TELAFİ EDİLİR Mİ?

Geçen süre içerisinde sıkıntıda olan kurumlardan birinin, turizm sektörü olduğuna kuşku yok.

Zira, her kurum gibi turizm sektörü de ne zamandan bu yana tüm dünyayı etkisi altına alan, ilişkin olarak ülkemizi de etkileyen Covit-19 nedeniyle sıkıntı günler geçiriyor.

Hem de neresinden baksanız 5 ayı geçen sürede.

O nedenle, turizmin işlerlik kazandığı aylarda zorunluluktan hiçbir hareketliliğin olmaması, başta sektör olmak üzere ilişki içerisinde olan her kesim sıkıntılı günler yaşadı.

Ve hala da devam ediyor.

Buna karşın ne zaman etkisini kaybedeceği, ilişkin olarak insanlığın rahat nefes alması mümkün olacak, belli değil.

Dolayısıyla sık aralıklarla altı çizildiği gibi belirsizlik sürüp gidiyor.

                                                                     ***

Şu aşamada, CORONAVİRÜS’ten en fazla etkilenen turizm sektörü isteniyor ki, sıkıntılı süreç sona ersin.

İşletmeler normal seyrinde işlevlerini sürdürsünler.

Hal böyle iken hiç kimse, abartılıyor! gibi bir yaklaşım içerisinde olamaz.

En azından olmamalı.

Her şey bir yana aynı sektörün başta devlet olmak üzere her kesime katkısını yadsımak mümkün değildir.

Ne var ki ortada farklı bir tablo var.

Günümüz koşullarında, reel değerler bağlamında en gözde sektörlerin başında yer almasına karşın, zorunluluktan kapılarına kilit vurulmuş durumda.

Dolayısıyla geçen süreçte turizm adına yaprak kımıldamadı yaklaşımı, abartı değildir.

Kaldı ki olamaz da.

Neresinden baksanız geçen süre, söz konusu virüs nedeniyle dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de kayıp zaman dilimi olarak yerini aldı.

Hal böyle iken bilmem karşı çıkan, bir yerde itiraz edenler çıkar mı?

Özellikle meselenin abartıldığı bağlamında…

Ama değil.

Konuya ilişkin yaklaşımlar afaki değildi.

Bu defa gözlenen gelişmeler, bugüne değin benzeri görülmeyen türdendi.

Üstelik, aradan bunca zaman geçtiği halde ümitli olmayı öngören her hangi bir gelişmenin olmaması, kuşkuları daha bir arttırmaktadır.

                                                                              ***

Dedim ya içinde bulunduğumuz süreçte en fazla sıkıntı içerisinde olan turizm sektörü olunca, endişeler daha bir artıyor.

Sonra nasıl artmasın?

Aynı sektörle bağlantısı olan o kadar çok kişi, kurum ve kuruluş var ki!

Her biri, söz konusu virüsün etkisini kaybederek sektörün rahat bir nefes almasını istiyor.

Yanı sıra, aynı sektörden nemalananlar.

Bir yerde ekmek yiyenler.

Onlar da haklı olarak tez elden, işletmelerin normal seyrinde işlerlik kazanmalarını istiyor.

Hiç kimsenin mağduriyeti söz konusu olmasın isteniyor.

Ancak bu tür yol izlendiği takdirde beklentiler karşılık bulurdu.

Aksi halde ortaya hiçte arzu edilmeyen bir tablo çıkardı.

Bunun ne anlama geldiği bilinmez olmadığına göre ümit edilir ki beklentileri karşılayan gelişmeler tez elden işlerlik kazanır.

Herkes rahat bir nefes alır.

                                                                              ***

Hiç kuşku yok, ne zamandır gözlenen gelişmeler üzerine bazı sorular cevap arıyor.

Özellikle benzer soruların karşılık bulması,

Ve de rahat bir nefes alınması bağlamında…

Aradan geçen süre bir yerde, başta turizm sektörü olmak üzere birçok işletme tarafından kayıp zaman dilimi olarak gözlendiğine göre, telafi edilir mi?

İçinde bulunulan süreçte bir takım iyileştirmeler yapılarak, bir nebze olsun rahat nefes alınması sağlanır mı?

Ve daha da benzer yaklaşımlar doğrultusunda beklentiler.

Kabul edelim ki geçen sürenin telafisi kolay değil.

Neresinden bakılsa da, özellikli turizm adına olmazsa olmaz olarak kabul edilen Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları kayıp.

Buna karşın, Temmuz ayının sonlarından başlamak üzere önümüzdeki Ağustos, Eylül ve Ekim ayları ümitli olmayı gerektiren süreç olarak gözleniyor.

Hiç değilse turizm sezonunun yarısını kurtarabiliriz beklentisi var.

Peki mümkün olur mu?

Bunu da zaman gösterecek.

                                                                         ***

Gözlenen gelişmeler üzerine gündemde yer eden en önemli sorulardan biri TELAFİ EDİLİR Mİ?

Geçen süreçte tüm mekanlar kapalı olduğuna göre açılmasına izin verilmesi üzerine bir nebze olsun beklentiler karşılık bulur mu?

Kabul edelim ki bu soruların cevabını vermek kolay değil.

Zira, CORONAVİRÜS bağlamında önümüzdeki sürecin neler getirip götüreceği konusunda hiç kimse kesin bir şey söyleyemiyor.

Bu nedenle her kim olursa olsun müjdeli haber beklediği halde rahat değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.