Şair Hüseyin Atılgan’ın -ÇIKIŞ-adlı şiir kitabı üzerine-(II)

Günümüz insanı gelişen olumsuzluklar karşısında açmazdadır. Kalabalıklar içinde olmasına rağmen yalnızdır. Meselelerini çözemeyen insan, sorunlar içinde bunalmıştır. Bir fırsat bulursa ya başını alıp gitmeyi, ya da geçmişinde yaşadığı güzel bir dönemine sığınmayı kurtuluş görmektedir. Şairde bu duyguları açık açık görmesek de bazı dizelerinde böyle özlemler taşıdığını anlayabilmekteyiz.

“Hangi meydanda diz vurup eyleşmedik ki..

Hangi sevdalara

Hangi yitmişliklere

Kaldırmadık ki kadehlerimizi?

Akşamın ayazına dirsek temasındayken

Kör lambanın ışığı

Ve cızırtılı radyodan gelen melodiler

Başka iklimlere götürür bizi.”

8 Kasım 2016

Şair, Muğla’nın köklü bir yerleşim yeri olan Yerkesik’tendir. Menteşeoğulları tarafından fethedilen bu topraktan, asırlar sonra Kanuni, ordularıyla Rodos’u fethe giderken geçmiştir. Yerkesik’in antik çağdaki ismi ise, “Thera”dır. Atılgan bu ismi şiirinde kullanmayı uygun görmüştür.

“Bir koşu geçtik

Thera’dan Adam Ölen Tepesi’ne”

Bir başka şiirinde yine mekan olarak Thera’yı alır.

“Thera’nın zirvesinde

Haziran akşamının esintisi…”

“Thera’da sessiz ve sakin bir Haziran akşamı

İçimde ise ayrılığın kızılca kıyameti…”

“Ben Thera kadar

Sessiz ve sakinken.”

Derken bu antik kenti mekan olarak ele alır.

Her şair için şiirlerinin içerdiği duygular, görüşler, kendi anlam ve yorumlarıyla ilişkilidir. İnsan hayatındaki belirsizlikler, Atılgan’da da vardır. Bunlar şiirlerinde kopuşlar, savruluşlar, unutuluşlar şeklinde yer alsa da bunları hayatının bir parçası olarak kabul edip, yaşanan gelişmeler olarak sunar okuruna.

Şair, bu kitabında gören, duyan, dokunan şiirlere ağırlık vermiştir. Yazdıklarında zamana, mekana ve insana bakışı kendine özgüdür ve de özeldir. O şiirlerinde sadece görünene ve duyulanı değil, sezileni de buluşturmak amacındadır. Bir çok şairde görülen özlemler, Atılgan’da da bitmeyen istekler, içinde kalmış arzular olarak çıkar karşımıza.

“Bir Haziran vakti

Yürüsek şöyle seninle

Salına, salına,

Güneş’e doğru.

Kırlangıçlar sökün etseler peşimizden

Yürüsek şöyle seninle

El ele, salına salına…

Varsak Haziran kıyısına

Coşkulu geç kalmışlıklara varsak

Bahçemizde Ortancalar

Bahçemizde Günebakanlar

Yüzlerini çevirseler bize

Senin yüzünde,

Benim yüzümde

Ve gözlerimizde

Geç kalmış gülümsemeler olsa.”

29 Mayıs 2015

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.