Ne umuyoruz, ne buluyoruz?

Kendimizi bildiğimiz günden bu zamana kadar olmasını istediğimiz şeylerin bir türlü yolunda gitmemesi ister istemez bizi çok büyük umutsuzluklar içerisinde bırakıyor, İçerisine düştüğümüz bu umutsuzluk bizi nefessiz bırakıyor, hayata daha umutlu bir şekilde bakmamızın önüne geçiyor.

Halbuki rahat bir hayat yaşama adına dünya kurulalı beri var olan beklentilerin en azından belli bir kısmının hayata geçmesi adına var olanla olması gerekenler adına arada meydana gelen uçurumun bir şekilde ortadan kaldırılması asla mümkün olamıyor.

Hal böyle olunca olanlar ile olması gereken  iki şeydir bu her şeyi özetleyen.

Olanlar ile olması gerekenler

Olan; sokaklarda eciş bücüş arabalarıyla çöp, artık, kâğıt, plastik toplayan babalar. Peşleri sıra dolaşan minik çocuklarıyla.

Olması gereken; bu babanın iyi, kötü bir iş sahibi olması. Ardı sıra gezdirdiği çocuğunun da bir okulda eğitim görmesi.

Olan; iğrenç projeler çizen mimarların eciş bücüş binaları. Estetikten, mimariden, sanattan uzakta gülünesi eserler!

Olması gereken; huzurlu sakin yaşanabilen yeşil içinde binalar, ağaçlarla bezenmiş çocuk oyun alanları, ahşabın taşla birleştiği ve soğuk betondan uzak yapılar. Çok katlı hapishanelerden müstakil evlere dönüştürülmüş kentler.

Olan; birbirine sürekli düşmanlaşan, taraflaşan, cepheleşen insan toplulukları. Gittikçe artan gerginleşen insan ilişkileri .

Olması gereken; birbirine saygıyla yaklaşan gülümseyebilen selam verebilen hal hatır sorabilen genç yaşlı erkek kadın çoluk çocuk.

Olan ; birbirine kurşun atan çevreyi yakan yıkan binlerce yıllık birlikteliği bir kenara bırakan ölüm kusan bombalar oluşturan milliyetçilik akımları.

Olması gereken; barış içinde, birlikte aynı toprağı paylaşan, teknolojiye katkıda bulunan, medeni gerekleri yerine getiren insan toplulukları.

Olan ; hızla artan adliyeler ve koridorlarında yığılmalar, işlenirliği hızla artan suçlar. Cinayetler, gasplar, yaralamalar, hukuksuzluklar.

Olması gereken; eğitim, öğretim, medeniyet, sanat, teknolojide ilerleme, insan hayatını kolaylaştırıcı yenilikler.

Olan ; ellerine kelepçe takılmış neredeyse yerlerde sürüklenen başörtülü kadınlar, kucağında emzirdiği çocuklar bir tarafta, diğer tarafta hapishanelerde hangi şartlar altında yaşadığı belli olmayan başörtüsüz kadınlar.

Olması gereken; her ne şekilde ve şartlar altında olursa olsun zayıf olan kadınları iyi şartlarda muhafaza edebilmek koruyup kollayabilmek. Veda hutbesi bakınız.

Olan ; şehir merkezlerinde hızla çoğalan ve birim fiyatları dolarla yarışan çiçek duvar süslemeleri. Şehrin dışına yakın yerlerde çamurlar, çöpler, kaldırımsız sokak, caddeler, ağaçsız mahalleler.

Olması gerekenler; kentlerde bütün halka eşit muamele eşit şartlarda hizmet. Eşitlik. Anayasa da belirtilen eşitlik ilkesi.

Olan ; riyakarlığın, ikiyüzlülüğün, münafıklığın, merhametsizliğin, şefkatsizliğin adaletsizliğin son merhalesi.

Olması gereken; dürüstlüğün, ahlakın ,medeniyetin, merhamet ve şefkatin insanda huzur bulduğu zaman ve mekan.

Olan ; Batının ürettiği ve hurda çöplüğüne döndürdüğü cep telefonları elektronik alet edevat içinde yüzdüğümüz cihazlar.

Olması gereken; kendi ürettiğimiz yerli cihazlar, yerli uçaklar, trenler, vapurlar. Ve dış dünyaya satabileceğimiz insan hayatını kolaylaştırıcı aletler araçlar.

Olan ve olmaması gereken o kadar çok şey var ki.
Olanlar hep olması gerekenlerin üstünde.
Olanlar hep olması gerekenlerden kat be kat daha fazla

Olanlar bizi bezdiriyor, yoruyor, yıldırıyor, bıkıp usandırıyor.
Olması gerekenler bir türlü olmuyor.
Olması gerekenler bir an önce olmalı ki

En azından rahat ve huzurlu bir dünyada olduğumuzun farkına varalım.

Bu Habere Yorum Yapın