<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yağ Haberleri | Muğla Yenigün Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://www.muglayenigun.com/tag/yag/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.muglayenigun.com</link>
	<description>Muğla ve İlçe Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jan 2026 19:13:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.muglayenigun.com/wp-content/uploads/2026/04/yenigun-gazete-logo-1-1.png</url>
	<title>Yağ Haberleri | Muğla Yenigün Gazetesi</title>
	<link>https://www.muglayenigun.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Günde 2 tane yetiyor ve Karaciğeri yeniliyor</title>
		<link>https://www.muglayenigun.com/gunde-2-tane-yetiyor-ve-karacigeri-yeniliyor/</link>
					<comments>https://www.muglayenigun.com/gunde-2-tane-yetiyor-ve-karacigeri-yeniliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yenigün Gazetesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Jan 2026 19:13:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Karaciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.muglayenigun.com/?p=389792</guid>

					<description><![CDATA[Yapılan son klinik araştırmalar, günde sadece iki adet ceviz tüketmenin karaciğer yağlanmasını anlamlı oranda azalttığını kanıtladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Omega-3 ve polifenol bileşenleri sayesinde bu besin, karaciğer hücrelerinde biriken toksinlerin atılmasını hızlandırarak organın kendini yenileme mekanizmasını devreye soktu.</h3>
<p>Bilim dünyası, karaciğer sağlığını korumak ve yağlanma ile mücadele etmek için doğanın sunduğu en güçlü reçetelerden birine odaklandı.</p>
<p>Modern beslenme alışkanlıklarının yarattığı tahribatı tersine çevirmek amacıyla yürütülen çalışmalarda, cevizin <strong>&#8220;süper besin&#8221;</strong> kategorisindeki yeri bir kez daha tescillendi. Özellikle alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması (NAFLD) vakalarında, cevizin içerdiği yüksek antioksidan kapasitesinin organı içten dışa temizlediği gözlemlendi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.muglayenigun.com//wp-content/uploads/2026/01/gunde-2-tane-yetiyor-ve-karacigeri-yeniliyor-0-3MdMrpNM.jpg" /></p>
<p><b>BİLİMSEL VERİLER VE HÜCRESEL ETKİ</b></p>
<p>Ceviz, bitkisel kaynaklı Omega-3 yağ asitleri (alfa-linolenik asit) ve yüksek miktarda L-arginin amino asidi içermesiyle diğer kuruyemişlerden ayrıştı. Bu bileşenlerin, karaciğerdeki amonyağın detoksifiye edilmesine yardımcı olduğu ve inflamasyonu baskıladığı belirlendi.</p>
<p>Journal of Nutrition dergisinde yayımlanan kapsamlı bir analizde, düzenli ceviz tüketiminin karaciğer enzimlerini dengelediği ve insülin direncini kırarak yağ birikimini durdurduğu kaydedildi.</p>
<p><b>UZMANLARDAN HAYATİ UYARILAR</b></p>
<p>Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan dünyaca ünlü uzmanlar, cevizin sadece bir atıştırmalık değil, metabolik bir koruyucu olduğunu vurguladı.</p>
<p>Dr. David Katz (Yale Üniversitesi Önleyici Araştırma Merkezi Kurucu Direktörü):</p>
<p><strong>&#8220;Ceviz, damar sağlığının yanı sıra karaciğer metabolizması üzerinde de eşsiz bir etkiye sahiptir. İçerdiği polifenoller, karaciğer hücrelerindeki oksidatif stresi azaltarak organın süzme işlevini optimize ettiğini gösterdi.&#8221;</strong></p>
<p>Dr. Penny Kris-Etherton (Penn State Üniversitesi Beslenme Bilimleri Profesörü):</p>
<p><strong>&#8220;Günde sadece iki adet tam ceviz tüketmek, vücuda ihtiyacı olan sağlıklı yağ asitlerini sağlarken, karaciğerde yağ asidi sentezini baskılayan genetik sinyalleri tetikledi. Bu, farmakolojik müdahale olmaksızın sağlanan doğal bir koruma kalkanıdır.&#8221;</strong></p>
<div>Mutfaktaki gizli reçete, karaciğeri yeniliyor<em>Sağlık</em></div>
<p><b>KARACİĞER YENİLENMESİ İÇİN DOĞRU TÜKETİM MODELİ</b></p>
<p>Haber konusu olan çalışmalarda, cevizin taze ve çiğ olarak tüketilmesinin biyoyararlanımı artırdığı ifade edildi. Isıl işlem görmemiş cevizin içindeki ince zarın, karaciğer dostu antioksidanların %90&#8217;ını barındırdığına dikkat çekildi.</p>
<p>Uzmanlar, kahvaltıda veya ara öğünlerde tüketilecek iki adet cevizin, karaciğerdeki detoksifikasyon sürecini 24 saat boyunca aktif tuttuğunu bildirdi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.muglayenigun.com/gunde-2-tane-yetiyor-ve-karacigeri-yeniliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Palmiye yağının sağlık rolü bilimsel bulgularla netleşiyor</title>
		<link>https://www.muglayenigun.com/palmiye-yaginin-saglik-rolu-bilimsel-bulgularla-netlesiyor/</link>
					<comments>https://www.muglayenigun.com/palmiye-yaginin-saglik-rolu-bilimsel-bulgularla-netlesiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yenigün Gazetesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2025 11:01:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Asidi]]></category>
		<category><![CDATA[Palmiye Yağı]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.muglayenigun.com/?p=367627</guid>

					<description><![CDATA[Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde Beslenme, Gıda Bilimi ve Gıda Toksikolojisi uzmanı olan Prof. Dr. Roger Clemens tarafından yürütülen bilimsel bir çalışma, palmiye yağının doğal olarak yaklaşık yüzde 50 doymuş yağ içermesine rağmen, pediatrik beslenmede önemli bir rol oynadığını ve gıdalarda pratik işlevler sağladığını ortaya koydu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<h3><strong>&nbsp;</strong>Güney Kaliforniya Üniversitesi&#8217;nde çalışmalarına devam eden Prof. Dr. Roger Clemens, palmitik asit üzerine yaptığı çalışmasında, bu asidin biyolojik fonksiyonlarını, vücutla uyumluluğunu ve potansiyel ancak temel sağlık katkılarını ele aldı.</h3>
<p>Dr. Clemens çalışmasında, palmitik asidin insan vücudundaki toplam yağ asitlerinin yaklaşık yüzde 20- yüzde 30&#8217;unu oluşturduğunu ve enerji üretimi, hücre yapısının korunması, yağda çözünen vitaminlerin emilimi ve tümör inhibitörü olarak işlev gören çeşitli bileşiklerin sentezi gibi temel biyolojik süreçlerde kilit rol oynadığını vurguladı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.muglayenigun.com//wp-content/uploads/2025/11/palmiye-yaginin-saglik-rolu-bilimsel-bulgularla-netlesiyor-0-rqJNDANy.png"></p>
<p>Dr. Clemens, zeytinyağı, fıstık yağı, ayçiçek yağı, süt ürünleri ve et gibi birçok doğal gıda kaynağında da bulunan palmitik asidin, anne sütündeki baskın yağ asidi olduğunu vurgulamaktadır. Bu gözlemler, palmitik asidin büyüme ve gelişmede doğal bir gereklilik olduğunu göstermektedir. Temel toksikoloji de dahil olmak üzere palmiye yağı güvenliğine ilişkin devam eden değerlendirmeleri, palmiye yağının güvenli olduğunu ve hem bebek beslenmesinde hem de bebek maması bileşiminde faydalı bir bileşen olduğunu göstermektedir.</p>
<p><strong>“PALMİYE YAĞI, İNSAN BİYOLOJİSİYLE DOĞAL UYUM İÇİNDE ÇALIŞAN ÇOK YÖNLÜ, BİTKİ BAZLI BİR GIDA BİLEŞENİDİR”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Roger Clemens, palmiye yağının sağlık üzerindeki etkilerinin sadece içeriğiyle değil, aynı zamanda genel beslenme dengesi ve yaşam tarzıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Palmiye yağı, dengeli bir beslenmenin parçası olarak tüketildiğinde insan sağlığına katkıda bulunabilen güvenli bir yağdır. Sağlığı etkileyen kilit faktör, palmitik asit gibi tek bir yağ asidi değil, yaşam tarzı ve beslenmedeki bütüncül dengedir.”</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.muglayenigun.com/palmiye-yaginin-saglik-rolu-bilimsel-bulgularla-netlesiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soğuyan hava kalbin yükünü artırıyor! Kalp hastaları her sonbahar grip aşısı olmalı</title>
		<link>https://www.muglayenigun.com/soguyan-hava-kalbin-yukunu-artiriyor-kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali/</link>
					<comments>https://www.muglayenigun.com/soguyan-hava-kalbin-yukunu-artiriyor-kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yenigün Gazetesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 09:24:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Grip]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Kardiyo]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.muglayenigun.com/?p=362422</guid>

					<description><![CDATA[Serinleyen hava; damarların daralmasına, kan basıncının yükselmesine ve kolesterol seviyelerinin artmasına yol açabiliyor. Uzmanlar, havanın soğumasıyla kalbin iş yükünün arttığına dikkati çekerek, dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve rutin kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<h3><strong>&nbsp;</strong>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, serin havada tempolu yürüyüşler yapmak, sofrayı mevsime uygun sebze ve meyvelerle renklendirmek, gribin kalbe bindireceği yükü önleyebilecek grip aşısını olmak ve porsiyon kontrolünü gözetmenin çok kıymetli olduğunu söyledi.</h3>
<p>&#8220;Sonbaharı bir tehdit değil, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmak için bir fırsat olarak görmeliyiz&#8221; diyen Prof. Dr. Koylan, kalbe yapılan her küçük yatırım, uzun vadede sağlıklı ve kaliteli bir yaşam olarak geri döneceğini kaydetti.</p>
<p><strong>TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ GRİP AŞISINI ÖNERİYOR</strong></p>
<p>Soğuk havalarla birlikte grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarının arttığına dikkat çeken Koylan, “Grip gibi hastalıklar vücutta ciddi bir iltihaplanma oluşturur ve bu durum özellikle mevcut bir kalp rahatsızlığı olan kişilerde kalp krizi veya felç riskini önemli ölçüde tetikler. Bu tehlikeye karşı ise en etkili kalkan aşıdır. Türk Kardiyoloji Derneği’nin de aralarında bulunduğu dünya genelindeki sağlık otoriteleri, kalp hastalarının her sonbahar grip aşısı olmasını şiddetle tavsiye eder. Grip aşısı olmak sadece gripten korunmayı değil, aynı zamanda gribin kalbe yükleyebileceği ağır yükten korunmayı da sağlar” diye konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.muglayenigun.com//wp-content/uploads/2025/10/soguyan-hava-kalbin-yukunu-artiriyor-kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali-0-t9DhrdTw.jpeg"></p>
<p><strong>HAFTADA EN AZ İKİ PORSİYON BALIK TÜKETİLMELİ</strong></p>
<p>Yazın hafifliğinin ardından gelen sonbaharın doyurucu ve sıcak yemeklerini doğru tercihlerle kalp sağlığı için bir avantaja çevirebiliriz diyen Prof. Dr. Koylan, “Balkabağı ve tatlı patates potasyum ve lif açısından oldukça zengin besinlerdir. Amerikan Kalp Derneği, potasyumun kan basıncını dengelemede sodyumun olumsuz etkilerini azalttığını, lifin ise kötü kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olduğunu vurguluyor. Sonbahar aynı zamanda palamut ve lüfer gibi yağlı balıkların en lezzetli olduğu dönemdir. Bu balıkların içerdiği omega-3 yağ asitleri trigliserit seviyelerini düşürür, damar plak oluşumunu yavaşlatır ve kan basıncını düzenleyerek kalp sağlığını destekler. Bu nedenle haftada en az iki porsiyon yağlı balık tüketilmesi önerilir. Ayrıca mevsimin taze meyveleri nar, elma ve armut; antioksidanlar ve flavonoidler açısından zengindir. Özellikle narın damar sağlığını koruyucu etkilerini gösteren çok sayıda bilimsel çalışma mevcut” dedi.</p>
<p>Bunaltıcı sıcakların geride kalmasının egzersiz için mükemmel bir fırsat sunduğunu ifade eden Koylan, “Düzenli fiziksel aktivite kalp kasını güçlendirir, kan dolaşımını iyileştirir ve stresi azaltır. Sararmış yaprakların üzerinde, serin ve temiz havada yapılacak 30 dakikalık bir yürüyüş hem ruhu hem de kalbi besler. Bu, kan basıncını ve kolesterolü düzenlemenin en kolay yollarından biridir. Yağmurlu ve soğuk günlerde de internet üzerinden ulaşılabilen yoga, pilates veya düşük etkili kardiyo videoları sayesinde ev konforunda da aktif kalmak mümkün yeter ki istikrarını koruyun” dedi.</p>
<p><strong>D VİTAMİNİ TAKVİYESİ GEREKEBİLİR</strong></p>
<p>Güneş ışınlarının azalmasıyla birlikte vücuttaki D vitamini üretiminin de azaldığını belirten Koylan, “Araştırmalar, D vitamini eksikliğinin yüksek tansiyon, kalp yetmezliği ve diğer kardiyovasküler hastalık riskleriyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle öncelikle bir kan tahlili ile D vitamini seviyesini öğrenmek ardından doktor önerisiyle takviye kullanmak kalp sağlığı açısından fark yaratabilir. Bunun yanında somon gibi yağlı balıklar, yumurta sarısı ve D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünlerini beslenme planınıza ekleyebilirsiniz. Ayrıca güneşli günlerde öğle saatlerinde 15-20 dakika yüzünüzü ve kollarınızı güneşe göstermeyi de ihmal etmeyin” dedi.</p>
</p></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.muglayenigun.com/soguyan-hava-kalbin-yukunu-artiriyor-kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kayısı çekirdeği hem şifa hem zehir olabilir!</title>
		<link>https://www.muglayenigun.com/kayisi-cekirdegi-hem-sifa-hem-zehir-olabilir/</link>
					<comments>https://www.muglayenigun.com/kayisi-cekirdegi-hem-sifa-hem-zehir-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yenigün Gazetesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Sep 2025 11:21:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Asit]]></category>
		<category><![CDATA[Etki]]></category>
		<category><![CDATA[Kaman]]></category>
		<category><![CDATA[Kayısı Çekirdeği]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.muglayenigun.com/?p=352820</guid>

					<description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, geleneksel tıpta ve modern farmakolojide önemli bir yere sahip olan kayısı çekirdeğinin faydaları ve riskleri hakkında değerlendirmede bulundu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Üsküdar Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, geleneksel tıpta ve modern farmakolojide önemli bir yere sahip olan kayısı çekirdeğinin faydaları ve riskleri hakkında değerlendirmede bulundu.</h3>
<p><strong>Antikanser, anti-enflamatuar, antioksidan etkileri var</strong></p>
<p>Kayısı çekirdeğinin tıbbi ve aromatik bitkiler arasındaki yerini tanımlayan Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, &#8220;Semen Armeniacae olarak da tanımlanan kayısı çekirdeği, Rosaceae (Gülgiller) Prunus armeniaca bitkisinin tohumudur, hem geleneksel tıpta hem de modern farmakolojide kullanımı olan, bitkisel yağlar ve fitokimyasallar açısından değerli bir bitkidir. Kozmetik, gıda takviyesi ve farmasötik alanlarda sıkça kullanılan bu çekirdek; uçucu bileşenler, yağ asitleri, fitosteroller ve polifenoller bakımından oldukça zengindir. Elde edilen soğuk pres yağı; cilt bakımından iltihap giderici etkisine kadar çok sayıda alanda kullanılmaktadır. İçeriğindeki etkin bileşenler sayesinde antikanser, anti-enflamatuar, antioksidan, immunmodülatör ve hepatoprotektif etkileri bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Zengin bir biyoaktif bileşik profiline sahip</strong></p>
<p>Kayısı çekirdeğinin, zengin bir biyoaktif bileşik profiline sahip olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, “Sabit yağ oranı oldukça yüksek olup (%27.7–66.7), protein (%14–45), şeker, potasyum, magnezyum, demir gibi mineraller, arjinin, lösin esansiyel aminoasitler ve çeşitli fenolik bileşikler içerir. Oleik asit, linoleik asit ve palmitik asit gibi doymuş ve doymamış yağ asitlerinin yanı sıra özellikle E vitamini (tokoferol) açısından zengindir. Ana toksik maddesi ise siyanojenik glikozit olan Amigdalin (%2–5.5) dir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Acı ve tatlı kayısı çekirdekleri arasındaki temel fark nedir?</strong></p>
<p>Acı ve tatlı kayısı çekirdekleri arasında en temel farkın, amigdalin içerik düzeyi olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, “Acı kayısı çekirdeği yüksek miktarda amigdalin içerir, tadı acı ve keskindir. Tatlı kayısı çekirdeği ise hafif tatlı ya hiç amigdalin içermez ya da çok düşük seviyededir. Tıbbi aromatik açıdan acı çekirdek, amigdalin içeriği sayesinde daha fazla farmakolojik etki gösterdiği için kullanım alanları tıbbi maçlı ve geleneksel tedavilerdir. Ancak bu aynı zamanda toksikolojik risk anlamına da gelir, yüksek zehirlenme riski vardır. Tatlı çekirdekler ise daha çok kozmetik ve gıda amaçlı kullanılır ve zehirlenme riski doza bağlı olarak düşüktür.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Bağışıklık sistemi hücreleri üzerinde uyarıcı etkisi var</strong></p>
<p>Kayısı çekirdeği ve yağının bağışıklık sistemini stimüle edici (immunostimülan) etkilere sahip olduğu, oksidatif stresi azaltarak bağışıklık sisteminin genel direncini artırabildiğinin bildirildiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, “Çekirdekte bulunan amyidalinin, doğrudan bağışıklık sistemi hücreleri üzerinde uyarıcı etki gösterebildiği, düşük dozda ve kontrollü kullanıldığında anti-enflamatuar ve bağışıklık sistemi üzerinde destekleyici etkilere sahip olabildiği bildirilmiştir.” dedi.</p>
<p><strong>Hücre yaşlanmasını geciktiriyor </strong></p>
<p>Bilimsel araştırmaların, kayısı çekirdeği özütlerinin güçlü antioksidan kapasiteye sahip olduğunu gösterdiğini de dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, “Özellikle içeriğinde yer alan polifenoller ve flavonoidler (salisilik asit, kafeik asit, quercitrin, kaempferol, ferulik asit ve gallik asit gibi) serbest radikallerle reaksiyona girerek hücresel hasarı önlemeye yardımcı olur. Bu bileşikler, hidroksil ve süperoksit radikallerinin yanı sıra hidrojen peroksite karşı da koruyucu etki gösterir. Ayrıca yüksek E vitamini içeriği sayesinde oksidatif stresi azaltarak hücre yaşlanmasını geciktirir ve genel sağlığı destekler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sedef hastalığı ve egzamada da faydası var</strong></p>
<p>Cilde topikal olarak uygulandığında yumuşatıcı ve nemlendirici bir bileşen görevi gördüğüne de işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, “Linoleik asit ve oleik asit gibi değerli yağ asitleri sayesinde anti-enflamatuar, cildi aydınlatıcı, cilt nemini artırma ve cilt bariyer fonksiyonunu iyileştirme yeteneği ile bilinir.  E vitaminin antioksidan özelliklerinden dolayı akne, sedef hastalığı, egzama gibi dermatolojik durumlarda faydalı olmasının yanı sıra ayrıca cildin sağlıklı ve nemli kalmasını sağlar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Koroner kalp hastalıklarının önlenmesinde faydalı </strong></p>
<p>Kayısı çekirdeğinin diyet proteininin yanı sıra yağ ve lifin de önemli bir kaynağı olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, şöyle devam etti:</p>
<p>“Geleneksel olarak kabızlık ve parazit tedavisinde kullanıldığı ve anti-ülseratif etkilere sahip olduğu bildirilmiştir. Oleik (Omega-9) ve linoleik asitler (Omega -6) yağ asitleri sayesinde kalp dostudur. Kayısı çekirdeklerinin içeriğinde bulunan fitosteroller ve fenolik bileşiklerin koroner kalp hastalıklarının önlenmesinde faydalı olduğu, LDL ve total kolesterolü düşürürken, HDL’yi arttırdığı ve kalp dokusunu oksidatif hasara karşı koruduğu bildirilmektedir.”</p>
<p><strong>Acı çekirdeklerin çiğ ve yüksek miktarda tüketimi ölümcül olabiliyor</strong></p>
<p>Çekirdekte bulunan amigdalinin β-glukozidaz enzimi ile vücutta hidrolize olarak hidrojen siyanüre (HCN) dönüştüğünün bilindiğini de kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, “HCN, hücresel solunumu engelleyerek hipoksiye yol açar.   Aşırı miktarda tüketilmesi halinde mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, uyuşukluk, sinirlilik, eklem ve kaslarda çeşitli ağrılar, bilinç kaybı, koma ve ölümle sonuçlanabilmektedir. Özellikle acı çekirdeklerin çiğ ve yüksek miktarda tüketimi ölümcül olabilir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Günde en fazla üç küçük kayısı çekirdeği…</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi&#8217;nin (EFSA) belirlediği güvenli tüketim limitlerini paylaşarak sözlerini şöyle noktaladı:</p>
<p>&#8220;EFSA, bir porsiyonda üçten fazla küçük çiğ kayısı çekirdeği ya da bir büyük çekirdeğin yarısından azının tüketilmesinin, güvenli sınırları aşabileceğini bildirmektedir. Buna göre, ortalama bir yetişkinin Akut Referans Doz (ARfD) sınırını aşmadan günde en fazla üç küçük kayısı çekirdeği (yaklaşık 370 mg) tüketmesi mümkündür. Çocuklar içinse bu miktar bir küçük çekirdeğin yarısı kadardır (yaklaşık 60 mg). Sonuç olarak, yetişkinlerde günlük 1 ila 3 küçük çekirdekten fazlası tavsiye edilmemekte, hamileler, emziren kadınlar ve çocuklar için ise kesinlikle önerilmemektedir.&#8221;</p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.muglayenigun.com/kayisi-cekirdegi-hem-sifa-hem-zehir-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aydın’da zeytinin yağa dönüşüm yolculuğu başladı</title>
		<link>https://www.muglayenigun.com/aydinda-zeytinin-yaga-donusum-yolculugu-basladi/</link>
					<comments>https://www.muglayenigun.com/aydinda-zeytinin-yaga-donusum-yolculugu-basladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jan 2025 07:40:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ege Gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[Başladı]]></category>
		<category><![CDATA[Dolayı]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmur]]></category>
		<category><![CDATA[Zeytin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.muglayenigun.com/?p=292795</guid>

					<description><![CDATA[Aydın’da zeytin sezonunun başlaması ile birlikte zeytinyağı yapımı için yağhanelerde yoğunluk yaşanmaya başlarken, binbir zahmetle toplanan zeytinlerin de yağa dönüşüm yolculuğu başladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Türkiye’de en yüksek zeytin ağacı varlığına sahip olan illerden olan Aydın’da zeytin sezonu hareketliliği devam ediyor.</h3>
<p>Bu yıl zeytin üreticilerinin beklediği yağmurların olmaması sebebiyle zeytinlerde beklenen büyüme olmazken, üreticiler tarafından toplanan zeytinlerin de yağhane yolculuğu başladı. Çiftçilerin önemli geçim kaynaklarından biri olan zeytinler özenle ağaçlardan toplanarak yağhanelere getiriliyor. Yapraklarından ve dal parçalarından ayrılıp yıkanan zeytinler, kırma ve ezme işlemlerinin ardından zeytin, hamur kıvamına getiriliyor. Son sistem teknoloji ile donatılan yağhanelerde sıkılan zeytinlerden elde edilen zeytinyağlarının litre fiyatı üreticileri de mutlu ediyor. Zeytin sezonu ile birlikte işleri yoğunlaşan yağhane sahipleri ise talepleri yerine getirmek için tam kapasite ile çalışmalarını sürdürerek çiftçilere hizmet ediyor.</p>
<p>Zeytinlerini sıktırmaya getiren üreticilerinden Naime Mert, kuraklıktan bu yıl zeytinlerin küçük kaldığını ifade ederek, “Zeytinler bu sene iyi. Yalnız yağmur yağmadığından zeytinler çok küçük kaldı. Yağmur olsaydı daha güzel olacaktı. Zeytini sıktıranlardan kimisi 11 kiloda kimisi 7 kiloda yağ buluyormuş. Zeytinin iri olmasına göre değişiyor, küçükler daha az yağ veriyor tabi” dedi.</p>
<p>“Kuraklıktan dolayı sezon geç başladı”</p>
<p>Bu sene zeytinde et oranının az olması sebebiyle asit oranlarının iyi olduğunu ifade eden zeytinyağı sıkım tesisi işletmecisi Onur Efe Şengün, “Bu yıl sezonumuz biraz geç başladı. Yağmurların geç yağmasından dolayı. Normalde Kasım başı gibi dip zeytinlerimiz gelmeye başlardı. Yani yazın yere dökülen dip zeytinlerimiz toplanmaya başlanırdı. Bu sene yaklaşık bir buçuk ay kadar yağmurların geç gelmesinden dolayı sezon da geç başladı. Aslında şu anda sezonun başlarındayız diyebiliriz. Anca başladı adam akıllı sezon. Zeytinliklerimizi gezdiğimizde bazı zeytinlerimiz kurumuş durumda. Yazınki kuraklıktan dolayı. Ama böyle dere yataklarında, dağlardan süzülen suyla birlikte pınarların kenarlarında olan zeytinlerimiz dört kilogramda beş kilogramda bir kilo yağ elde ederken on iki, on üç kilogramda yağ elde edilen zeytinliklerimiz de mevcut kuraklıktan dolayı. Yani zeytinin küçük olmasından dolayı yağ oranı da bunu etkiliyor. Ama bu senenin şöyle güzel bir yönü var. Zeytinde et oranı az olduğu için asit çıkmıyor. Hep sıfır dört, sıfır beş asit olarak ilerliyoruz. Sıkım ücretleri bu yıl bir tonda 2 bin 500 yüz TL olarak devam ediyoruz. Geçen yıl 2 bin TL idi. Bu yıl 2 bin 500 yüz TL” dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.muglayenigun.com//wp-content/uploads/2025/01/aydinda-zeytinin-yaga-donusum-yolculugu-basladi-0-Y2EdkqHC.jpg" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.muglayenigun.com//wp-content/uploads/2025/01/aydinda-zeytinin-yaga-donusum-yolculugu-basladi-1-8UHes16j.jpg" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.muglayenigun.com//wp-content/uploads/2025/01/aydinda-zeytinin-yaga-donusum-yolculugu-basladi-2-AIVLxZH3.jpg" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.muglayenigun.com//wp-content/uploads/2025/01/aydinda-zeytinin-yaga-donusum-yolculugu-basladi-3-OMPbmcrr.jpg" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.muglayenigun.com//wp-content/uploads/2025/01/aydinda-zeytinin-yaga-donusum-yolculugu-basladi-4-Uz7G8qTG.jpg" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.muglayenigun.com//wp-content/uploads/2025/01/aydinda-zeytinin-yaga-donusum-yolculugu-basladi-5-FngEIhaB.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.muglayenigun.com/aydinda-zeytinin-yaga-donusum-yolculugu-basladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Marmaris’te sahte zeytinyağı ele geçirildi</title>
		<link>https://www.muglayenigun.com/marmariste-sahte-zeytinyagi-ele-gecirildi/</link>
					<comments>https://www.muglayenigun.com/marmariste-sahte-zeytinyagi-ele-gecirildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Aug 2024 12:59:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Muğla Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ekipler]]></category>
		<category><![CDATA[Satış:]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ]]></category>
		<category><![CDATA[Zeytinyağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.muglayenigun.com/?p=254136</guid>

					<description><![CDATA[Muğla’nın Marmaris ilçesinde belediye zabıta ekiplerinin dikkati, zeytinyağı adı altında satışa sunulan ancak menşei belli olmayan 672 litre yağın piyasaya sürülmesini önledi. Marmaris Belediyesi zabıta ekiplerinin dikkati sayesinde piyasaya sürülmekte olan 672 litre sahte zeytinyağı ele geçirildi. Edinilen bilgiye göre 7 Ağustos Çarşamba akşamı saat 19.00 sularında seyyar satıcıları kontrol için görevde olan sivil zabıta [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Muğla’nın Marmaris ilçesinde belediye zabıta ekiplerinin dikkati, zeytinyağı adı altında satışa sunulan ancak menşei belli olmayan 672 litre yağın piyasaya sürülmesini önledi.</h3>
<p>Marmaris Belediyesi zabıta ekiplerinin dikkati sayesinde piyasaya sürülmekte olan 672 litre sahte zeytinyağı ele geçirildi. Edinilen bilgiye göre 7 Ağustos Çarşamba akşamı saat 19.00 sularında seyyar satıcıları kontrol için görevde olan sivil zabıta ekipleri, şüphe üzerine bir aracı takip etmeye başladı. İçmeler Kayabal Caddesi’nde bir restoranın önünde duran araçtan inenlerin zeytinyağı satışı yapmaya çalıştığını fark eden ekipler satışa müdahale etti. Satış yapmaya çalışan şahısları durduran ekipler yaptıkları kontrolde araçta kolilerce yağ buldu. Yapılan kontrolde türü belli olmayan, fatura, sevk irsaliyesi gibi belgeleri bulunmayan ve üzerinde herhangi bir bilgilendirici etiketin olmadığı 42 koliden oluşan 672 litre yağa el konuldu. Ayrıca 5326 sayılı Kabahatler Kanunu 38/1 maddesi uyarınca M.E. ve Y.E. isimli şahıslara seyyar satış yapmaktan idari işlem uygulandı. El konulan yağların da imha edileceği bildirildi.</p>
<p>Vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyaran Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, &#8220;Zabıta ekiplerimizin dikkati sayesinde 672 litre sahte zeytinyağı piyasaya sürülemeden ele geçirildi. Öncelikle kendilerini tebrik ediyorum. Halk sağlığını korumak adına denetimlere sıkı bir şekilde devam edeceğiz. Benzer gıda sahteciliğine göz yummayacağız. Zeytinyağı yemeklerimizin baş tacı ama vatandaşlarımızdan ricamız sağlık için piyasa değerinin altında satılan, menşei belli olmayan ve üzerinde herhangi bir bilgilendirici etiketin yer almadığı yağların satın alınmamasıdır&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.muglayenigun.com//wp-content/uploads/2024/08/marmaris-belediyesi-zabitasi-sahte-zeytinyaginin-piyasaya-surulmesini-onledi-0-lYnabvxp.jpg" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.muglayenigun.com//wp-content/uploads/2024/08/marmaris-belediyesi-zabitasi-sahte-zeytinyaginin-piyasaya-surulmesini-onledi-1-kVn76ytY.jpg" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.muglayenigun.com//wp-content/uploads/2024/08/marmaris-belediyesi-zabitasi-sahte-zeytinyaginin-piyasaya-surulmesini-onledi-2-CJev26IN.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.muglayenigun.com/marmariste-sahte-zeytinyagi-ele-gecirildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
