MENTEŞE BEYİ’NİN ROMANI

Emekli Edebiyat Öğretmeni Ömer Kâmil Yılmaz’ın Menteşeoğulları’ndan Sahiller Beyi -Ahmet Gazi Bey- adını verdiği Cinius Yayınlarından yeni çıkan romanı, yöremizle ilgili değerli bir eser, öncelikle bunu belirtmek isterim. Kitabı tanıtmaya, yazarın Menteşe coğrafyasından bahsettiği bir örnek cümlesi ile başlayalım: “Mavi ile yeşilin kaynaştığı Menteşe coğrafyası, dünün kendisine yaşattıklarını unutmadan, geleceğe doğru akan zamanı elemekteydi. Dün, anılarıyla yaşarken bugün olmuştu. Tarih 1350’li yılları bulmuş, zaman bu beyliğin yeni topaklarda tutunup kök salmasına fırsat tanımıştı.”

Güçlü bir kurgu, akıcı bir üslupla yazılmış şiir gibi akan bir edebi-tarihi romanı tanıtmak epey zor. En iyisi okumak. Ancak tanıtmak, toplumu haberdar etmek de bir kamu görevi. Tanıtmak işi bilirsiniz bilgi verme, haberdar etme amaçlıdır.

Ön bilgide, tarihi bilmenin önemine değinen yeri geldikçe roman içerisindeki akıcı anlatımına da bu düşüncelerini katan Ömer Kâmil Yılmaz Hoca, Anadolu toprakları üzerinde kurulan Türk beyliklerinin, bilgi noktasında ele alınıp işlendiğini ancak tarihi yaşanmışlıklar noktasında yeterince çalışılmadığını belirtir. Bu noktadan hareketle Ömer Kâmil Hoca, kurduğu deniz gücü donanması ile Marmaris, Stratonikeia, Beçin’i korsanlardan geri alan Menteşeoğlu Ahmet Gazi Bey’in hayat hikayesini kurgular. Ve adına Sahiller Beyi denilen Menteşeoğlu Ahmet Gazi Bey’in romanını yazar.

Romanının ilk giriş paragrafı şöyledir: “Hayat, kıyılara çarpan denizin dalgaları gibidir. Bu süreklilik gösteren çarpmanın karşısında durmak, yıpranmamak mümkün değildir. Nasıl ki sular zaman içinde kayaları aşındırır, toprakları eritip kendi rengiyle buluşturursa hayat da akışıyla birçok insanı yıpratıp tüketip yenilerine yol açarak ilerleyişini sürdürür.”

Hayata ve tarihe dair Ömer Kâmil Yılmaz Hocanın dersler çıkartılacak pek çok özlü sözünü bulacağınız kitap, akıcı bir üslupla okuyucuyu içine çekiyor. Bu özlü sözlere, özlü anlatıma başka yazılarımda yeri geldikçe yer vereceğim.

Romanın merak uyandıran bir bölümüne kadar özetlemek ve orada bırakmak istiyorum. Bu suretle okuyucunun heyecanını kesmemek düşüncesindeyim. Roman, İskender ve ailesinin tanıtımı ile başlar. Şöyle ki; İskender semer ustasıdır. Gülacı adında bir karısı ve üç çocuğu vardır, bir kızı yakın bir eve gelin gitmiştir, bir oğlu Milas tarafında çalışmaktadır, Turunay adlı oğlu, on sekiz yaşındadır ve kendileri ile aynı evdedir. 

İskender’in denizlere damgasını vurmuş Koca Reis lakabı ile bilinen Arif Reis adında yaşlı bir babası vardır. Arif Reis de onlarla aynı evde yaşamaktadır. Arif Reis, Aydınoğlu Umur Bey’in donanmasında çalışmış, denizlerde pek çok çatışma atlatmış, bilge, ünlü bir denizcidir.

Turunay ise yazarın tanımladığı üzere, özgür coğrafyanın özgür çocuğudur, dedesi Arif Resi’i çok sever, birlikte vakit geçirirler. Turunay dedesine hep denizcilik serüvenlerini anlattırır, hayallere dalar.  Turunay’ın Aslı adında sevdiği bir Yörük kızı vardır. Ancak bu kızı, Turunay’ın yakın arkadaşı Abdullah da sevmektedir.

Romanın önemli karakterlerinden İbrahim Bey, Aydınoğulları ile iyi ilişkiler içinde bulunan, halkın sorunlarını çözen, askeri gücün gelişmesine çalışan, Menteşe donanmasının gelişip serpilmesi için çabalayan bir beydir. İbrahim Bey’in, Musa adlı oğlu sakin tabiatlıdır, daha sonra adına Ahmet Gazi denilecek olan Ahmet ise denizlere tutkulu, heyecanlıdır. Oğlu Mehmet ise Muğla’da sancak beyidir. İbrahim Bey’in oğullarından Ahmet, sürekli Balat kıyılarında ticaret gemilerini izler, denizcilerle konuşur. Büyük bir deniz filosu kurmayı amaçlar.

Bir sabah Menteşeoğlu İbrahim Bey, gemilerden inen silahlı güçlerin etrafa saldırdıklarını, her yeri yaktıkları görür. Bu saldırılar farklı zamanlarda devam eder. Bu saldırılardan birinde Marmaris elden gider. İbrahim Bey’in oğlu Ahmet, bu saldırıların zararlarını gördükçe donanma kurmak için geç kalındığını belirtir acele bir donanma kurulup bu saldırıların püskürtülmesi gerektiğini savunur. Başka karakterlerin de yer aldığı romanın buradan sonrasını, okuyucunun okuması üzere onların, merak duygusuna bırakalım.

Menteşe bölgesinde büyük bir donanma kuran Menteşe Beylerinden önemli bir isim olan Ahmet Gazi Bey’in hayatından kesitler sunan roman, yöre kültürüne dair kesitler de sunmaktadır.

Yazar, Karya ve Likya topraklarını, Menteşe Bey öncülüğünde bu coğrafyaya gelen Türklerin fethetmiş olmasına dikkat çeker. Yaklaşık 140 yıl hüküm süren Menteşe Beyliği’nden Ahmet Gazi Bey’in, önemli bir donanma gücü oluşturması sebebiyle tarihe ışık tuttuğunu söyler. Yazar, Ahmet Gazi Bey’in Milas yakınlarındaki Beçin’de yaşamış, önemli eğitim kurumları, hanlar, hamamlar, vakıflar kurmuş ve camiler yaptırmış olduğuna da değinir.

Yazar romanın sonunda, tarihi ve vicdani bir değerlendirme başlığında, Menteşeoğlu Ahmet Gazi Bey’in Türk tarihinin pek bilinmeyen önemli bir devlet adamı olduğuna işaret eder. Menteşe tarihi üzerine araştırmalar yaparken Ahmet Gazi Bey’in gereği gibi ele alınmadığını gördüğünü belirten Ömer Kâmil Hoca, denizler sevdalısı olarak tanımladığı bu Türkmen Beyini Türk okuru ile tanıştırmak istediğini söyler.

Ömer Kâmil Hoca’nın, beylerle ilgili diğer yayınlanmış romanları, Menteşeoğulları’ndan İlk Beyler ve Menteşeoğulları’ndan Son Bey romanıdır. Yazar bu roman dizisi yanına, Menteşeoğulları’ndan Sahiller Beyi Ahmet Gazi Bey’i de eklemiştir. Bu faydalı eseri ortaya çıkarttığı için Ömer Kâmil Hocamızı içtenlikle tebrik eder, emeğine sağlık diyerek kitabının arka kapağında yer alan, romanda adı geçen Beçin ile ilgili kendi yazdığı şiirini okuyucu ile paylaşmayı isterim.

Beçin dedikleri yüce bir kale                           

Ahmet Bey oturdu bu eski yere                        

Ömrünü akıttı döndü bir sele                            

Kıvrım kıvrım gider Beçin yolları        

Ahmet Bey’dir burada beyimiz bizim

Yörükoğlu Yörük aslımız bizim

Obalar kurulmuş yaylalar bizim

            Dik yokuştur şu Beçin’in yolları

Tarihe ses verir Beçin burçları

Sağlam taşlı kenarında hurçları

Mertçe yaşadılar yoktur suçları

Dostunu karşılar Beçin yolları

Velhasıl kelam, belirtmeliyiz ki, merak uyandıran güçlü kurgusu ve akıcı üslubu ile bu emek ürünü roman, okura kitabı elinden bırakmadan okuma imkânı sağlamaktadır. O hâlde iyi okumalar temennisiyle vesselam.

Bu Habere Yorum Yapın