Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
kule reklam
kule reklam
Header reklam

Muğla’daki Sevim Çet davasında sanığa ağırlaştırılmış müebbet talebi

Muğla’nın Fethiye ilçesinde tartıştığı

Muğla’nın Fethiye ilçesinde tartıştığı eşini bıçaklayarak öldürüp, cesedini ormanlık alana bırakan sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmasına devam edildi. Duruşmada, savcı mütalaasını verip ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isterken acılı anne Emine Kaçar, “En ağır cezayla cezalandırılmasını istiyorum” ifadelerinde bulundu.

Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Özgür Çet, öldürülen Sevim Çet’in anne ve babası ile sanık avukatları Osman Alper Olgun ve Ömer Faruk Koca’nın yanı sıra Çet ailesinin avukatları Hayal Özenç, Okşan Palabıyıkoğlu, Ayşegül Cesur, Maya Deniz Mustafa ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Avukatı Arda Ersoy katıldı. Duruşmada savcı mütalaasını verdi.

Ağırlaştırılmış müebbet istendi
Sanığın, Sevim Çet’in 1 milyon 200 bin lirasını alarak kaçtığı ve kayıp ihbarı yapmasının incelendiği, sanığın yanıltıcı beyan verdiği belirtilen mütalaada, “Sanık, soruşturma ve yargılamadaki savunmasında eşinin evlilik birliğinden kaynaklanan sadakat yükümlülüğüne uymadığını, eşi tarafından satın alınacak ev için kendisinin imzası olan cayma bedelinden keyfi olarak sorumlu tutulduğunu, olayın bir anlık öfkeyle yaşanan tartışma sırasında Sevim’in elindeki bıçağı sallaması sonucu kaza meydana geldiğini savunmuşsa da sanığın olay sonrası soğukkanlı şekilde cesedi atıl bir yere taşıyıp bırakması Sevim Çet hakkında kayıp müracaatında bulunarak müşterek çocuklarını da bu yönde beyan vermeye sevk etmesi ve kayıp olayına ilişkin soruşturmanın seyrini kapatacak şekilde Sevim Çet’in başkasıyla kaçtığına yönelik intiba oluşturması, yine ev satın almak için fiziken elde tutulan paranın akıbetinin belirsiz oluşu gözetildiğinde olayın meşru savunma ya da kaza olması halinde sanık Özgür Çet’in tavrının farklı olacağı ve eşi olan Sevim’in tedavisi adına çaba sarf edeceği ancak sanığın tam aksine savunmasında geçtiği şekliyle Sevim Çet’in cesedini brandaya sarıp evinin balkonun alt kısmına ittirip bekletmesi ve cesedi ormanlık alana götürüp atması çeklindeki olayı gizlemeye yönelik eylemlerinden kastının öldürmeye yönelik olduğunun anlaşıldığı yine Sevim Çet’in sadakat yükümlülüğüne uymaması nedeniyle haksız tahrik altında olduğuna ilişkin savunmalarının aksine eşinin başka kişilerle konuşup görüştüğü ya da ilişkisi olduğunun sanık tarafından olayın çok öncesinde de bilindiğinin Sevim’in kardeşi olan tanık G.Y’nin ve tanık O.A’nın beyanıyla sabit olduğu dolayısıyla sanığın eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirmediğinin anlaşıldığı görülmekle Özgür Çet’in eşini bıçakla öldürerek suçu işlediği sabit olduğu bu nedenle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesi” talep edildi.

Daha sonra sanık avukatları mütalaaya savunma için süre istedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri tarihe erteledi.

En ağır cezayı çeksin
Sevim Çet’in annesi Emine Kaçar ve babası Mehmet Kaçar, duruşmanın ardından adliye çıkışında gazetecilere açıklama yaptı. Acılı Anne Emine Kaçar, sanığın en ağır şekilde cezasını çekmesini istediğini söyledi.
Sanığın ömrü boyunca ceza evinde kalmasını istediğini belirten Kaçar, “Benim çocuğuma dünya yüzü göstermedi o da ceza evinde çürüsün. İnşallah oradan cesedi çıkar. Öldürüp dağa attı çocuğumu, kuşa kurda yedirdi. Bize kızımı öldürdüğü halde ‘Senin kızın bizi bırakıp gitti’ diyerek bizimle alay etti” dedi.

Olay;
Esenköy Mahallesi Çırpı mevkisindeki ormanlık alanda geçen yıl 24 Ekim’de bulunan cesedin Sevim Çet’e ait olduğu belirlenmiş, eşiyle ilgili kayıp başvurusunda bulunan Özgür Çet, 15 Kasım’da gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Özgür Çet, ifadesinde cinayeti anlatmış, eşinin cesedini hurda toplanan kamyonetle ormanlık alana götürüp sakladığını itiraf etmişti.