KRİTİK SÜREÇTE EĞİTİM

Gelinen noktada neresinden bakılsa;

İilişkin olarak “bir seneyi geçen süreçte insanlığın başına musallat olan Covid-19 bağlamında CORONAVİRÜS’ün etkilemediği alan yok” dense, abartı olmazdı.

Bir şekilde etkisini gösterdiğine göre, farklı yaklaşımlar içerisinde bulunulamaz.

Kaldı ki, her geçen gün hayatını kaybedenler sayısında bir artışın gözlenmesi, her şeyi açıklıyor.

                                                          ***

Oysa bir süre öncesinde, ölüm oranlarındaki düşüşler üzerine ümit ışığı belirmişti.

“Galiba söz konusu virüs etkisini kaybediyor” derken, ne yazık ki beklentiler karşılık bulmadı.

Özellikle yapılan açıklamalar, hayatını kaybedenler sayısında bir artışın olduğu şeklinde ise…

Kaldı ki gelişmeler teyit ediyordu.

Hal böyle olunca ister istemez tedirginlik daha bir artıyordu.

Sonra nasıl endişe edilmez!

Bunca süreçte bir iyileşme beklerken, tam tersi gelişmeler oluyordu.

Hem de endişe verecek şekilde…

                                                         ***

Aslında bu süreçte her kesim için olduğu kadar en fazla üzerinde durulan, bir yerde daha da titizlik gösterilen kurum, eğitim yuvaları oldu.

Hem de okul öncesi eğitim kurumlarından başlamak üzere her dereceden okullara kadar.

Bu arada, yanlış anlamlar çıkarılmaması bağlamında önemli bir ayrıntıdan dem vurmak istiyorum.

Kuşkusuz her kurum ve kuruluş önemliydi.

Dolayısıyla birbirinden ayırt etmek mümkün değildir.

Ne var ki eğitim ve öğretim kurumlarında konuşlananlar çocuklarımızdı.

Kabul edelim ki onlar, tam anlamıyla kendilerini koruyamazlardı.

Üstelik kritik bir süreçte olduğumuz düşünülürse.

Bu yüzden çocuklarımızı daha bir dikkat etmek, koruyup kollamak gerekiyordu.

Özellikle her birinin, ülkemizin geleceğini şekillendirecek bireyler olacakları düşünülürse.

Sonra, sadece eğitim kurumlarında görevli öğretmenler ve diğer yetkililer değil.

Her kim olursa olsun çocuklarımız adına aynı yaklaşım içerisinde olmalıdır.

                                                     ***

Tüm bu gelişmeler üzerine dense ki, eğitim-öğretim bağlamında durum nedir?

Öğrenciler her yönden, istenen seviyede donatılıyorlar mı?

Yanı sıra okullarına gidebiliyorlar mı?

Beklentiler karşılık buluyor mu?

Sonra, çocuklar ve de veliler gelişmeler üzerine ne yapıyorlar?

Ve daha da cevap arayan sorular, sorular…

Gözlenen tüm gelişmeler adına realite o ki, eğitim-öğrenim bağlamında memnun olan hiç kimse yok.

Ne öğrenciler ne de veliler.

Sonra nasıl olunsun!

Zorunluluğun neden olduğu açmazlar üzerine, ne yapılsa ne edilse de bir şeyler eksiktir.

Buna karşın ümidimiz o ki insanlığın başına musallat olan söz konusu virüsün artık etkisini kaybetmesi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.