Memleketimde, köylerimde

Kahırdır, iki büklüm yorgunluktur, kır bayır tarlalarda ekilip-dikilenler, kesilip-biçilenler.

Taş kesilmektir, uyku değildir geceleri yatılıp da uyanır gibi olan, kendinden “geçmektir” benim memleketimde, köylerimde…

Yemek içmek ise, sabahtan akşama gün boyu, karın doyurmaktır, nefis köreltmektir, alelaceleliktir, yetiştirmecedir ucu ucuna.

Ve akşamlar çabuk olur, günler yetmez.

Yazlarda o güzelim serin geceler ise ha var-ha yoktur, benim memleketimde, köylerimde…

Hızlı bir koşudur bu soluksuz, durmadan esen rüzgarlar gibi. Kışın çok soğuk havalarını saymazsak, ilkbahar, yaz, sonbahar, on ay kadar sürer cümbür cemaat yorgunluklar.

Geriye kalan Ocak, Şubat olur genellikle o da ciddi ciddi kış kıyamettir, dedi-kodular içinde gelir ve geçer, benim memleketimde köylerimde…

Mesele budur. Dün de öyle, bugün de…

Ülkenin bu günkü gündemini oluşturan konulardan ne haber? Denilecek olursa; onu da siyasiler yukarılardan, yorumcular da televizyonlarda bağıra bağıra, konuşa konuşa çözsünler canım.

Herhalde çözüm sırası köylere de gelir bir gün…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.