Pandemi ve İnternet Bağımlılığı

Son yıllarda giderek artan internet bağımlılığı yüzyılın hastalığı olmaya aday gibi görünüyor. Özellikle pandemi süreciyle birlikte internet insanların vazgeçilmezi oldu. Dünya tamamen yeni bir sisteme hızlı bir şekilde geçiş yaptı. Bu süreçte işyerleri, çalışma alanları, okullar, alışveriş merkezleri, marketler, lokantalar artık ekran karşısında ve internet hayatımızın her anında. Pandemi sürecinden sonra da artık yeni dünya düzeni bizi bekliyor. Dünya eskisi gibi bir yer olmayacağa benziyor. Bu yeni sisteme uyum sağlayabilmek gerekiyor. Peki bu yeni düzende virüs haricinde ne gibi tehditler insanları bekliyor? İnternet bağımlılığı bu tehditlerden biri. İnternet pandemide hayatın bir şekilde devam etmesini sağlarken bir taraftan da sigara, alkol ve madde bağımlılığının yarışamayacağı düzeyde yeni bir bağımlılık alanı oluşturdu.

İhtiyaçların tanımı bu dönemde değişti. İnternet su, hava ile yarışacak şekilde temel bir ihtiyaç haline geldi. İnsanlar internet bağlantısının olmamasından korkuyor, Wi-Fi çalışmıyorsa , internete giremiyorsa huzursuz oluyor. İş, okul ve alışverişle sınırlı kalmayan internetle geçirilen zaman insanı sosyal bir varlık olmaktan çok tekno-sosyal bir hale getirdi. Aynı evin içerisinde yaşayan aile fertleri birbirleriyle aynı mekanda bile WhatsApp gruplarından konuşmaya başladı. Bağımlılık pandemi ile kendine bir kılıf buldu ilk doz da çok kurtarıcı gibi gözüktü. Ama bu işin ivmesi giderek artıyor. Günün saatleri birbirine karıştı, gece ve gündüz çoğu evde yer değiştirdi, iş eve taşınınca çalışma saati kavramı kaybolmaya başladı ve bu durum aile ile geçirilen vaktin de ortadan kaybolmasına neden oldu. Herkes evde yan yana ama hiç kimse orada değil. Birlikte ama çok uzak var ama yok insan kümeciklerine dönüştük. Evin içinde elinde telefon, tablet ve bilgisayar ile gezen yeni bir ırk yarattı pandemi. Sizce bu düzen pandemi bitti denildiğinde değişecek mi?

İnternet sayesinde günümüzde istediğimiz bilgiye anında ulaşabiliyoruz. Aslında düşünüldüğünde bilgiyi, mesafeleri yakınlaştıran ve çok büyük kolaylıklar getiren bu durum bir taraftan da insanı insan yapan değerleri sarsmakta. Ekran karşısında geçirilen süre neredeyse uyku saatinin dışında olan bütün vakti kapladı. Evet zor bir dönemden geçiyoruz ama pandemi bu dönemin tek sıkıntısı değil. Bugünün kurtarıcısı internet çok kullanıldığında her şeyin aşırısının yaptığı gibi zehirliyor insanı. İnternet ve teknoloji kullanımı ekran karşısında fazla zaman geçirilmesiyle zamanla artarak hayatı işgal ediyor bunun sonucunda kişi, bir yerden sonra işlerin ters gittiğini, durumunda anormallik olduğunu, yapması gereken rutin işlerini yapamadığını, boşa vakit geçirdiğini anlamaya başlıyabiliyor ama kendini engelleyemiyor. İşte bağımlılık burada ortaya çıkmaya başlıyor. Bu durum bir süre sonra hayattan haz almamayı ve tükenmişliği beraberinde getirebiliyor. Kısa vadede sorunlardan uzaklaştıran, kafa dağıtan internet uzun vadede sorunun tam da kendisi olabiliyor. İnsan beyninin normalde ödül olarak algıladığı karşıdaki insanın bize gülümsemesi, arkadaşlarla konuşmak gibi durumlar artık ödül olarak algılanmamaya başlıyor. Gerçek hayattan sıyrılıp telefon ve bilgisayarın içine kendini hapseden bu insanlar sadece sanal ortamda bulunmaktan zevk alıyor. Ancak bu sanal zevk de insanı bir yere kadar taşıyor. Bir yerden sonra tüketiyor.

Pandemi sürecinde çocuklar güvende olsun diye evde kalırken en yakın dostları olan, okulun da içine girdiği internet bir tarafıyla da tehdit barındırıyor. Çocuklar sahte bir kimlik edinip, sanal alemde sosyalleşip, oyunlarını sanal olarak oynuyorlar. Bunun sonucunda yalan doğal bir olgu olarak çocuğa gözükmeye başlıyor. Kendini olduğu gibi kabul etmeyen hayal ettiği şekilde kendini tanıtan ve gittikçe kendinden uzaklaşan bireyler ortaya çıkmaya başlıyor. Sosyal ağlar insanlara “yeni bir ben” olma seçeneği sunuyor. Ayrıca oluşturulan bu yeni kimlik istediğin zaman değiştirilebiliyor. İşler ters gidiyorsa olumsuz eleştiri alıyorsan yada popüler olamadıysan hemen başka bir kimlik edinilebiliyor. İşte bu durum normal hayatta ilişki kurarken kendi söylediğimizden ve davranışımızdan sorumlu olma, yaptığımız hataları düzeltmeye çalışma gibi insani olan vasıfları ortadan kaldırıyor. Arkadaşlıklar ve ilişkiler tek kullanımlık, sorumluluk almayan çok rahat yalan söyleyen insanlar ve sahte kendilikler…İşte bu durum zamanla insanın gittikçe kendinden daha fazla uzaklaşmasına, insanlığa yabancılaşmasına, gerçek anlamda mutlu olamamasına neden oluyor.

Teknoloji gerekli olduğu taktirde amacımıza ulaşmak için bir araç olarak kullanıyorsa hayatımızı kolaylaştırmakta ancak teknolojiyi bir araç olarak değil hayatımızın merkez noktasına bir amaç olarak koyarsak hayatımızı kısıtlamış kendimizi ona bağımlı hale getirmiş oluruz. İnternet/teknoloji bağımlılığı pandemi öncesinde giderek artan öneme sahip bir bağımlılık alanı haline gelmiş durumdaydı. Pandemiyle birlikte şuan gündemde olmasa da gelecekte adını daha sık duyacağımız bir sorun alanı olacağa benziyor. Bu nedenle evdeki bu tehlikeye dikkat edelim ve olabildiğince kendimizin de çocuklarımızın da ekran karşısında geçirdikleri süreyi sınırlandırıp aileyle birlikte geçirilecek zaman dilimleri oluşturmaya çalışalım. Covid-19 için aşı bulunur ama internet bağımlılığı için bir aşı bulmak pek mümkün değil gibi.

Bu Habere Yorum Yapın