Muğla Siyaseti

Geçtiğimiz hafta köşemde Dağlık Karabağ sorununu ve günümüzde bölgede tekrar başlayan çatışmaları yazmıştım. Hafta boyunca güzel geri dönüşler ile birlikte yoğun bir şekilde “ yerel siyaset yaz” talepleri geldi.  Öncelikle bu yazıları yazmama imkan sağlayan Yenigün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Nizamoğlu’na ve Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Atılgan’a teşekkür ediyorum.

Gelelim Muğla’ya, Muğlalının parti tercihlerine…

Çok Partili Döneme geçiş ile birlikte 1950 – 2001 döneminde Muğla ilindeki parti tercihlerine bakıldığında genel olarak “Merkez Sağ” olarak adlandırılan çizginin Muğla’da belirgin bir seçmen desteği olduğunu ve Muğla seçmeninin merkez sağ partilere sadakatinin uzun yıllar devam ettiğini görürüz. 1999 seçimleri ile Muğla seçmeninin oy verme kalıplarında önemli bir kırılma yaşanıyor. Türkiye’deki genel seçmen eğilimi gibi Muğla’da da merkez sağ partilerin oy tabanları diğer partilere yöneliyor. 1999 seçimleriyle başlayan bu yeni dönemde Muğla ilinde önce DSP ile sonra da 2002 seçimlerinden günümüze CHP ile merkez sol partiler birinci parti olarak seçimleri noktalamış, Bu seçimlerle birlikte merkez sağ partiler Muğla’da da etkinliği kaybedip tasfiye sürecine girmiş, yeni oy verme kalıpları geçerlilik kazanmaya başlamıştır.

Biraz günümüz siyasi partilerine ve siyasetçilerine bakalım. Muğlalı, günümüz siyasetçilerine güvenmiyor, siyasetin içinde yer almıyor. Son günlerde bütün siyasi partilerin yönetim kurulu listesi yaparken zorlandıkları kulaktan kulağa dolaşıyor. Hal böyleyken kimi siyasi partiler kongrelerini tamamladı kimileri ise tamamlamak üzere, Hepsine kısa kısa bakalım.

AK Parti ilçe kongrelerini tamamladı ama gözler İl Kongresinde. “Kadem Mete devam edecek mi?” sorusu var herkesin kafasında. Ama benim fikrim devam etmeyeceği yönünde. Zaten Muğlalı ile de tanışıp kaynaşamadı. Ankara kulislerinde Cumhurbaşkanı, Teşkilat Başkanına “Her ilde yerli ve milli isimlerle çalışın.” talimatı verdiği konuşuluyor. Muğlalıların da beklediği Muğlalı bir İl başkanı. Size şu kadarını söyleyeyim, yazılan çizilen birçok isim gerçeği yansıtmıyor. Genel Merkezde Muğla Raporuna giren 3 aday var ve yalnız biri hakkında olumlu rapor yazıldı. Eli kulağındandır, bugün yarın duyarız.

MHP’de de ilçe kongreleri bitti. Sakin bir şekilde, tek adaylı kongre beklerken il kongresine yaklaşık 10 gün kala Hacı Çelik il başkanlığına adaylığını açıkladı. İkisinin de başarıları görecelidir yalnız bir gerçek var: Mehmet Korkmaz. MHP- İYİ Parti ayrışmasında teşkilatın büyük kısmı İYİ Parti’ye geçerken MHP’yi Muğla’da ayakta tutmuş, Hacı Çelik ise ona karşılık, gerek bürokratlık yaptığı dönemde gerekse siyaset yaptığı dönemde Mehmet Korkmaz’dan daha fazla insana dokunmuştur. Hafta sonu göreceğiz delege ne diyecek.

CHP herkesin bildiği gibi. Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün hegemonyasında Muğla’da kan kaybettikçe kaybediyor. Bu şekilde devam ederse %40’ları zor görecek gibi artık CHP Muğla’da. Destekçisinden çok küskünü artmaya başladı. CHP’nin kazandığı ilçe belediyelere bakacak olursak herkes şikayetçi. Ee vasatlık daha fazla vasatlığı getiriyor. CHP böyle devam ederse 1999 seçimlerindeki gibi bir kırılma önümüzdeki ilk seçimde de yaşayabiliriz Muğla’da.

 İYİ Parti’de de CHP’deki Osman Gürün hegemonyası gibi Metin Ergun hegemonyası var parti kurulduğundan beri. Meral Akşener rüzgarı ile birlikte çok hızlı bir teşkilatlanma yaşadı parti Muğla’da. Belki de Türkiye’de en rahat ve en hızlı şekilde parti kadrolarını tamamladı. Hemen ardından Behçet Saatcı’nın partiye katılması ile gövde gösterisi yaptı. 2018 yılında yapılan seçimlerde 1 milletvekili çıkardı. Herkes başarı olarak görse de bu durumu ben başarı olarak görmüyorum. Çünkü İyi Parti Muğla’daki tepki oylarını alarak 1 milletvekili çıkardığını düşünüyorum. Bu tezimi 2019 yerel seçimlerindeki sonuçlar da destekliyor. 2018, 2019 seçimlerinde Behçet Saatcı başta olmak üzere o kadar destekçisini küstürdü ki parti,  önümüzdeki ilk seçimde elindeki vekilliği de kaybedeceğini düşünüyorum.

Son olarak genel fotoğrafa kişiler üzerinden bakarsak; CHP’de her ne kadar parti kadrolarında son 2 yıldır görev almasa da gençliği ve dinamizmi ile Acar Ünlü’yü, AK Parti’ de İlçe başkanlığı döneminde partinin Menteşe’de en yüksek oyu aldığı, 2 yıl parti kadrolarında görev almamasından sonra tekrar göreve çağırıp İl Başkan yardımcısı olan teşkilatçı yapısıyla verilen her görevi layıkıyla yaptığı düşünülen  Mustafa Çelebi’yi, 2019 seçimlerinde Datça’da MHP’den aday olan ve aldığı oy oranı ile herkesin dikkatini çeken Muğla ADSM Başhekimi Feyzullah Gülada’yı, Büyükşehir Kanunundan önce Bodrum Ortakent -Yahşi Belediye başkanlığı yapan ve İYİ Parti Bodrum Kurucu ilçe Başkanlığı yapan Mehmet Onur Şahbaz’ı, Yirmi yıl Fethiye Belediye Başkanlığını başarılı bir şekilde yapan ve 2019 Yerel seçimlerinde Halkın İttifakı çıkışı ile Bağımsız Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan ve 2 milletvekili çıkaracak oyu yakalayan Behçet Saatcı’yı Muğla aklının bir köşesine yazdı.

Muğla’nın siyasal geleceğine şekil verecek en büyük faktör gene siyasi partilerin tercihleri. Muğla insanı emrivakiyi sevmez.  Partiler Muğla’da başarı istiyorlarsa emrivaki adaylar ile Muğla’nın karşısına çıkmasınlar benden naçizane tavsiye .

Bir Yorum

  1. Bu tavsiye ye Muğlalı uyar da.Sıkıntı olan AK parti emrivaku aday,Chp emrivaku aday,Mhp emrivaku aday,İyi parti emrivaki aday.
    İttifaklardan dolayı bu emrivakiler 2 ye iniyor.Böyle bir durumda Muğlalı ne yapsın?????.Seçimemi katılmasın??????

Bu Habere Yorum Yapın