Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
kule reklam
kule reklam
Header reklam

Selçuk Özdağ’dan BMC’nin Katar’a satılmasına tepki

Gelecek Partisi Muğla Milletvekili

Gelecek Partisi Muğla Milletvekili ve Saadet-Gelecek Partisi Grup Başkanı Selçuk Özdağ, TBMM’de BMC ve savunma sanayii konusunda dikkat açıklamalarda bulundu. Özdağ, BMC’nin hisselerinin Katar’a satılmasını milli savunma sanayine vurulan ağır bir darbe olduğunu ifade etti.

Saadet Partisi Grup Başkanı ve Gelecek Partisi Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, TBMM’de yaptığı basın açıklamasında, BMC’nin yağmalanması ve yerli ve milli savunma sanayine vurulan darbeye dikkat çekti. Özdağ, BMC’nin yabancı ellere geçmesinin Türk savunma sanayii için ciddi bir kayıp olduğunu vurguladı.

Özdağ, BMC’nin 1964 yılında kurulduğunu ve Türkiye’de birçok ilke imza attığını belirterek, şirketin 1989’da %100 yerli sermayeye dönüşmesinin önemine değindi. BMC’nin, özellikle askeri araçlar ve endüstriyel motorlar üretimiyle dikkat çektiğini ifade etti.

2013 yılında Çukurova Holding’in borçları nedeniyle TMSF tarafından el konulan BMC’nin, 2014 yılında iş adamı Ethem Sancak’a satılmasını ve sonrasında yaşananları eleştiren Özdağ, bu sürecin “adrese teslim satış” olduğunu belirtti. Sancak’ın BMC’nin hisselerinin büyük bir kısmını kısa sürede Katar’a sattığını ve bu durumun şirketin yerli ve milli kimliğine zarar verdiğini ifade etti.

Özdağ, BMC’nin Altay Tankı üretimine de değindi ve Otokar’ın bu projede geride bırakılmasını eleştirdi. BMC’ye verilen teşvikler ve Arifiye Tank-Palet Fabrikası’nın BMC’ye kiralanmasını da gündeme getirdi. Özdağ, bu süreçlerin BMC’nin savunma sanayiindeki pozisyonunu güçlendirdiğini ancak Altay tanklarının henüz teslim edilmemiş olmasını sorguladı.

Özdağ, iktidara yönelik çeşitli sorular yöneltti. Bu sorular arasında BMC’nin yabancı ortaklığının savunma sanayi için bir güvenlik riski oluşturup oluşturmadığı, BMC’nin teşvik ve sübvansiyon miktarları, şirkete tahsis edilen araziler ve Altay tanklarının teslimat durumu gibi konular yer aldı.

İşte Özdağ’ın cevaplanmasını istediği sorular:

1. Ülkemiz için kritik önemi haiz savunma sanayi konusu niçin yabancı bir devletin himayesine terkedilmiştir. (Katar)

2. Milli silahlarımızın üretilmesi ihalesini alan BMC firmasına yabancı bir devletin ortak olması savunma sanayimiz ve ülkemiz açısından bir güvenlik riski oluşturmakta mıdır?

3. Son durumda, Katar Silahlı Kuvvetleri Endüstri Komitesi’nin BMC firmasındaki hisse oranı yüzde kaçtır?

4. BMC firmasının SSB’dan 2018’de Altay Tankı’nın ihalesini aldıktan sonra aldığı teşvik ve sübvansiyonlar tam olarak ne kadardır?

5. BMC’ye savunma sanayi ürünleri, tren ekipmanı vb. üretimi yapması ve tesis kurması için arazi tahsis edilmiş midir? Edilmişse bu araziler nerededir ve kaç metrekaredir?

6. SSB tarafından yayımlanan 2017-2021 yılı stratejik planında, 2020 yılında 15, 2021 yılında ise 20 tankın teslim edileceği bilgisi yer almaktadır. SSB’na 2021, 2022 ve 2023 yıllarında kaç adet ALTAY tankının teslimatı yapılmıştır.

7. Bugüne kadar kaç adet Altay tankı TSK envanterine girmiştir.?

8. Tıpkı tek bir adet Altay tankının teslim edilmediği gibi yine tek bir adet milli taarruz uçağının da teslim edilmediği bilgisi doğru mudur?

9. BMC firması taahhüt ettiği projelerin yüzde kaçını zamanında teslim etmiştir?

10. BMC firmasına milli savunma sanayii anlamında hangi projelerin ihaleleri verilmiştir?

11. Son yirmi yılda AK Parti hükümetleri boyunca kaç tane yerli ve milli savaş uçağı üretilmiştir?

12. Modifiye edilen eski uçaklardan, İHA-SİHA unsurlarından bağımsız olarak Son 20 Yılda TSK Envanterine Giren Savaş Uçağı Ve Tank Sayısı Ne Kadardır?

13. BMC, daha önce yüzde yüz yerli ve milli bir firma olarak gerçekleştirdiği üretim ve mühendislik birikimleri ile bu konuda özverili çalışma yapan mühendis ve yazılımcılar şu anda ne yapmaktadırlar. Söz konusu üretimlerin devamı, geliştirilmesinin akamete uğratılmasında nasıl bir milli çıkar gözetilmiştir.?