ÖĞRETMEN

Ülkemiz adına bir realite var ki yadsınamaz.

Aksi de iddia edilemez.

Geçmişten günümüze zaman zaman kritik edilmesine karşın bir noktada birleşilmesi, öğretmenlerin belirgin bir konumun sahibi olduklarının tescilidir.

Bu da gösteriyor ki öğretmen, toplumun vazgeçilmezleri arasındadır.

                                                                  ***

Değil mi ki onlar, her dönemde ve her türlü koşullar altında görev bilinciyle hareket ettiler.

Ülkemizin en ücra köşelerinde dahi hiç serzenişte bulunmadan bihakkın görev yaptılar.

İlişkin olarak, kendilerine teslim edilen çocukların ufkunu açmak gece gündüz demeden mücadele ettiler.

Hepsinden öte ülkemizin birçok yerleşim noktasında gerektiğinde devletimizin temsilcisi oldular.

Farklı bir konumun sahibi oldukları noktasında en küçük tereddüt yoktur.

Kaldı ki olamazda!..

                                                                     ***

Ve de öğretmenler;

“Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün her vesileyle vurguladığı gibi toplumda müstesna konuma sahip kişilerdir.”

Bilmem hal böyle iken karşı çıkanlar olur mu?

Özellikle abartılıyor gibi bir yaklaşım sergilenir mi?

Kuşkusuz azınlıkta olsalar da olayı, esbabı mucibe bağlamında idrak edemeyenler, aykırı yaklaşım içerisinde olabilirler.

Ne var ki, “yere düşmekle cevher sakıt olmaz.”

Ne yapılsa ne edilse de;

“Üstlendiği sorumluluk gereği bihakkın görev yapan öğretmenler, hem kul indinde hem de Yüce Yaratan nezdinde toplumun en muteber kişileri arasındadır.”

Bu yaklaşımda en küçük kuşku yoktur.

Değil mi ki onlar, ülkemizin muasır milletler seviyesinde yer edinmelerini sağlamak için kendilerine teslim edilen çocukların çağdaş eğitim almaları savaşı veriyorlar.

Zaman zaman gözlenen elverişsiz koşullara karşın hiç şikâyet etmeden aynı yolda yürüyorlar.

Dolayısıyla bu yaklaşım üzerine tek bir şey söylenebilir.

Üstlendikleri görev ve sorumluluğu layıkıyla yerine getiren ülke sevdalısı olduklarında, asla şüphe yoktur.

                                                             ***

İşte öğretmenlerin bu bilinçle hareket ettiklerini gözlemleyen Mustafa Kemal Atatürk, her zaman ve her platformda eğitimciler adına görüşlerini yansıtmıştır.

Bu vesileyle öğretmenler için birbirinden ayrı anlam taşıyan veciz sözler sarfediyor.

“Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en özverili ve saygıdeğer unsurlarıdır.”

“Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.”

“Öğretmenler!…

Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister.

Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.”

                                                                         ***

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün öğretmenlerle ilgili yaklaşımları bu doğrultuda olmasına karşın, bir soru cevap arıyor.

Ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetler ve de toplum, aynı yaklaşım içerisinde olmuş mudur?

Bir başka yaklaşımla, her vesileyle ve her platformda, gelecekte görev üstlenecek çocukların yetişmesinde nice fedakârlıklarda bulunan öğretmeler, geçmişten günümüze konumlarını muhafaza edebilmişler midir?

Her bakımdan hak ettikleri değerlerin sahibi olmuşlar mıdır?

Kısaca, günümüz koşullarında eğitimciler memnun, dolayısıyla mutlu mudurlar?

Keşke onlar, mesut ve mutlu diyebilseydik!

Yine de 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle tüm eğitimcilerin gününü kutluyorum.

Bu Habere Yorum Yapın