DOLAR 8,41250.72%
EURO 9,98540.58%
ALTIN 489,110,51
BITCOIN 319960-3,56%
Muğla
34°

AÇIK

02:00

YATSI'YA KALAN SÜRE

  • Hamburger Menü 1
  • Hamburger Menü 2
  • Hamburger Menü 3
  • Hamburger Menü 4
  • Hamburger Menü 5
  • Hamburger Menü 6
  • Hamburger Menü 7
RODOS
97 okunma

RODOS

ABONE OL
Haziran 21, 2021 13:56
RODOS
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugün sizlerle geçen haftaki üç günlük RODOS gezi notlarımı paylaşmak isterim. Yediğim içtiğim bana kalsın lakin Rodos’ u sizlere tanıtayım.

Dodecanese” denilen 12 adaların en büyüğü ve yönetim merkezi olarak geçiyor Rodos. Tarihi dillere destan, taş devrinden bile kalıntılar var adada. Ege ve Akdeniz’in birbirine karıştığı noktada yer alması sebebi ile konum açısından çok kıymetli yapıyor adayı.

Adaya en büyük yatırım, 1522 yılında Kanuni tarafından fethedilene kadar adayı yöneten Rodos Şövalyeleri tarafından yapılmış. 400 yıl Osmanlı egemenliğinde kalan adada Osmanlı izleri de kolaylıkla görülüyor. 1912’de ise Rodos İtalyan egemenliğine geçiyor. Yunanistan’a katılması ise 1947’yi buluyor. Dolayısıyla 1923’te yapılan mübadeleden Rodos’ta yaşayan Müslümanlar etkilenmiyor ve Türkiye’ye taşınmıyorlar. Adada hala yaşayan Türk nüfus olması da bu durumdan kaynaklanıyor. Adanın en büyük yerleşim merkezi Rodos şehri. Onun dışında Lindos da adanın güney doğusunda önemli bir şehir.

RODOS ADASI’NA NASIL GİDİLİR?

Öncelikle pasaportumuzu ve vizemizi ayarlıyoruz. Vizemiz ya konsolosluklardan alınmış Schengen vizesi olacak, ya da Yunanistan’ın Türklere uyguladığı “kapıda vize” ye başvuracağız. Kapı vizesi için en az 3 gün önceden bir turizm acentesi ile irtibat kurup basit birkaç belge vermeniz isteniyor. Konsolosluktan alınan vize daha uzun süreli, daha ucuz ama zahmetli iken; kapıdan alınan vize pahalı, kısa süreli ama zahmetsiz oluyor.

Rodos’a Marmaris’ten haftanın her günü birkaç defa, Bodrum ve Fethiye’den de haftanın belli günleri feribotlar kalkıyor. Marmaris’ten kalkanlar zaman ve fiyat olarak en ekonomik olanı. Feribotlar günübirlik gidip gelenler daha az öderken, konaklamalı seyahatler daha pahalı. Yolculuk yaklaşık 1 saat sürüyor.

Rodos Adası’nın çeşitli yerlerine toplu taşıma ile ulaşmak mümkün. Rodos’ta kalenin dışında MANDRAKİ LİMANI’ na yakın bir yerden otobüsler kalkıyor. Yine Mandraki limanından kalkan tekneler ile Lindos’ a ve Anthony QUİNN’in koyuna deniz aracılığıyla ulaşabilirsiniz. Anthony Quinn koyunun ismi ise Nikos KAZANCAKİS’ in ünlü romanı “ZORBA” nın sinemaya uyarlanması sonucu Zorba karakterini canlandıran Anthony QUİNN’ in denize girdiği koya onun ismini vermişler. Bu romanı okumadıysanız okumanızı tavsiye ederim. Bunun yanında sizi belli başlı yerleri gezdiren bir mini tren de var.

RODOS’TA NEREDE KALMALI?

Ortaçağ atmosferindeki “kale içi” bölgesinde kalmak araba kiralamaya ihtiyaç duymayacağınız için mantıklı olabilir, zira bütün atraksiyon bu bölgede dönüyor. Rodos’un “yeni şehir” bölümü, yani kalenin dışında kalan bölümü bizim tercihimiz oldu. Rodos Casino’ ya yakın birçok otel var, pansiyonlardan yıldızlı olanlara kadar. Yeni şehirde de birçok mağaza, kafe, restoran olduğu için nispeten canlı bir bölge. En önemlisi de önünde denize girebileceğiniz bir plaj var. 1-2 gece Rodos eski veya yeni şehirde kalmak ama en az 1 geceyi de Lindos ’ta geçirmek daha mantıklı.

RODOS’TA GEZİLECEK YERLER:

Rodos, Unesco Dünya Kültür Mirası listesinde ve en iyi korunmuş ortaçağ kentlerinden biriymiş. Rodos merkezde “old town” denilen “eski şehir” veya “kale içi” olarak bahsedeceğim bölge en önemli nokta. Ortaçağ kokan, surlar ile çevrili bölgedeki canlı sokaklarda taş binalar, şirin hediyelik eşyacılar, restoranlar, barlar ve hatta camiler bile var.

Adanın bir süre İtalya egemenliğinde kaldığı belli, “meydan” kültürü var burada da. Eski şehrin kalbi HİPOKRAT MEYDANI’ nda atıyor. Hipokrat Meydanı’nı ortasındaki çeşmeden tanıyabilirsiniz. Bu meydana açılan birbirinden hoş sokaklara girip çıkın, hiç ummadığınız sokakta güzel mekânlar bulabilirsiniz. Hipokrat Meydanına açılan sokakların en ünlüsü SOKRATES CADDESİ.

BÜYÜK ÜSTATLAR SARAYI, Sokrates Caddesinin sonunda, kale içi bölgesinin yüksek bir yerinde konumlanmış. Vakit varsa sarayın içi gezilmeli ve saraydan yokuş aşağı inilen zemini tek tek elle döşenmiş taşlarla bezeli ŞÖVALYELER SOKAĞI’ nda da yürünmeli.

Arkeoloji müzesi de tarihe ilginiz varsa es geçmemeniz gereken bir yer. Rodos’ta gezerken birçok cami göreceksiniz. İBRAHİM PAŞA CAMİSİ Rodos’ta ibadete açık olan tek camii.

Kale içinden çıkıp yeni şehir tarafına yürüdüğünüzde MANDRAKİ LİMANI’ nı görüyorsunuz. İki sütun üzerindeki geyiklerden tanıyabilirsiniz limanı. Eskiden bu noktada geyiklerin olduğu yere ayaklarını basmış dev bir heykelin olduğuna inanılıyor. “KOLOSSOS” adlı Rodos Heykeli Antik çağda dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul ediliyormuş. Heykel, Yunan Güneş Tanrısı HELİOS’ u temsil ediyormuş. M.Ö 304 yılında yapılmış bu heykelin M.Ö 225’te bir deprem sonucu yıkıldığı rivayet ediliyor. New York’taki ÖZGÜRLÜK HEYKELİ de KOLOSSOS’ tan esinlenilerek yapılmış.

Rodos’ta kısıtlı zamanı olup sadece merkezde konaklayacak olan tatilcilere ELLİ BEACH’ de denize girmelerini önerebilirim. Ancak zamanınız uzun ise Antik Yunan mitolojilerindeki sahneleri andıran görüntüsü ile tatil beldesi KALİTHEA ve plajını ıslarla tavsiye ederim.

LİNDOS da Rodos’ ta mutlaka görülmesi gereken mekânlardan biri. Lindos, bir tepe üzerine inşa edilmiş beyaz evleri ile Bodrum’ u andırıyor. En tepede Lindos Akropolisi var. Tarihi kalıntıları incelemenin yanı sıra süper bir manzara izleme şansınız mevcut. Bu tepeye ise eşekler ile çıkılıyor. Bu eşekler Lindos’ un simgesi olmuş durumda.

RODOS’TA GASTRONOMİ:

Rodos kale içinde en çok öne çıkan 2 restoran ismi var: ROMİOS ve ALEXİS. Alexis’ in konumu çok daha ayaküstü, Romios’un ise bahçesi çok zevkli döşenmiş. Alexis; Daha çok balık üzerine bir restoran, her deniz ürününü yemiyorsanız yiyecek bir şey bulmakta zorlanırsınız. Romios’ a oturmadığımız için bir şey söyleyemeyeceğim. Yeni şehir bölümünde ise TAMAM RESTORAN ise tam bir Ege mutfağı harikası. Burada yiyebileceğiniz her şey nerede ise çok leziz ve efsane.

Canınız Türk çayı çekerse veya bu tür mekânları seviyorsanız Sokrates Caddesi üzerindeki “MEVLANA” kahvesine uğrayabilirsiniz. STANİ PASTANESİ adanın en iyi tatlılarını yapıyormuş. Buranın klasik tatlısı “Galaktoboureko” denenebilir.

Velhasıl Ege’ nin bir parçası ve bize hiç de yabancı olmayan Rodos mutlaka keşfedilmeli…

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP