Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
kule reklam
kule reklam
Header reklam

Özgür Özel: 31 Mart hesap günü olacak

En düşük emekli maaşının

En düşük emekli maaşının asgari ücret tutarında olması gerektiğini söyleyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, hükümeti eleştirdi. Özel, “Her ay 5 buçuk altın emeklinin cebinden AK Parti’nin eliyle çalınıyor. Siz oyu veriyorsunuz onlar cebinizden her ay 5 buçuk altını alıp zenginlere veriyor. 31 Mart hesap günü olacak” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, ‘Emekli Buluşması’nda konuştu. Hükümetin emeklilere yaptığı zammı eleştiren CHP Genel Başkanı Özel, en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyinde olması gerektiğini söyledi.

“Emeklinin sesini duymazlarsa çok yakında meydanlarda olacağız” ifadesini kullanan Özel’in konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“En düşük emekli maaşı asgari ücret kadar olmalı. Yani 17 bin TL olmalı”

CHP yıllardır bir şey söylüyor. ‘Siz bile, isteye, taammüden emekliyi yoksullaştırıyorsunuz.’ 2006 yılına kadar emekliler açısından hayat herkese ne kadar zorsa emeklilere de o kadar zordu. 2006’da güncelleme katsayısını düşürdüler. Aylık bağlama oranını düşürdüler. Aylıkların alt sınırlarını düşürdüler. O günden itibaren emekli maaşları git gide düşmeye başladı. Bunlar geldiğinde bir emekli, en düşük emekli maaşı bu ay 7 bin 500’dü, gelecek ay 10 bin lira olacak. En düşük emekli maaşı asgari ücretin yüzde 147’siydi, yani asgari ücret 1’se, en düşük emekli maaşı 1,5’ti. Bunu hepiniz biliyorsunuz. Bu aya kadar yüzde 44’ündeydi eleştiriyorduk, son yaptıkları zamla yüzde 59’a denk geldi. Asgari ücret 17 bin 2 lira, en düşük emekli maaşı 10 bin lira. Bu durumda yüzde 59’u kadar veriyorlar. Bizim memleket altın hesabını yapar ve sever. Çünkü paradan 6 sıfır atıldı. Milyon diyorduk, TL oldu. Milyarlar bin oldu, hesaplar karıştı. Bakın çok basit bir hesap yapacağız bütün Türkiye’nin gözünün önünde. 2002’de 228 milyonken emekli maaşı, en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katıyken, o maaşı çekip sarrafa gittiğinizde 8 çeyrek altın alıyordunuz. Bugün gelecek ayın ilan edilen 10 liralık en düşük emekli maaşıyla 2,5 tane altın alabiliyorsunuz, 5,5 çeyrek altın her ay Adalet ve Kalkınma Partisi eliyle emeklinin evinden çalınıyor, başka birilerinin cebine konuyor. 8 çeyrek altından 2,5 çeyrek altına gelinen noktadayız. Bunu bütün emekliler adına, bütün memleketimize, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne, MHP’ye oy veren herkese şikayet ediyoruz. Siz oyu veriyorsunuz, onlar cebinizden her ay 5,5 çeyrek altını alıp zenginlere veriyorlar. Hesap ortada. Bunun hesabını emekliye vereceksiniz, bunun hesabını emekli sizden soracak. 31 Mart hesap günü olacak, bu hesap sorulacak.

“Emeklinin sesini duymazlarsa çok yakında meydanlarda olacağız”

Bu salonda bulunanların yüzde 70’i en düşüğü alıyor. Oysa ki 2002 yılında emeklilerin çok azı en düşük emekli maaşını alıyordu. Ortalama emekli maaşı en düşük emekli maaşından çok yukarıda bir yerdeydi. Şimdi ortalama emekli maaşı neredeyse en düşük emekli maaşı kadar. Bunun mutlaka değiştirilmesi lazım. Bunun olması için prim güncelleme kat sayıları artırılmalı, aylık bağlama oranları artırılmalı, aylıkların alt sınırları artırılmalı. Yani 2002 yılında gelip, 2006’da 5510 sayılı kanunda neyi bozdularsa düzeltmek gerekiyor. Hem oranı, hem alt sınırı, hem de diğer bozdukları parametleri düzeltmeliyiz ki en düşük maaş genel maaş olmasın. Ayrıca az önce emeklilerimiz seslendi. Başka sıkıntılar da var. Dul ve yetim maaşları var. Bir maaş kaç parçaya bölünüyor? O bölünen parçalar yüzünden insanlar komik maaşlar alıyorlar. Bizim iddiamız şudur, en düşük emekli maaşı asgari ücret olmalı. Bu dul ve yetim için de bu her türlü maaşta bu sınırın altında hiçbir maaş kalmamalı. Bir emekliden kalan maaş 3’e, 4’e bölünüp pay edilmemeli. Çünkü birisi bir şehirde yaşayan bir eş, biri başka bir şehirde yaşayan kız evlat, biri bir başka şehirde yaşayan bir başka mağdur oluyor. O kalan maaşın bölünmesi, çok düşük maaşlara insanların mahkum edilmesi doğru değil. Emeklinin derdi çok. Diyor ki bir tanesi ‘Yüzde 25 kesinti oluyor’ diyor, dul ve yetimlerden. Zaten kesintiler kaldırılmalı dedim. Bir tanesi ilaçlara diyor. Eksiden emekli eczaneye giderdi, ilaçlarını alırdı, emekli yüzde 10 ve çalışan yüzde 20. Hele hele raporlu hastalığı varsa, hiç para ödemeden çıkardı. Şimdi hastaneye gidiliyor, doktor muayene ediyor, maaştan doktor parası kesiyorlar. Eczaneye gidiyor, ilaç alıyor, maaştan ilaç parası kesiyorlar. Ayrıca doktorun yazdığı ilaç en ucuzu ama doktorun yazdığı ilacın en ucuzunu ödüyor. Elde bu ilaç yok, piyasada yok. ‘İlacını alacaksan fiyat farkı ödeyeceksin’ diyorlar. Raporlu ilaç alıyor, raporlu ilaçtan da fiyat farkı alıyorlar. Reçetenin yaprağına, ilacın kalemine, sağlık ocağında muayene olduysan ayrı para. Devlet hastanesinde ayrı para. Tediye ayrı para. Ayrıca 6 ay sonrasına gün veriyorlar. Erken röntgen, MR çektireceksen fark öde, gece yarısı gelecek yapıyorlar. Bu sıkıntıların hepsi emeklilerimizin sırtında. Benim söyleyeceğim şu, biz bugün gündemi sadece emeklilerimize ayırdık. Eğer geçtiğimiz hafta şehitlerimiz olmasaydı, Tandoğan Meydanı’nda toplansaydık, ne diyorduk? Sahip çıkıyoruz. Geleceğimize, ülkemize, milletimize, ekmeğimize, emeğimize, emeklilerimize sahip çıkıyoruz diyorduk. Hep birlikte meydanlarda olacaktık. O gün olmadı. Ama emeklinin sesini duymazlarsa çok yakında hep beraber meydanlarda olacağız.”