cennet gibi bir ülke” diyen Çelik, şunları kaydetti:

“Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre, Türkiye’de, 2018 yılında 4 milyon 652 bin 525 koyun, 693 bin 405 keçi kesildi ve 100 bin 831 ton koyun eti, 13 bin 603 ton keçi eti üretildi.

-FAO’ya göre koyun etinde ilk 4: Çin, Avustralya, Yeni Zelanda, Türkiye

Buna karşın Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, Türkiye, 2018 yılında 362 bin 560 tonluk koyun eti üretimiyleÇin, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın ardından dünyada 4’üncü, 69 bin 877 ton keçi eti üretimiyle 15’inci sırada. Koyun eti üretiminde Çin 2 milyon 423 bin tonla birinci, Avustralya 735 bin tonla ikinci, Yeni Zelanda 471 bin tonla üçüncü konumda. Keçi etinde Çin 2 milyon 330 bin tonla ilk sırayı alırken, Hindistan 505 bin tonla, Pakistan 344 bin tonla, Nijerya 250 bin tonla, Bangladeş 223 bin tonla Çin’i izliyor. Bu ülkelerin ardından Çad, Sudan, Mali, İran, Myanmar, Etiyopya, Moğolistan, Nepal, Yemen ve Türkiye geliyor.”

-Dünya koyun eti üretiminin yüzde 3,7’sini Türkiye karşılıyor

Dünyada üretilen 9 milyon 788 bin 315 ton koyun etinin yüzde 3,7’sini, 5 milyon 977 bin 20 ton keçi etinin yüzde 1,17’sini Türkiye’nin karşıladığını vurgulayan Çelik, “dünya nüfusunun yüzde 1,1’i barındıran bir ülke için gayet iyi rakamlar. Yalnız bu bize yetmez. Hedefimiz büyük. Ülkemizde 90 milyon küçükbaş hayvan yetiştirecek potansiyel var. Bu rakamların çok daha üzerine çıkabiliriz” dedi.

-Koyun etinde ilk 3, keçi etinde ilk 6 hayal değil

Küçükbaş hayvan sayısını 90 milyona çıkarılması halinde, mevcut oranlarla koyun sayısının 69,2 milyona, keçi sayısının 20,8 milyona ulaşacağını dile getiren Çelik, şu bilgileri verdi:

“Verimliliği artırmasak bile koyun eti üretimi 672 bin tona, keçi eti üretimi 130 bin tona çıkar. Türkiye’nin kırmızı et sorunu kalmaz. İthalat yapılmaz. Çoğu ülkede hayvan başına et üretimi bizimki kadar değil. Koyun sayısında 8’nci sıradayız ama koyun eti üretiminde 4’üncü, keçi sayısında 22’nciyiz fakat keçi eti üretiminde 15’inciliğe kadar çıkıyoruz. Sütte durumumuz daha da iyi. Koyun sütü üretiminde Çin’i geçerek dünya birincisi olduk. Keçi sütünde 6’ncı sıradayız. Türkiye’nin sadece hayvan sayısını artırarak koyun eti üretiminde ilk 3’e, keçi eti üretiminde ilk 6’ya girmesi mümkündür. Hayal değildir.

Son yıllarda çok daha sağlıklı olması ve doğal yaylıma dayanması nedeniyle koyun, keçi sütü ve etine de ilgi arttı. Biz hep söylüyoruz. ‘Türkiye’de küçükbaş etinin toplam kırmızı et tüketimi içindeki payı yüzde 10 değil en az yüzde 20’dir’ diye. Görünen o ki yüzde 25-30’u buluyor.”

Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin hayvancılığa gereken önem ve desteği verdiklerini, Türkiye’nin kırmızı et sorununun çözümünün küçükbaş hayvancılıkta yattığını, ne yapıp edip küçükbaş hayvancılığın desteklenmeye devam edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Bu Habere Yorum Yapın