Sat sat nereye kadar!

27 Kasım 1994 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun (Kanun) ile özelleştirme işlemleri ile ilgili her konuda yetkili olmak üzere Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kuruldu.

Verimliliği artırmak, devletin sırtındaki kamburları atmak gibi “süslü” sözlerle o günden bu güne özelleştirme (satış!) devam ediyor. Bu güne kadar neler satılmadı ki! Galaport’dan tutun Telekom’a, madenlerden su havzalarına, demir çelik fabrikalarından kağıt fabrikalarına kadar… Dağlar, ovalar bile…Hem de “Sudan ucuz gitti” dedirtircesine.

Bu milletin vergileriyle, dişinden tırnağından artırdıkları ile vücuda getirilen Cumhuriyet’in neredeyse bütün kuruluşları “özelleştirme” adı altında savrulup heba olup gitti.

Hangi kuruluşun yeni sahibine(!) baksanız ya yabancı, ya da içinde bir Türkiye’den bir ortağının bulunduğu bir konsorsiyum. Satılan kuruluşun stratejik değeri var mıdır, savaşta ve barışta yaşamsal değeri var mıdır demeden sat gitsin. Avrupa devletleri bile ulusal çıkarlarını ve gelecekleri açısından önemli kurumlarının satışını yasaklarken ve dahi devletleştirirken bizde sat gitsin.

Daha 20 yıl öncesine kadar kar edeni zarar edeni devlet kurumlarını saymaya kalksak sayamazdık. Şimdi ise kolaylıkla elde kalan birkaç kurumu hemen sayabiliriz. Ehh elde kalanlarda peşi sıra özelleştiriliyor, satılıyor. Birkaç seneye kalmaz özelleştirilecek (satılacak) bir kurum kalmayınca da işlevini (!) kaybedecek olan Özelleştirme Kurulu’nun kapatıldığını duyarsak şaşırmayalım..

Muğla özeline gelecek olursak. Bütün ülke genelinde olduğu gibi Muğla da özelleştirmeden nasibini fazlasıyla aldı. Şimdi de en taze satış Milas ilçesinde yaşandı. Bu ilçemizin sınırları içinde kalan Güllük Limanı Sahası çeşitli tartışmaların gölgesinde elden çıkarıldı. Hem de kaç liraya 35.8 milyon TL’ye. Yani yine “sudan ucuz” bir satış.

Bütün satış sürecinde iki siyasi parti ve temsilcileri (CHP ve HKP), birkaç sivil toplum kuruluşu dışında diğer siyasi partilerden, meslek odalarından, sivil toplum kuruluşlarından tık ses çıkmadı.

Sat sat, nereye kadar!!!

***

Son yıllarda Kanal İstanbul’un çevresindeki  arazilerden, Karadeniz’in yaylalarına varıncaya kadar satışların altında ağırlıklı olarak Katar’ın çıktığını görüyoruz! Ne Katar’mış, katar katar alıyor!

Yeter ki ülkeye üç-beş döviz girsin, birkaç gün günü idare edelim. Ya sonrası? Üretim yok, elde avuçta yok. Varın gerisini siz düşünün.

Katar demişken. Futbol Federasyonu Süper  Kupa  finalinin Katar’da oynanacağını açıkladı. Yuh artık dedirtti, pes artık dedirtti. Siz hiç şahit oldunuz mu uluslararası spor organizasyonlar dışında bir ülkenin örneğin İtalya’nın kupa maçı finalini bir başka ülkede oynattığı. Bu nasıl bir kafadır, bu neyin nesidir! Bu nasıl bir rezalettir…

Sat sat nereye kadar!!! İşte satışların en küçük sonucu buraya çıkar. Varın büyüklerin siz düşünün!!!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.