Muğla’da KESK, Tarım Orkam-Sen, Eğitim-Sen, Tüm Bel-Sen, SES ve BES Temsilcilerinden yapılan ortak basın açıklamasında “2023 bütçesinde kesenin ağzını işçiler, emekçiler, emekliler, çiftçiler, küçük esnaflar için yani halkın yüzde 99’u için açmıyorlar” denildi. Açıklamada ayrıca, 17 Aralık’ta Ankara’da düzenlenecek mitinge çağrı yapıldı.
Muğla’da KESK İl Binasında bir araya gelen Tarım Orkam-Sen, Eğitim-Sen, Tüm Bel-Sen, SES ve BES Temsilcileri tarafından, TBMM’de görüşmeleri devam eden 2023 bütçesine ilişkin ortak basın açıklaması gerçekleştirildi.
KESK Hukuk ve TİS Sekreteri Zeynep Korkmaz’ın okuduğu basın açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:
“Çok zor günlerden geçiyoruz. Halkın %99’u olarak yaşadığımız tablo gittikçe kararıyor. Enflasyondan işsizliğe, yoksullaşmadan ekonomik durgunluğa kadar hayatlarımızı her alanda kâbusa çeviren kapsamlı kriz bitmek bilmiyor. Her güne yeni zamlarla uyanıyoruz. Artan hayat pahalılığında maaşlarımız, ücretlerimiz mum gibi eriyor. Ülkeyi yönetenler ‘Gelişmiş ülkelerde bile raflar boş, dünya hatta gelişmiş batı ülkeleri bizi kıskanıyor’ nutukları atıyorlar. Evet, ülkede market rafları dolu ama bizim cüzdanlarımız, ceplerimiz boş. Marketleri, pazarları artık müze gezer gibi dolaşıyoruz. Raflardaki her şey el yaktığı için bakıp, bakıp çıkıyoruz. Temel ihtiyaçlarımızı karşılayamaz olduk. Kış kapıya dayandı. Doğalgaz, elektrik faturası kâbusumuz yeniden başladı.
“HER DÖRT KİŞİDEN BİRİ, HAYATINI İDAME ETTİREMİYOR”
İşsizlik kronik hale geldi. İşsizlerin sayısı 8 milyona yaklaştı. Neredeyse her evde bir işsiz var. İşsizlik en çok kadınları ve gençleri vuruyor. Şanslı olup, çalışacak bir işi olanlardan ise açlık sınırı altındaki bir asgari ücrete kölece çalışması bekleniyor. Çalışan her iki kişiden biri asgari ücret alıyor. Diğerinin ücreti-maaşı ise asgari ücrete her yıl daha fazla yaklaşıyor. Her dört kişiden biri sosyal yardımlar olmadan hayatını asgari ölçüde dahi idame ettiremiyor.
“TÜRKİYE ‘ASGARİ ÜCRETLİLER ÜLKESİNE’ DÖNÜŞTÜ”
Gelir adaletsizliği derinleşiyor. Toplumun en zengin yüzde 1’i toplam servetin yüzde 41’ini elinde tutuyor. %99’u olarak bizler ise geriye kalan yüzde 59’u paylaşıyoruz. Geldiğimiz noktada Türkiye ‘Asgari Ücretliler Ülkesi’ne dönüştürülmüş, emeğin milli gelirden aldığı pay son yirmi yılın en düşük noktasına inmiştir. Her şey bir yana ülkemizin enflasyon ve işsizlik oranlarının toplamından oluşan Küresel Sefalet Endeksinde dünya liderliğine yükselmiş olması her şeyi zaten fazlası ile anlatıyor.
“HAKSIZLIĞA KARŞI ÇARESİZ DEĞİLİZ”
2023 bütçesinde kesenin ağzını işçiler, emekçiler, emeklikler, çiftçiler, küçük esnaflar için yani halkın %99’u için açmıyorlar. Kesenin ağzı her zaman olduğu gibi yine paradan para kazananlar, faizden, hazine garantisinden beslenenler, çalıştırdığı asgari ücretliler kadar bile vergi ödemeyenler için açılıyor. Açlık sınırı altıdaki asgari ücretin %50 artırılması konusunda Çalışma Bakan’ın “Hayali değil gerçekçi bir rakam üzerinde durmak lazım” sözleri iktidarın kimden yana olduğunu fazlası ile ispatlıyor. %1’in çıkarı için %99’u yok sayan adaletsizliğe, haksızlığa karşı çaresiz değiliz. Bunun için bir adım daha atıyoruz. Emeğimize, ekmeğimize, geleceğimize sahip çıkmak için 17 Aralık Cumartesi günü Ankara’da “ Seçim Bütçesi Değil, Halktan-Emekten Yana, Geçim Bütçesi İstiyoruz Mitingi’nde buluşuyoruz. Çağrımız işçisi, kamu emekçisi, emeklisi, asgari ücretlisi, kadını, genci ile bu düzenin çarkları ile yoksullaştırılan, ezilen, ötekileştirilen herkesedir.”
Korkmaz, taleplerini ise şöyle sıraladı:
“Temel tüketim maddelerine son iki yıl içinde yapılan zamların geri alınması,
Mali kayıplarımızın yaşanan gerçek hayat pahalılığı ve yoksulluk sınırında yaşanan artış temel alınarak telafi edilmesi,
Vergide adaletin sağlanması, az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınması,
Tükettiğimiz her şeyden alınan dolaylı vergilerin düşürülmesi,
Gelir vergisi birinci dilim oranının %15 ten %10’a düşürülerek, yoksulluk sınırına kadar olan maaşların-ücretlerin birinci vergi diliminde sabitlenmesi,
Kar, faiz ve servet gelirlerine tanınan ayrıcalıkların kaldırılması, belli bir servet düzeyinin üzerindeki zenginlerden servet vergisi alınması,
Toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçenin hayata geçirilmesi
Kamu hizmetlerinin tasfiyesine, özelleştirmelere, Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemine aktarılan hazine garantilerine son verilmesi,
Kamu hizmetlerine ve yatırımlarına bütçeden ayrılan payın artırılması,
Her türlü güvencesiz istihdama son verilmesi,
Engelli yurttaşların erişebilirlik sorununun çözülmesini, engellilere yönelik kamu hizmetlerinin geliştirilmesi,
Kaynaklarımızın savunmaya, güvenlikçi politikalara, silahlanmaya değil; adaletin tesis edilmesi, emek, barış ve demokrasi için kullanılması,Taleplerimize Hep Birlikte Sahip Çıkalım. Gelin, insanca yaşamaya yetecek bir ücret, adil bir vergi sistemi, halk için-emek için bütçe, güvenceli iş, güvenli gelecek için omuz omuza verelim.”
Haber :Esma Turan
Bu haber 4 kez okundu.
